Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2326
2023/2002
12 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/75 E., 2015/202 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yeşilova Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.04.2014 tarihli ve 2014/97 Soruşturma, 2014/127 Esas, 2014/59 İddianame numaralı iddianamesiyle sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
Yeşilova Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.04.2014 tarihli ve 2014/95 Soruşturma, 2014/113 Esas, 2014/52 İddianame numaralı iddianamesiyle sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1 b, 143, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun'un 116/4, 119/1 c, mala zarar verme suçundan aynı Kanun'un 151/1, kamu malına zarar verme suçundan aynı Kanun'un 152/1 a, görevi yaptırmamak için direnme suçundan aynı Kanun'un 265/1, hakaret suçundan aynı Kanun'un 125/1 3 a, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan aynı Kanun'un 179/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
Yeşilova Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2014 tarihli ve 2014/81 Esas, 2014/55 Karar sayılı kararıyla dosyanın Yeşilova Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/75 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Yeşilova Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/75 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararıyla sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1 b, 143, 35, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun'un 116/1 4, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis, mala zarar verme suçundan aynı Kanun'un 151/1, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis, kamu malına zarar verme suçundan aynı Kanun'un 152/1 a, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis, görevi yaptırmamak için direnme suçundan aynı Kanun'un 265/1, 43, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis, hakaret suçundan aynı Kanun'un 125/1 3 a, 43,62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan aynı Kanun'un 179/3, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme olduğuna, suçu işlediğine dair lehine şüphe olmasından dolayı beraat etmesi gerektiğine ve verilen kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde gece vakti katılan ...'ın evine zarar vererek girip, suça konu eşyaları hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen suça sürüklenen çocuk ile evden çıkarıp, evin önündeki kullandığı araca koyarken kolluk tarafından şüphe üzerine yakalandığı, polis tarafından yakalanıp götürülmek istenmesi üzerine direndiği, kolluk görevlilerini ittirip kaçmaya çalıştığı, kovalama sonucu yakalandığı sırada kendisine takılmak istenen kelepçeyi eğerek kullanılmaz hale getirdiği, kolluk görevlilerine küfür, hakaret ve tehdit ettiği, olaydan hemen sonra alınan rapora göre 121 promil alkollü olup, aracı bu haliyle kendisinin kullandığını kabul ettiği, araçta yapılan aramada ele geçen, sanığın kendisine ait olduğu söylediği silah, şarjör ve fişeğin alınan rapora göre 6136 sayılı kapsamda olması nedeniyle atılı suçlardan yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
-
Sanık savunmaları, katılanların ve şikâyetçilerin beyanları, tanık anlatımları, tüm tutanaklar, alınan adlî raporlar, ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın üzerine atılı tüm suçları işlediğinin sabit olduğu, bu konuda sanık lehine bir şüphe olmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipleri ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri reddedilmiştir.
-
Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "... Seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu 6136 sayılı Kanun'un 13/1 ve 5237 sayılı Kanun'un 179/3. maddelerinde tanımlanan suçların seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, karar hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesindeki "Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un eklenen geçici 5/1 d maddesi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1 d'de yer alan "Kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin, bilahare 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1 d’de yer alan “Hükme bağlanmış” ibaresinin aynı bentte yer alan, “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve aynı Kanun'un 251/1. maddesi kapsamına giren, 5237 sayılı Kanun'un 179/3. maddesindeki suç yönünden, aynı Kanun’un 7. ve 5271 sayılı Kanun'un 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunduğu tespit edilmiştir.
-
5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
-
Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2013 tarihli ve 2012/884 Esas, 2013/1007 Karar sayılı ilâmından dolayı mükerrir olduğu belirtilmiş ise de, anılan ilâmda birden fazla aynı cezayı içerir mahkûmiyet hükmü bulunduğundan, 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca gece vakti hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünden dolayı sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünde (5) numaralı benttte açıklanan nedenle hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçları için; Yeşilova Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/75 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin,1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından “Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına” ilişkin kısımlar çıkarıltılarak, yerlerine “Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2013 tarihli ve 2012/884 Esas, 2013/1007 Karar sayılı hükmü ile gece vakti hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 141, 143. maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasından dolayı sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
- Gerekçe bölümünde (2), (3) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle sanığın 6136 sayılı Kanuna muhalefet etmek ve trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçlarından verilen kararlara yönelik temyiz isteği yerinde görüldüğünden anılan hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE
12.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:23