Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/14207
2023/1165
9 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/640 E., 2022/24 K.
ŞİKÂYETÇİ: ...
SUÇ: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2010 tarihli ve 2010/1688 numaralı iddianamesiyle sanık hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1, 142/1.b, 151/1, 116/2, 119/1.c, 53, 54/1 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2011 tarihli ve 2010/429 Esas, 2011/381 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1 b ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun'un 116/2, 119/1 c, 62 ve 50. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mala zarar verme suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 151/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2.000.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 07.04.2015 tarihli ve 2014/5581 Esas, 2015/7208 Karar sayılı kararı ile;
"Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,"
Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığı suçları yönünden ise,
"1 Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk Aykut Madenoğlu hakkında hırsızlık suçuna ilişkin olarak dosya kapsamına göre; yakınana ait fabrika binasından çalınan suça konu eşyaların, olay sonrası ihbar üzerine olay yeri civarında sanıkların kullanımındaki araçta ele geçirilerek yakınana teslim edilmesi nedeniyle yakınanın zararının bulunmadığı ve sanık ... ile suça sürüklenen çocuk Aykut Madenoğlu'nun adli sicil kayıtlarına göre kasıtlı suçtan mahkumiyetlerinin bulunmadığı gözetilmeden, sanık ... ile suça sürüklenen çocuk Aykut Madenoğlu'nun kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “zarar giderilmediğinden hakkında CMK'nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2 Sanıklar Erkan Demir, ... ve suça sürüklenen çocuk Aykut Madenoğlu hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçuna ilişkin olarak; yakınanın aşamalardaki ifadesinde; daha önce tel örgü üretimi yapılan fabrikada iki yıldır üretim yapılmadığını, işçi çalıştırılmadığını, bekçisinin olmadığını ancak kendisinin her gün giderek kontrol ettiğini ve söz konusu olayı fabrikayı kiraladığı Ender Selbest isimli kişiden öğrendiğini söylemesi ve yine tanık ...'ın da soruşturma aşamasında alınan ifadesinde; işletmenin uzun zamandır faaliyette olmadığını söylemesi karşısında, suç tarihi itibariyle fabrikanın ticari faaliyetinin devam edip etmediği araştırılarak sonucuna göre iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik kovuşturma ile mahkumiyetlerine karar verilmesi,
3 Kabule göre ise;
Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk Aykut Madenoğlu hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçuna ilişkin olarak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11 250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve sanık ... ile suça sürüklenen çocuk Aykut Madenoğlu'nun suç tarihinden önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı gözetilmeden, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “zarar giderilmediğinden haklarında CMK'nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozma üzerine Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2017 tarihli ve 2015/415 Esas, 2017/426 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1 b ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise aynı Kanun'un 116/2, 119/1 c, 62 ve 50. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 12.06.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
-
Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/640 Esas, 2022/24 Karar sayılı kararı ile sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/1 b, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan ise aynı Kanun'un 116/2, 119/1 c, 62 ve 50. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi; şikâyetçinin vefatı sebebiyle davanın düşürülmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
- ...'ın babası ... adına tescilli 54 DU 382 plakalı traktör ile iş yerinin arka giriş kapısına yanaştıkları, iş yerinin arkasındaki duvarı kırarak içeriye girdikleri ve 3 adet elektrikli motor, 1 adet elektrikli calaska, 1 adet demir masa, 20 m çelik halat, 2 çuval dolusu zincir ve yay parçaları, 2 kova dolusu demir parçası, 1 kasa kesilmiş sac, 1 adet demir kapı, 2 adet 2 metre uzunluğunda yuvarlak demir boru, 1 adet 1x1 m genişliğinde sac levha ve 1 adet 4 metre uzunluğunda L profili çalarak traktörün romörk kısmına yükledikleri, olay yerinden uzaklaştıktan sonra ihbar üzerine harekete geçen jandarma ekibi tarafından Alancuma yolu üzerinde yakalandıkları, traktörün römorkunda ele geçirilen çalıntı eşyalarını şikâyetçinin jandarmadan teslim aldığı, sanığın savunmasında fabrikadan çıktıktan sonra pişman olduğunu, geri döneceği sırada yakalandıklarını beyan ettiği, tüm evrak kapsamından atılı suçu işlediği mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanığın savunmasında, fabrikaya hurda aramak için girdiklerini, eşyayı araca yükleyip çıktıktan sonra pişman olup geri dönmek istediğini ancak yakalandıklarını beyan ettiği anlaşılmıştır.
- Sanıkların hırsızlık yaptığına dair ihbar tutanağı ve yakalandıklarına ilişkin tutanak dosya arasına alınmıştır.
4.Bozma sonrası 29.06.2015 tarihli tutanak ile fabrikanın suç tarihinde faaliyette olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
-
Bozma sonrası tanık sıfatıyla dinlenen ...'ın 05.01.2016 tarihli duruşmadaki ifadesinde, fabrikanın zaman zaman çalıştığını ancak suç tarihinde faaliyette olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
-
Sanığın adlî sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Bozma sonrası 29.06.2015 tarihli tutanak ile fabrikanın suç tarihinde faaliyette olduğunun belirtildiği, yine tanık sıfatıyla dinlenen ...'ın 05.01.2016 tarihli duruşmadaki ifadesinde, fabrikanın zaman zaman çalıştığını ancak suç tarihinde faaliyette olduğunu beyan ettiği anlaşıldığından, tebliğnamenin iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; hapis cezası yönünden, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/640 Esas, 2022/24 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:30