Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8696
2023/2699
16 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/379 E., 2016/311 K.
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.07.2015 tarihli ve 2015/22734 Esas No.lu iddianamesi ile, sanık hakkında 07.03.2015 ve 18.04.2015 tarihlerinde ikametinde sayaçsız düz kolon bağlantısı yapmak suretiyle kaçak su kullanmak şeklindeki eylemi nedeniyle karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3, 43/1 ve 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/379 Esas, 2016/311 Karar sayılı kararı ile sanığın karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 163/3 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 51. maddesi gereği cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; bahsi geçen adreste oturmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın 07.03.2015 tarihinde suça konu adreste sayaçsız direk bağlantı yaparak kaçak su kullandığının ... görevlilerince tespit edildiği ve kaçak kullanım bedelinin sanık tarafından ödenmediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
-
18.04.2018 ve 07.03.2015 tarihli Kaçak Su Kullanım İle Mühürleme Tutanakları, 20.01.2016 tarihli Tutanak, 22.02.2016 havale tarihli ... Sanayi Mahallesi Muhtarı tarafından sunulan dilekçe, katılan kurumun yazı cevapları ile sanığın inkar niteliğindeki savunmaları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
- Sanık hakkında, Sanayi Mahallesi ... Sokak No:9/1 sayılı adresle ilgili düzenlenen 07.03.2015 tarihli kaçak su tutanağına istinaden dava açıldığı, ancak sanığın kiracı olarak ikamet ettiği tutanağa konu adresten 2011 yılında taşındığını ve ikamette oturduğu dönemde de sayacın ev sahibi Necmi Duman adına kayıtlı olduğunu savunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın suç tarihinde fiilen söz konusu adreste oturup oturmadığının tespiti açısından öncelikle kiralayan şahsın tanık sıfatıyla dinlenerek sanığın hangi tarihlerde kiracı olarak oturduğu sorulup sanığın savunmalarında belirttiği şekilde suç tarihinde fiilen oturup oturmadığı, suç tarihinde başka kiracıların bahsi geçen ikamette yaşayıp yaşamadığı sorulup, gerektiğinde kira sözleşmeleri ile telefon ve elektrik aboneliğine ilişkin belgeler getirtilip ayrıntılı şekilde araştırma yaptırıldıktan sonra, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olması halinde,
6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan aynı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, somut olayda sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması, kovuşturma aşamasında da bilirkişi raporu alınmadığı, bilirkişi raporuyla tespit edilecek olan vergili ve cezasız zarar miktarını ödemesi halinde davanın düşmesine karar verileceği ihtarında bulunulmaması nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/379 Esas, 2016/311 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:04:56