Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7410
2023/282
6 Şubat 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/912 E., 2016/329 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.11.2015 tarihli ve 2015/9549 Soruşturma numaralı iddianame ile; "suça sürüklenen çocuğun mağdurun MOBESE direğine kilitleyerek bıraktığı bisikleti çaldığı" iddiasıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2 h ve 31/2. maddeleri gereğince hırsızlık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
-
İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/912 Esas, 2016/329 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2 h ve 31/2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri;
-
Hukuka ve hakkaniyete aykırı, eksik inceleme sonucu karar verildiğine,
-
Suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediğine,
-
Suça sürüklenen çocuğun mağdurun zararını ekonomik sebeplerle gideremediğine, bu nedenle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
-
Takdiri indirim maddesinin ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü suça sürüklenen çocuğun bir iş yerinin merdivenlerinde arkadaşlarıyla oturmakta iken, buradan ayrılarak mağdur tarafından MOBESE direğine demir halatla kilitlenmiş bisikleti gündüz vakti sayılan saat 17.49'da kilidini etkisiz hale getirmek suretiyle çalarak uzaklaştığı, MOBESE görüntülerinden olayı bilinen suça sürüklenen çocuğun gerçekleştirdiğinin tespit edildiği,
2.Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki beyanlarında, suça konu bisikleti çalanın kendisi olduğunu, atılı suçu tek başına işlediğini, bisikletin kilitli olup olmadığını hatırlamadığını beyan ederek ikrar içeren savunmada bulunmuştur.
3.Müşteki, aşamalarda alınan beyanlarında, bisikletini olay günü saat 15.30'da MOBESE direğine demir halatla kilitlediğini, aynı gün 18.30'da bisikletinin yanına geldiğinde yerinde olmadığını fark ettiğini beyan etmiştir.
4.19.06.2015 görüntü inceleme tutanağında, olay günü suça konu olay öncesi suça sürüklenen çocuğun merdivenlerde oturduğu arkadaşlarından bir tanesinin hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen tanık Ramazan'ın tespit edildiği, tanık Ramazan'ın kovuşturma aşamasında da doğruladığı beyanlarında, atılı suçu suça sürüklenen çocuk ...'ın işlediğini beyan etmesi üzerine suça sürüklenen çocuk ... üzerinden soruşturmaya devam edilmiştir.
5.Suça sürüklenen çocuk hakkında, İskenderun Devlet Hastanesi'nin 03.11.2015 tarihli raporunda, suça suça sürüklenen çocuğun işlediği hırsızlık suçu bakımından hırsızlık olayının hukuki anlamını bildiği ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin geliştiğini belirtilmiştir.
6.16.02.2016 tarihli sosyal inceleme raporunda, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçunu ve suç unsurlarını algılayabilecek yeterlilikte olduğu ve mental yetilerinin ve psiko sosyal gelişim becerilerinin suça neden olmasının söz konusu olmadığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Suça sürüklenen çocuk tüm aşamalarda olaya ilişkin görüntülerdeki kişinin kendisi olduğunu, atılı suçu tek başına işlediğini beyan etmiş olup; suça sürüklenen çocuğun eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin suça sürüklenen çocuk hakkında hukuka ve hakkaniyete aykırı, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin itirazları yerinde görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Cezai Ehliyetin Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle, 12 15 yaş kategorisinde olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/2. maddesi kapsamında, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığının veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğinin tespiti bakımından, suça sürüklenen çocuk hakkında, İskenderun Devlet Hastanesi'nce tanzim edilen 03.11.2015 tarihli raporda, suça sürüklenen çocuğun işlediği hırsızlık suçu bakımından hırsızlık olayının hukuki anlamını bildiğinin ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin geliştiğinin, ayrıca Mahkemece aldırılan 16.02.2016 tarihli sosyal inceleme raporunda, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçunu ve suç unsurlarını algılayabilecek yeterlilikte olduğu ve mental yetilerinin ve psiko sosyal gelişim becerilerinin suça neden olmasının söz konusu olmadığı belirtildiğinden, suça sürüklenen çocuk müdafiinin cezai ehliyete ilişkin itirazları yerinde görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Talebine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep olduğu, tek başına işlenen suç bakımından zarar gideriminin indirimden yapılması için ön koşul olduğu, ekonomik açıdan durumun kötü olmasının tek başına ceza indirimi için yeterli olmayacağı, suça sürüklenen çocuğun 02.03.2016 tarihli duruşmada, zararı karşılamak istediğini beyan etmesine rağmen, karar duruşmasına kadar zarar giderimi noktasında herhangi bir girişiminin olmadığının görüldüğü, kaldı ki; karar duruşmasında beyanı alınan mağdurun 1.000,00 TL'lik zararının giderilmesi isteğine karşılık, aynı duruşmada hazır bulunan suça sürüklenen çocuğun zararı karşılayacak gücünün olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuk müdafiinin etkin pişmanlığa ilişkin itirazları yerinde görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D.Takdiri İndirim Nedeni Uygulanması Talebine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddesi gereği takdiri indirim nedeni uygulama/uygulamama yetkisi Mahkemenin takdirindedir. Ancak bu takdir yetkisi, sınırsız değildir. Mahkemelerin her türlü kararlarında olduğu gibi takdiri indirim nedeninin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bununla birlikte gösterilen gerekçelerin hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine ve ilgili kanun hükümlerine uygunluğunun Yargıtay denetimine tabi olacağında şüphe bulunmamaktadır. Mahkemece, adı geçen suça sürüklenen çocuk hakkında takdiri indirim nedeninin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirildiği ve "Suça sürüklenen çocuğun geçmişi, suça meyyal kişilik özellikleri, uslanmaz tutumu ve nedamet eseri göstermemesi ile hakkında yargılaması devam eden birden fazla dosyanın mevcudiyeti karşısında lehine takdiri indirim nedeni bulunmadığından ..." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden uygulanmamasına karar verildiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E.Diğer Lehe Hükümlerin Uygulanması Talebine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 2 yıl 6 ay hapis cezası olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Erteleme hükümleri bakımından ise, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca Mahkemece, "Suça sürüklenen çocuğun yargılamaya konu suçu işledikten sonra yargılama sürecinde (hırsızlık suçundan derdest yargılamaları da nazara alındığında) pişmanlığı görülmemekle, tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde bir kanaat oluşmadığından" şeklinde karar verildiği, lehe hükümlerin uygulanmamasına dayanak olan gerekçenin yerinde, yeterli ve kanunî olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
F.Resen Dikkate Alınan Diğer Sebepler Yönünden
1.Gerekçeli karar başlığına "çocuk mahkemesi sıfatıyla" yargılama yapıldığının yazılmaması mahallinde tamamlanması mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
2.5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddesi gereğince aynı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanacağı gözetilmeden, ceza sorumluluğu olan ve mahkumiyetine karar verilen suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun'un 5. maddesindeki danışmanlık ve bakım tedbirlerine hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
3.18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporu ücretinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3 c maddesindeki düzenlemeye göre yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuktan alınmasına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenlerle İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/912 Esas, 2016/329 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği “suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5/1 a maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün ve hükmün yargılama giderlerine ilişkin bölümünden "sosyal inceleme raporuna ilişkin 70,00 TL'lik yargılama giderinin çıkarılmasına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:36:22