Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/12305

Karar No

2023/2235

Karar Tarihi

3 Nisan 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Nitelikli tehdit

HÜKÜM: Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Gerede Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/1990 soruşturma numaralı ve 11.01.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

  2. Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2012 tarihli ve 2012/93 Esas, 2012/431 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, aynı sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl denetim süresi belirlendiği ve bu kararın 19.10.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

  3. Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2014/475 Esas, 2014/500 Karar sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 05.08.2014 tarihinde işlediği kasten yaralama suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek anılan kararın 09.12.2014 tarihinde kesinleşmesi üzerine iş bu dosyaya ihbar edilmiştir.

  4. İhbar üzerine Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarihli ve 2015/88 Esas, 2015/124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  5. Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarihli ve 2015/88 Esas, 2015/124 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10.11.2021 tarihli ve 2019/4135 Esas, 2021/26832 Karar sayılı kararı ile,

"1 Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, gerekçesiz karar verilerek Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,

2 Kabule göre de;

a)Sanığın aşamalardaki savunmalarında mağdurun kendilerine borcu bulunduğunu, olay günü alacağını istemek için babası ile birlikte mağdurun yanına gittiklerini, aralarında tartışma çıktığını, mağdurun hakaret ettiğini, birbirlerine yumrukla vurduklarını beyan ettiği ve tanık ...'in de aşamalardaki beyanlarında sanık ile mağdurun birbirlerine yumrukla vurduklarını belirtmesi karşısında; olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durulup, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği değerlendirilip, sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

b)Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın gözetilmesinde zorunluluk bulunması, "

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Bozma üzerine Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2022 tarihli ve 2021/1318 Esas, 2022/117 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;

  1. Usul ve yasaya aykırı olan kararın bozularak sanığın suçu işlemediği sabit olduğundan beraatine,

  2. Haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin tam olarak uygulanmadığına,

  3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin uygulanması gerektiğine,

  4. Vesaire,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Olaydan önce aralarında husumet bulunan sanık ile mağdurun, olay günü hayvan pazarında karşılaşıp tartışmaya başladıkları, birbirlerine yumruk ile vurdukları, sanığın yanında bulunan dava dışı sanık D. S.'nin de mağduru darp ettiği, sanığın da belinden tabanca çıkartarak mağdurun göreceği biçimde namlusu yere doğru bakacak şekilde elinde tutmak suretiyle mağduru tehdit ettiği, anlaşılmıştır.

  2. Sanığın savunmalarında özetle, mağdur ile tartıştıklarını, aralarında sözlü bir münakaşa olduğunu, hatta karşılıklı olarak birbirlerine yumruk attıklarını fakat olay sırasında silah çekmediğini, beyan ettiği görülmüştür.

  3. Tanık T. A.'nın mağdur beyanı ile uyumlu anlatımları, dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE

  1. Sanığın Beraatine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

Mağdur ve tanık beyanları, sanığın ifadeleri, dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçe ve Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Haksız Tahrik Ve Takdiri İndirim Hükümlerinin Tam Olarak Uygulanmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden

Haksız tahrik yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Haksız Tahrik " başlıklı 29 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre, "Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.",

Takdiri indirimler yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri İndirimler" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre "Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir...." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

İlk haksız haraketin sanıktan ya da mağdurdan olduğuna yönelik tespit konusunda netliğin olmadığı, bu durumun şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık lehine değerlendirilerek, sanığın haksız tahrik altında suçu işlediğinin kabul edildiği,

Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın yargılama sürecindeki olumlu davranışlarının gözönüne alındığı anlaşılmakla, sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümleri uygulanarak cezasında indirim yapıldığı belirlenen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Erteleme Hükümlerine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece, "sanığın suçu inkar etmesi, suçtan dolayı pişman olduğunu beyan etmemesi, ilgili hükmün HAGB açıklaması olması, sanığın bir daha suç işlemeyeceğine yönelik olumlu kanaat edinilememesi sebebiyle" şeklindeki yerinde ve yeterli gerekçe ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Vesaire İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2022 tarihli ve 2021/1318 Esas, 2022/117 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartehdithukukîtemyizincelenensüreçkararınv.olgularonanmasınasebeplerigerekçenitelikli

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:20:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim