Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/8316

Karar No

2023/2417

Karar Tarihi

4 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2019/367 Esas, 2021/145 Karar

SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2014 tarihli ve 2014/5526 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında katılanın iş yerinden alınan anahtarla aracını çaldığından bahisle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2 d, 53 ve 58. maddelerinden cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2014 tarihli ve 2014/253 Esas, 2014/1202 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/2 d, 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

  1. ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2014 tarihli ve 2014/253 Esas, 2014/1202 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin, 14.02.2019 tarihli ve 2017/6382 Esas, 2019/1728 Karar sayılı ilâmında;

"Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1 Hırsızlık eylemi sonrasında, sanıklar ile aynı mahallede oturan tanık ... tarafından sanıkların teşhis edilip, soruşturma aşamasında tanığın sanıklar ile irtibata geçmesi üzerine çalınan aracın içindeki eşyalar hariç sanıklar tarafından teslim edilmesi karşısında, kısmi iade sağlanmış olması nedeniyle müştekinin kısmi iadeye muvafakat edip etmeyeceği sorulduktan sonra sanık hakkında TCK'nun 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2 T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA," karar verildiği,

  1. Bozma kararı sonrası ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2019/367 Esas, 2021/145 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/2 d, 168/1, 53, 58. maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık ... 29.01.2021 ve 24.02.2021 tarihli temyiz dilekçelerinde özetle, dosyasının ilgili ceza dairesince incelenmesini mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinden geçirilip hükmün yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir.

2.Sanık ... müdafii 29.01.2021 ve 11.02.2021 tarihli temyiz dilekçelerinde özetle, hırsızlık eylemini diğer sanık ...'un tek başına karar vererek işlediğini, müvekkilinin bu duruma karşı çıktığını, iştirak veya yardım ettiğine dair kesin delil olmadığını, bu sebeple beraat kararı verilmesi gerektiğini talep etmiştir.

III. OLAY ve OLGULAR

1.Sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'un olay günü kendi araçları için yedek parça almak amacıyla gittikleri dükkanın arkasında bulunan katılana ait kapısı açık iş yerinden katılanın araç anahtarını, cüzdan, kimlik belgesi, 1.000 TL para, sürücü belgesi, muhtelif banka kartlarını çaldıkları, CD izleme tutanağına göre iki şahsın iş yerine giriş yaptığı, aynı şahısların iş yerinden çıkarak katılana ait araca bindikleri tespit edildiği, katılanın müşterisi olan tanık E. D'nin kamera kayıtlarını izlediğinde şahısların mahalleden tanıdığı sanıklar ... ve ... olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla sanığın hırsızlık suçundan mahkûm olduğu belirlenmiştir.

  1. 30.07.2013 tarihli CD izleme tutanağı ile 01.07.2013 tarihli teşhis tutanağının dosya içerisinde mevcut olduğu anlaşılmıştır.

3.Temyiz dışı sanık ... aşamalarda alınan savunmalarında, üzerine atılı suçlamayı sanık ... ile birlikte işlediklerini, kamera kayıtlarındaki kişilerin kendileri olduğunu beyan etmiştir.

4.Sanık ...'ın soruşturma aşamasındaki savunmasında, kameralardaki kişinin kendisi olmadığını aracın çalınması ile ilgili alakası olmadığını, savcılık aşamasındaki savunmasında, açık olan dükkân kapısından içeriye girdiklerini aracın anahtarını aldıklarını, aracı ...'nin kullandığını, ...'nin aracını da kendisinin kullanarak olay mahallinden ayrıldıklarını, aralarında husumet olmadığını, kovuşturma aşamasındaki savunmasında ise masa üzerindeki araç anahtarını gördüklerini, sanık ...'nin alacağını söylediğini, kendisinin karşı çıktığını ancak sanık ...'nin anahtarı alıp gittiğini daha sonrada aracı alıp gittiğini hırsızlık yapacağından haberi olduğunu ancak hırsızlık eylemine katılmadığını beyan ettiği tespit edilmiştir.

5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulduğu ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş oluşa ve dosya kapsamına göre, temyiz dışı sanık ...'un savunmalarında suçlamayı kabul ettiği, sanık ...'ın aşamalarda çelişkili beyanda bulunması, savcılık aşamasında birlikte anahtarı aldıklarını ve sanık ... ile aralarında husumet bulunmadığını beyan etmesi karşısında, sanığın cezadan kurtulmaya yönelik savunmada bulunduğu bu sebeple savunmasına itibar edilmediği, kamera kayıtları ile tanık E. D'nin kamera kayıtlarındaki kişilerin sanıklar olduğunu beyan etmesi, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiş, ancak;

1.Sanık hakkında suç tarihi itibariyle alt sınırı 3 yıl hapis cezası olan atılı hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, "... suçun işleniş biçimi, suça konu eşyaların maddi değerinin yüksek oluşu da dikkate alınarak takdiren alt hadden uzaklaşılmak suretiyle..." denildiği hâlde, temel cezanın alt sınır olan 3 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle hükümde çelişki yaratılması,

2.Sanık hakkında bozma öncesi 10.12.2014 tarihli kararda "...sanıkların duruşmadaki halleride dikkate alınarak cezasından takdiri indirim yapılmasına..." denildiği ve takdiri indirim maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uygulanması karşısında, bozma sonrası dosyaya yansıyan yeni bir durumun gerçekleşmemesine rağmen 27.01.2021 tarihli kararda "...sanığın adli sicil ve arşiv kaydında görülen ilamlar nedeniyle bir daha suç işleyemeyeceğine dair Mahkememize olumlu kanaat gelmediğinden..." denilmek suretiyle ilgili maddenin uygulanmaması,

3.Sanık hakkında, soruşturma aşamasındaki kısmî iadeye katılanın rızası sonrası etkin pişmanlıkla ilgili hüküm kurulurken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 168/1 4. maddesi yerine aynı Yasanın 168/1. maddesi olarak yazılarak hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2019/367 Esas, 2021/145 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde aynı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyizhırsızlıktevdiinev.süreçolgularsebepleribozulmasına"gerekçebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:10:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim