Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8487

Karar No

2023/1150

Karar Tarihi

9 Mart 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2015 tarih ve 2015/15708 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma ve mühür bozma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3, 203. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

B. ... (Kapatılan) 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/811 Esas, 2016/485 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

  1. Karşılıksız yararlanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 163/3, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,

  2. Mühür bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2 a maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanığın temyiz isteği; verilen sürede kurumun zararını giderdiğine ve dekontlarını da dilekçesine eklediğine ilişkindir.

2.Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın mühür bozma suçunu da işlediğinin sabit olduğuna, cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Mahkemece gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde, sanığın suç tarihinde suça konu adreste kiracı olarak oturduğu, tutanak tarihi olan 11.03.2014 tarihinde yapılan kontroller sırasında sayacın çıkış kablolarını direkt olarak kolon sigortasına bağlayarak sayaç harici elektrik kullandığının tespit edildiği, mahkemece yapılan keşif sonrası alınan raporda tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde kaçak olarak elektrik kullanıldığının, ceza ve vergi içermeyen kurum zararının 168,00 TL olduğunun belirtildiği, verilen süreye rağmen sanığın zararı gidermediği, karşılıksız yararlanma suçunun sabit olduğu, ancak mühür bozma açısından mühürleme tutanağı bulunmadığından bu suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir.

  2. Sanık, suçlamaları kabul etmemiştir.

  3. 11.03.2014 tarihli kaçak elektrik tutanağı ile 28.03.2016 tarihli bilirkişi raporu dosya içerisinde mevcuttur.

4.Sanığa ait adli sicil kaydı ile nüfus kayıt örneği dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Karşılıksız Yararlanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dosyada mevcut bilirkişi raporunda katılan kurumun zararının cezasız ve vergili olarak hesaplanmadığı gibi sanığın temyiz dilekçesinde kendisine verilen süre içerisinde kurum zararını ödediğini belirttiği ve bu hususta banka dekontları ile tahsilat makbuzunu temyiz dilekçesine eklediğinin anlaşılması karşısında, sanığın kurumun zararını giderip gidermediği katılan kurumdan sorularak, zararın giderilmediğinin belirtilmesi halinde katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı yeniden bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığın kuruma ödediği miktar bilirkişi tarafından hesaplanacak vergili cezasız miktarı karşılıyor ise sanık hakkında kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden düşme kararı verileceği, karşılamıyor ise kalan miktar yönünden sanığa bildirim yapılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun tayin ve takdirî gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... (Kapatılan) 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/811 Esas, 2016/485 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, ONANMASINA,

B.Karşılıksız Yararlanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... (Kapatılan) 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/811 Esas, 2016/485 Karar sayılı kararırına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztevdiinesüreçv.olgularonanmasınasebeplerigerekçebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:30

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim