Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/10696
2023/2286
2 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/386 E., 2022/398 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.03.2012 tarihli ve 2012/871 soruşturma numaralı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında 18.02.2012 tarihinde gece vakti şikâyetçi ...'ın bahçe içinde bulunan kilitli olan bisikleti çalması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1 b, 143, 31/3 maddeleri uyarınca, aynı tarihte gece vakti şikâyetçi Ümit Turhan Altınsoy'un konutundan takdirî kıymeti 8.500.00 TL olan müzik aletlerini çalması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 142/1 b, 143, 31/3 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davasının açılmıştır.
- Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2013 tarihli ve 2012/133 Esas, 2013/604 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında her iki şikâyetçiye yönelik eylemi nedeniyle ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 142/1 b, 143/1, 31/3, 62 maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıllık denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş ve bu karar 04.09.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
3 Suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde 20.05.2014 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yargılandığı ve hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu, bu kararın temyiz edilmeden 03.02.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine suça sürüklenen çocuk hakkında ihbarda bulunulduğu, ihbar üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2015/353 Esas, 2015/406 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında her iki şikâyetçiye yönelik eylemi nedeniyle ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 142/1 b, 143/1, 31/3, 62 maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
- Anılan kararın suça sürüklenen çocuk tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.05.2022 tarihli ve 2022/3316 Esas, 2022/10259 Karar sayılı kararı ile
"Suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olmakla birlikte hükmün açıklandığı tarihte 18 yaşını doldurduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun hüküm tarihinde 18 yaşından büyük olması sebebiyle, zorunlu müdafiinin görevinin sona erdiği, ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 tarih, 2013/3 690 Esas ve 2014/199 Karar sayılı içtihadında “...TCK’nun 6/1 b maddesi gereğince 18 yaşını doldurmamış olan kişinin çocuk olduğu kabul edilmiş olup, hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılan sanığın 18 yaşından küçük olması durumunda CMK'nun 150/2. maddesi gereğince istemi aranmaksızın müdafii görevlendirilmelidir. Fakat sorgu veya ifade tarihinde sanığın 18 yaşını doldurması durumunda ise CMK'nun 150/1. maddesi gözetilerek müdafii görevlendirilmesini isteyip istemediği sorulmalı, sanığın müdafii görevlendirilmesi hususunda talebi olması halinde müdafii görevlendirilmeli, talebi yoksa müdafii görevlendirilmesine gerek olmadan ifade veya sorgusu yapılmalıdır...” şeklinde belirtildiği nazara alındığında 5271 sayılı Kanun'un 195/1. maddesine göre sanığa yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren tebligatın usulüne uygun suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmediği, böylelikle aynı Kanun’un 150/1. maddesi gereğince isteğe bağlı müdafi atanması konusunda talebi sorulmadığı gibi kendisinin de müdafi atanması konusunda herhangi bir beyanı olmadığı, yokluğunda verilen hükmün de zorunlu müdafilik görevi sona eren müdafiye tebliğ edildiği, müdafinin ise hükmü temyiz etmediği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek; 08.04.2016 tarihli ek kararın yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1 Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde yeniden suç işlediğinin ihbarı üzerine, mahkemesince suça sürüklenen çocuğun adresine yokluğunda karar verileceğine ilişkin ihtar içeren tebligatın doğrudan MERNİS adresine çıkarıldığı anlaşılmakla, “MERNİS adresi” ibaresi ile çıkarılan tebligatın usulüne uygun olmadığı, duruşmaya katılamayan suça sürüklenen çocuğun savunması alınmaksızın, 30/06/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın açıklanmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun yokluğunda hükmün açıklanmasına karar verilmesi suretiyle suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlanması,
2 Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/04/2013 tarihli ve 2012/133 Esas, 2013/604 Karar sayılı dava dosyasına ilişkin soruşturma ve kovuşturma evraklarının dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, anılan dosyanın tüm soruşturma ve kovuşturma evraklarının aslı veya onaylı suretleri denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulmaması,.." nedeniyle diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
- Bozma üzerine Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/386 Esas, 2022/398 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında her iki şikâyetçiye yönelik eylemi nedeniyle ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 142/1 b, 143/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi eksik inceleme yapılarak mahkûmiyet kararının verilmesinin usul ve yasaya aykırı olmasına ve davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Temyiz incelemesine tabi olmayan sanık ... ile suça sürüklenen çocuğun 18.02.2012 tarihinde şikâyetçi ...'a ait piyasa değeri 8.500,00 TL olan org ve buna ait ses cihazlarını çalmaya karar verdikleri, olay günü saat 23.00 sıralarında şikâyetçi ...'a ait ... Mahallesi, ... Sokak, No:7 Iğdır adresinde bulunan iki tarafı 170 cm yüksekliğindeki bahçe duvarı ile çevrili müstakil bahçeli eve kapıyı zorlayıp camı kırarak girdikleri, evin içerisinde bulunan org ve buna ait ses cihazlarını çalarak yanlarında bulunan bisiklet ile taşıdıkları, taşımakta zorlanmaları üzerine yine suça sürüklenen çocuk ... ile sanık ...'in şikâyetçi ...'a ait ikametin bahçesinde kilitli olarak bulunan bisikleti kilidi kırarak çaldıkları ve iki bisikletle org ve buna ait ses cihazlarını taşıyarak suça sürüklenen çocuk ...'ın evine götürdükleri, suça sürüklenen çocuk ... hakkında şikâyetçi ...'a karşı dosya dışı sanık ile birlikte iştirak halinde hırsızlık suçunu, yine şikâyetçi ...'a karşı hırsızlık suçunu işlediği kabul edilerek ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Kolluk görevlilerince düzenlenen olay yeri basit krokisi, olay yeri inceleme raporu, suça konu eşyaların fotoğrafları, teslim tesellüm tutanakları, değer tespit tutanağı, teşhis tutanağı, araştırma görüşme teşhis muhafaza altına alma ve yakalama tutanağı dosya içinde mevcuttur.
-
Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçları işlediğini kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Zamanaşımının Dolması Nedeniyle Düşme Kararının Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 04.09.2013 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 20.05.2014 günü yeniden işlemeye başladığı; suç tarihinde 15 18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı sanık ile birlikte 18.02.2012 tarihinde saat 23.00 sıralarında şikâyetçilerin konutlarından suça konu eşyaları çalmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 142/1 b, 143 ve 31/3. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarihli 2012/1247 Esas, 2012/1842 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; aynı Kanun'un 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi” nin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı Kanun'un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1 d, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 10 yıl olağan ve 15 yıl olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı nazara alındığında mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Diğer Hukuka Aykırılıklar Yönünden Yapılan Temyiz İstemi Yönünden
- Şikâyetçi ...'a yönelik eylem yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
- Şikâyetçi ...'a yönelik eylem yönünden;
26.02.2012 tarihli olay, yakalama ve üst arama tutanağına göre, şikâyetçi ...'un konutundan çaldıkları malzemeler nedeniyle yakalanan suça sürüklenen çocuk ve temyiz dışı sanık ...'in henüz müracaatta bulunmamış olan şikâyetçi ...'a ait bisikleti de çaldıklarını ikrar ederek hırsızlık yaptığı evi göstermek suretiyle çalınan bisikletin soruşturma aşamasında iadesini sağlaması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünde A paragrafı ve B paragrafının 1 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/386 Esas, 2022/398 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
- Gerekçe bölümünde B paragrafının 2 numaralı bendinde açıklanan nedenle Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/386 Esas, 2022/398 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:12:07