Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7572
2022/19279
21 Kasım 2022
Basit yaralama, mala zarar verme ve hakaret suçlarından sanıklar ... ve diğerleri haklarında yapılan yargılama sonunda, esasen usulüne uygun iddianame düzenlenmeden kamu davası açıldığından bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına dair ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2020 tarihli ve 2020/1120 esas, 2020/961 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/06/2022 gün ve 29430 2021 Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/07/2022 gün ve 2022/98751 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2020 tarihli kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin mercii ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/10/2021 tarihli ve 2020/775 değişik iş sayılı kararının, hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın itiraz kanun yoluna tâbi bir karar olmadığı cihetle, yok hükmünde olduğu düşünülerek yapılan incelemede,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 7. fıkrasında yer alan, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, somut olayda mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 5271 sayılı Kanun'un 223/1. maddesinde tahdidi olarak sayılan hüküm çeşitleri nazara alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: **
5271 sayılı CMK’nın 170. maddesinde, Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen iddianamede hangi hususların yer alacağı ve iddianamenin ne şekilde düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK’nın 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesinin 4. fıkrasında da; “iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan Kanun’un 174. maddesinde ise iddianamenin iadesi müessesesi düzenlenmiş, Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen iddianamenin hangi durumlarda ve sürede iade edilebileceği hüküm altına alınmış, iddianamenin iadesi nedenleri sınırlı olarak belirtilmiştir. Süresi içerisinde iade edilmeyen iddianamedeki eksiklikler artık kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından giderilecektir.
5271 sayılı CMK’nın 225. maddesinde yer alan; “hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” şeklindeki düzenleme gereğince de hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan yasal düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması yasaya açıkça aykırılık oluşturacaktır.
Açıklanan bu nedenlerle, iddianame ayrıntılı olmalı, şüpheliye isnat edilen eylemlerin nelerden ibaret olduğu hiçbir duraksamaya meydan vermeyecek şekilde açık bir biçimde belirtilmelidir. Sanık sorgusundan önce iddianame okunduğunda üzerine atılı suçun ne olduğunu anlamalı ve buna göre savunmasını yapabilmeli, kanıtlarını sunmalıdır. Yüklenen suç belirsiz olmamalı açık ve net olarak belirlenmeli, savunma hakkı kısıtlanmamalıdır. Ayrıca mahkemenin iddianamede belirtilen eylemin suç olup olmadığını, suç oluşturuyor ise hangi suçu oluşturduğunu isabetli bir şekilde takdir edebilmesi için iddianamede anlatılan eylemin açık ve anlaşılır olması gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 01/09/2020 tarihli ve 2020/4839 İddianame numaralı iddianamesiyle, sanık ... hakkında silahla kasten yaralama ve hakaret, sanık ... hakkında silahla kasten yaralama, sanık ... hakkında silahla kasten yaralama, sanık ... hakkında silahla kasten yaralama ve mala zarar verme, sanık ... hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılmaları talebiyle dava açıldığı, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/11/2020 tarihli kararı ile anılan iddianamenin kabulüne karar verilmesinden sonra anılan mahkemece “Somut dosyaya konu iddianamede sadece müşteki sanıkların beyanları ve adli raporlarının kapsamının yazıldığı hangi sanığın hangisine yönelik yaralama, mala zarar verme eylemini gerçekleştiğinin anlaşılamadığı gibi elle ya da silahla ne şekilde suçu işlediklerinin de iddianamede belirtilmediği, sanıkların dosyaya konu iddianame ile hangi ve kime eylemlerle itham edildiklerini bilmedikleri için savunmalarını yapmalarının mümkün bulunmadığı, Mahkememizin yargılama makamı olduğu, itham makamı olmadığı, davasız yargılama olmaz ilkesi, AİHS 6/3 a, Cmk m. 170/3 b aynı kanunun 225. Maddesi ve yukarıda açıklanan hususlar dikkate alındığında mevcut iddianame ile sanıklar hakkında hüküm kurulamayacağından” şeklindeki gerekçeyle 08/12/2020 tarihinde her bir sanık için ayrı ayrı hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verildiği, 08/12/2020 tarihli kararın yukarıda anılan gerekçesinde belirtilen bu eksikliklerin ancak 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesine göre mahkemenin iddianameyi iade yetkisinin gerekçesi olabileceği, mahkeme tarafından iddianame kabul edildikten sonra ise, varsa eksiliklerin kovuşturma aşamasında mahkemesince giderilmesi gerekeceği, bu kapsamda mahkemece iade edilmeyip kabul edilen anılan iddianameye göre, gerekirse iddianamenin açıklattırılması suretiyle, ancak iddianamenin açıklattırılması suretiyle de eksikliğin giderilmesi mümkün değilse, eksikliği tespit edilen hususlarda iddianame düzenlenmesi için ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulup, anılan eylemlere ilişkin suçlar yönünden dava açılması sağlandıktan ve açılan davanın eldeki dava ile birleştirilmesinden sonra yapılacak yargılama neticesinde 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesi uyarınca hüküm niteliğinde bulunan kararlar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesi uyarınca hüküm niteliğinde bulunmayan bir karar verildiği anlaşılmakla; hukuken geçerli olmayan kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, hukuken geçerli olmayan ve konusu bulunmayan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 21/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:02:54