Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8357

Karar No

2023/1218

Karar Tarihi

14 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/200 E., 2016/446 K.

SUÇ: Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf

HÜKÜM: Düşme

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2016 tarihli ve 2016/5061 Esas numaralı iddianamesi ile sanığın, mağdur tarafından AVM içerisindeki masa üzerinde unutulan cep telefonunu çalmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2 h, 168/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

  2. Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2016/200 Esas, 2016/446 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 160. maddesinde düzenlenen kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu oluşturduğu, mağdurun da şikâyetinden vazgeçtiği gerekçesiyle, sanık hakkındaki kamu davasının aynı Kanun'un 73/4 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

O yer Cumhuriyet savcısı; sanığın üzerine atılı suç sabit olduğu halde mahkûmiyeti yerine hatalı nitelendirme sonucu vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz isteminde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. İlk derece mahkemesince; sanığın mağdur tarafından AVM'nin yemek bölümündeki masada unutması nedeniyle kaybedilen telefonu aldığı, bu şekilde sanığın eyleminin hırsızlık suçunu değil, 5237 sayılı Kanun'un 160. maddesinde belirtilen kaybolmuş ve hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu oluşturduğu kabulüyle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine kararı verildiği tespit edilmiştir.

  2. 20.02.2016 tarihli yakalama tutanağına göre; saat 19.50 sıralarında AVM görevlilerince hırsızlık şüphelisi şahsın yakalanmış olduğu anonsu üzerine olay yerine gidildiği, mağdurun masada unuttuğu cep telefonunu geri döndüğünde bulamayıp güvenlik görevlilerine bildirdiği, güvenlik görevlilerinin kamera görüntülerini inceleyerek tespit ettikleri sanığı mağaza içerisinde yakaladıkları anlaşılmıştır.

  3. 21.02.2015 tarihli CD inceleme tutanağı ile; mağdur ve kızının, AVM içerisindeki masada telefonu bırakarak ayrıldıkları, sanığın masaya oturduğu, eli ile uzanarak suça konu cep telefonunu aldıktan sonra da masadan kalkıp olay yerinden ayrıldığı tespit edilmiştir.

  4. Mağdur aşamalarda; kendisine ait cep telefonunu AVM'nin yemek bölümünde masa üzerinde unuttuğunu yaklaşık 5 dakika sonra fark edip geri döndüğünde telefonunun olmadığını gördüğünü, telefonu birkaç kez aramasına rağmen açan olmadığını, sonrasında da telefonun kapandığını, güvenlik görevlilerince tespit edilen sanık ile güvenlik odasında beklerken defalarca sanığın telefonu almadığını beyan ettiğini, suça konu telefonun sağlam bir şekilde polis merkezinde kendisine teslim edildiğini beyan etmiş;

  5. Sanık soruşturma aşamasındaki savunmasında; olay günü erkek arkadaşı ile buluşmak için beklerken masada telefon gördüğünü, sahibine ulaşmak için yakınlarını aramak istediğini, ancak ekran kilidi olduğu için telefonu açamadığını, lavaboya gidip etraftakilere telefon kaybedip kaybetmediklerini sorduğunu, çalışması nedeniyle fazla vakti olmayan erkek arkadaşının gelmesi üzerine ise yemek yedikten sonra polise vermeyi düşünerek yemek aldıklarını, masada yemek yerken güvenlik görevlilerinin geldiğini, kendisini erkek arkadaşıyla birlikte güvenlik odasına götürmelerinden sonra da erkek arkadaşının hakkında hatalı değerlendirme yapmasından çekinerek paniklediğini, bu sebeple mağdurun cep telefonunu çalmadığını söylediğini, ancak polis merkezine giderken suça konu cep telefonunu polise teslim ettiğini beyan etmiş; kovuşturma aşamasındaki savunmasında ayrıca; bahsi geçen telefonu çaldığını, açmaya çalışırken kapandığını ifade etmiştir.

IV. GEREKÇE

Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf etme suçunun oluşabilmesi için mal sahibinin, malın nerede olduğunu bilmemesi, o şeyin üzerinde tasarruf imkânının kalmamış bulunması ve failin mal edindiği şeyin yitirilmiş mallardan olduğu inancını taşıması gerektiği dikkate alındığında, sahibi bilinen malın ya da çok kısa bir araştırma ile malın sahibinin belirlenmesi imkânının olması halinde kaybolmuş veya hata sonucu ele geçirilmiş eşyadan söz edilemeyeceği; dosya kapsamına göre; mağdurun cep telefonunu AVM'nin yemek bölümünde bulunan masada unutarak ayrılmasından sonra sanığın suça konu telefonu masadan aldığı, mağdurun kendisine ait cep telefonunu unuttuğunu fark edip birkaç kez aramasına rağmen telefonun açılmadığı, sanığın güvenlik görevlilerince güvenlik odasına alınmasından sonra da telefonu almadığını söylemeye devam ettiği somut olayda; sanığın, çok kısa bir araştırma ile sahibini bulabilecek durumda olması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 160. maddesinde yer alan tanıma uygun şekilde malikinin zilyetliğinden çıkmış olduğu ya da hata sonucu ele geçirildiği kabul edilemeyeceğinden, sanığın eyleminin aynı Kanun'un 142/2 h. maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu halde suçun hukukî nitelendirmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2016/200 Esas, 2016/446 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararveyav.süreçsonucutemyizeşyatevdiinekararınelehatatasarrufhukukîolgulargerekçesebepleriüzerindeincelenenkaybolmuşbozulmasınageçmiş

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:26:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim