Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/10555
2021/9464
17 Mayıs 2021
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
29.12.2014 tarihinde Kuran kursunda öğrenci olan mağdur ... aynı Kuran kursunda öğrenci olan arkadaşı Mahmut Humeyni Hansu'nun kendisinin cep telefonunu istemesi üzerine verdiği, ...'nun telefonumu aldıktan sonra aşağı banyoya indiği ve kardeşi ile konuşurken mağdur ...'in cep telefonunu banyoda unuttuğu, unuttuğunu farkettikten sonra geri geldiğinde telefonumu bulamadığı, mağdurun olaydan iki gün sonra 31/12/2014 tarihinde polise şikayet için müracaata gittiği, yaklaşık bir hafta kadar geçtikten sonra hafta sonu yurtta aşçılık yapan sanık ...'ın kuran kursunda kalan öğrencilerden ... ve mağdur ...'in yanına gelerek ... ve...'i yanına merdiven boşluğuna çağırdığı, merdiven boşluğunda patates çuvallarının altında bir telefon bulduğunu, mağdur ...'e bu telefonun kendisinin olup olmadığını sorduğu, Bilal de telefonu eline alarak kendisinin olduğunu söylediği, 13/11/2014 tarihinde düzenlenen görüntü inceleme tutanağına ve kamera görüntüsünden alınan fotoğraflara göre sanık ...’ın sağ elinde paspas ile banyoya girdiğinin, yaklaşık iki dakika sonra çıkarken ise sol elinde paspas sağ elinde ise koyu renkli küçük bir cismin bulunduğunun tespit edildiği olayda; her nekadar Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından IMEI numarası üzerinden yapılan sorgulama neticesinde suça konu cep telefonunun çalındıktan sonra ilk kez 30.12.2014 tarihinde saat 10:26’dan itibaren sanık ... adına kayıtlı olan 0507 055 25 13 numaralı hat ile kullanıldığı, aynı hattın 30.12.2014 tarihinde saat 10:26 'dan itibaren 04.01.2015 tarihi saat 13:12 'ye kadar suça konu telefona takılı olduğu tespit edilmiş ise de; sanığın atılı suçu işlemediğini savunarak söz konusu cismin siyah kılıflı kendisine ait cep telefonu olduğunu belirttiği, o tarihte saatinin pili bittiği için ve acil yapması gereken bir işi de olduğu için sık sık telefonuna baktığını, emniyette ifade verdikten 3 4 gün sonra yurtta aşçılık görevini yaptığı sırada merdiven boşluğunda çuval içerisinde bulunan patates ve soğanları almak için merdivenin altına gittiğini, dolu çuvalları kendisi doğru çektiği sırada çuvalın altında bir cisim olduğunu ve hafif gıcırtıya benzer ses çıkarttığını fark ettiğini, bunun üzerine çuvalı tam kaldırdığı, altında beyaz renkli bir telefon gördüğünü, bunun üzerine idari amir olan ...'in yanına gittiğini, ...'in okulda olmadığını öğrenince bu kez telefonunun çalındığını bildiği mağdur ...'ün yanına gittiğini, yanların da görgü tanığı olarak da ...'i alarak patates çuvallarının bulunduğu merdiven altına gittiklerini, hep birlikte baktıklarında mağdur ... kaybolduğunu iddia ettiği telefon olduğunu kendisine söylediğini, telefonu çuvalların bulunduğu yerden öğrencilerin aldığını, bulunan cep telefonuna kesinlikle dokunmadığını eline dahi almadığını, kesinlikle mağdur ...'in cep telefonunu banyo ve tuvalet olarak kullanılan kısımdan çalmadığını, 0507 055 25 13 numaralı cep telefonu hattını ben 2014 yılı Mart ayında çıkarttığını , daha sonra bu hattı kızım olan ...'a verdiğini, kızı ...'ta üniversite okuduğu için bu hattı kızına verdiğini, ... bu hattı kullanamadığı için annesi olan ...'a verdiği, ...'ın söz konusu hattı daha sonra kaybetmiş olduğunu, bu hattın kaybolduğunu savcılıkta bu dosya ile ilgili ifadesi alındığı sırada öğrendiğini, daha sonra eve gidip eşine sorduğunda eşinin kendisine hattı 15 20 gündür kaybettiğini söylediğini savunduğu ve dosyada sanık olarak yargılanan eşi ...'ın da sanığın bu savunmasını doğrulayarak Aralık ayında kızının kendisine vermiş olduğu bu hattı telefonundan çıkartıp cebine koyduğunu, daha sonra bulamadığını, büyük ihtimalle cebinden düşürüp kaybettiğini, kaybettikten sonra bu hattı tekrar çıkartmadığını, eline geçiren birilerinin kullanmış olabileceğini , ayrıca bu hattı kaybettiğini eşine söylemediğini, ancak kızı olan ...'a söylediğini bu konuyu çok önemsemediğini, bu hattı şifresiz olarak kullandığını, hattı bulan kişinin hattı herhangi bir şifre girmeden kullanabileceğini, yerel olarak verilen örgü kursuna gittiğini, kurslardan çıkışta eşinin gelip kendisini kurstan aldığını ve eşi ile birlikte eşinin çalıştığı yurda kadar birlikte gittiklerini kensinin buradan ayrılıp daha sonra eve gittiğini, eşinin de iş yerine gittiğini, eşinin yurtta aşçılık yaptığı için kendisinin de eşine ara ara yardım etmek için geçen yıl sürekli yurda gittiğini belirttiği gibi 13/11/2014tarihinde düzenlenen görüntü inceleme tutanağına ve kamera görüntüsünden alınan fotoğraflara göre sanık ...’ın sağ elinde paspas ile banyoya girdiğinin, yaklaşık iki dakika sonra çıkarken ise sol elinde paspas sağ elinde ise koyu renkli küçük bir cismin bulunduğunun tespit edildiği, banyodan sol elinde paspas ile çıktığı sırada sağ elinde koyu renkli küçük bir cisim bulunan şüphelinin elindeki cismin ...'ün hırsızlanan cep telefonu olup olmadığına ilişkin görüntü incelemesine yönelik inceleme yaptırıldığı, 02/03/2015 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında şüpheli ...'ın banyoya girerken sağ elinin boşta olduğunun ve cep telefonu standardına uygun bir şey taşımadığının, çıkarken sağ elinin bedeninin ışığa ters düşen tarafında kaldığının, bu ters ışık durumunda şüphelinin sağ elinde oluşan karartının yüksek olasılık siyah renkte düşük olasılık diğer renkte olabileceği yönünde yapılan inceleme neticesinde şüphelinin sağ elinde gölge sonucu bir karanlık oluştuğunun, tek ton renkte bir cisim yüksek oranda olmadığının, şüphelinin cep telefonunun ve suça konu cep telefonunun birbirlerinden genel ve ekran uzunluk en farkı olduğunun, şüphelinin başka bir kamera açısında göre elinde duran cep telefonunun renk uyumu açısından suça konu cep telefonuna uygun olabileceğinin, ancak genel en boy oranı, ekran en boy oranı ve nitelik açısından yüksek oranda uygun olmadığının da belirtildiğinin ve ayrıca sanığın Cumhuriyet Savcılığında 22/01/2015 tarihli ifadesinde yurtta kalan öğrencilerin bir çoğunda cep telefonlarının yurt görevlisi olan öğretmenler tarafından pazartesi sabahları alınıp, cuma günleri dersler bittikten sonra ise öğrencilere geri verildiğini, bu nedenle telefonu bulduğu yeri de göz önüne alıdığında çocukların telefonu hafta içi de da kullanmak için sakladıklarını düşündüğünü, zaten telefonu bulduğu merdiven boşluğunun hemen üst katında öğrencilerin kaldığı yatakhanenin olduğunu belirttiği ve kovuşturma aşamasında tanık olarak ifadesi alınan yurtta yönetici olarak görev yapan ...’in, Kuran kursu ve yurdunda hafta içi öğrencilerin telefon kullanılmasına izin verilmediğini, telefonları toplayıp hafta sonları çocuklara verdiklerini, hırsızlık olayının gerçekleştiği hafta mağdur ...’in telefonunu idareye teslim etmediğini, çocukların zaman zaman telefonları vermeyerek saklayabildiklerini izin dışında da telefonlarla hafta içi görüşebildiklerini, mağdur ...’in de böyle davranışları olduğunu beyan ederek sanığın savunmasını doğruladığının anlaşılması karşısında; suça konu cep telefonunun olaydan sonra sanık ... adına kayıtlı olan hat ile kullanıldığı tespit edilen hattın kaybolma, hattın yurdun içinde düşme ve birileri tarafından bulunma ve öğrencilerin telefonlarının hafta içi idare tarafından alınmaması için gizlice görüşme yapılmak için öğrenciler tarafından alınıp saklanabileceği ihtimalinin de sözkonusu olabileceği gibi bilirkişi raporuna göre de; görüntü incelemesinde görüntüdeki sanığın elinde görülen cep telefonunun ve suça konu cep telefonu ile birbirlerinden genel ve ekran uzunluk en farkı olduğunun da anlaşılması karşısında; dosya içeriğinde sanığın suça konu cep telefonunu çaldığına dair herhangi bir delil bulunmadığı gibi, sanığın kaybedilmiş olması nedeniyle malikin zilyetliğinden çıkmış olan eşya üzerinde , iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin, malik gibi tasarruf da bulunduğuna dair de delil bulunmadığından atılı suçun 5237 sayılı TCK'nın 160. maddesinde düzenlenen kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu da oluşturamayacağının anlaşılması karşısında; sanığın savunmalarının aksine, mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine, yetersiz gerekçe ile yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten istem gibi BOZULMASINA, 17/05/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:36:34