Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/30977

Karar No

2021/7224

Karar Tarihi

1 Ocak 2021

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen inceleme konu karar ile sanık hakkında

  1. Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ve 52 nci maddeleri uyarınca 8.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,

  2. Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.600,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği, üzerine atılı suçları işlemediğini belirterek hükümlerin bozulmasına, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanığın katılanlara "... çok konuşmayın lan, ne gerekiyorsa yapın, bu kadar kişiyiz, hepimize nesi varsa söyleyin, uzatmayın." , "... sizi boşuna dövmüyorlar, biz size neler yapacağımızı biliyoruz, göreceksiniz siz." seklinde sözleri ifade ettiklerinin iddia dildiği olayda;

  1. Sanığın tüm aşamalarda suçlamayı reddettiği,

  2. Katılan ...'nin aşamalarda eylemlerin kim tarafından gerçekleştirildiğine dair çelişkili ve net olmayan beyanlarda bulunduğu,

  3. İddia konusu eylemlere dair 11.03.2014 tarihli tutanakların tutulduğu,

  4. Tutanak tanıklarının ve olaya dair bilgisi olduğu anlaşılan diğer tanıkların kovuşturma aşamasında dinlenilmediği,

Tespit edilmiştir.

  1. Yerel Mahkemece, "Sanıkların annesi ...'nin rahatsızlığı nedeniyle hastaneye getirildiği, yanında bulunan refakatcilerin çokluğu nedeniyle görevli doktor ... ile sanık yakınları arasında tartışma çıktığı, şikayetçi doktor ...'nin tartışmanın arasına girdiği bu sırada sanık ...'in şikayetçiye yönelik 'iyi ki doktorları öldürüyorlar, seninle hesaplaşacağız." dediği ve sinkaflı kelimeler kullandığı anlaşılmıştır. Sanık atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de olay tutanağı, mahkememizin 2015/170 esas sayılı dosyası ve bu dosyada bulunan ifadeler şikâyetçilerin beyanları göz önüne alınarak sanığın atılı suçu işlediği kanaatine varılmıştır." şeklindeki gerekçeyle tehdit ve hakaret suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Sanığın Temyiz Sebepleri ve Sair Yönlerden

A. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 141 inci, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası, 230 ve 1412 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekmektedir.

Bu açıklamalar ışığında incelemeye konu dosya incelendiğinde; suçlamaları kabul etmeyen sanığın savunmasına neden itibar edilmediği, iddia konusu eylemlerin kim tarafından geçekleştirildiğine dair içeriğinde netlik olmayan tutanaklara ve kendisine karşı eylemlerin kimin gerçekleştirdiğine dair beyanları arasında çelişki bulunan katılan ...'nin anlatımına hangi gerekçeyle üstünlük tanındığı denetime olanak verecek şekilde açıklanmadan ve 11.03.2014 tarihli tutanaklarda imzası bulunan tutanak tanıkları ile olaya dair bilgi ve görgüsü olduğu anlaşılan diğer tanıklar kovuşturma aşamasında dinlenilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle atılı suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulması,

B. Kabule göre de;

  1. 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesindeki; "Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir." şeklindeki düzenleme gereğince de, hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir.

Maddedeki özenle seçilen ifade biçiminden anlaşıldığı üzere, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiildir. Bir fiil nedeniyle dava açıldığının kabul edilebilmesi için o fiilin iddianamede açıkça gösterilmesi gerekir. İddianamede anlatılan ve çerçevesi çizilen fiilin dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan bir fiil nedeniyle yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna mutlak aykırılık hâllerindendir. Bu bakımdan iddianamenin ayrıntılı olması, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiilin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açıklanması, suçun açık ve net bir biçimde belirtilmesi zorunludur. Böylece sanık, savunma yapmadan önce iddianamede açıklanan, üzerine atılı suçun ne olduğunu ve hangi kanun maddelerinin uygulanacağını anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunma imkânı sağlanarak, savunma hakkı kısıtlanmamalıdır.

Öğretide "davasız yargılama olmaz" ve "yargılamanın sınırlılığı" olarak ifade edilen ilke uyarınca hâkim ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuksal çözüme kavuşturacaktır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık hakkında düzenlenen iddianamede "Soruşturma evrakı kapsamında 'TUTANAKTIR' başlıklı şikâyetçiler ve hastanede görevli güvenlik personeli tarafından düzenlenen belge içeriğinde hasta yakınları şüphelilerin "Çok konuşmayın lan, ne gerekiyorsa yapın, bu kadar kişiyiz, hepimize nesi varsa söyleyin, uzatmayın.", "Sizi boşuna dövmüyorlar, biz size neler yapacağımızı biliyoruz, göreceksiniz siz." seklinde sözleri ifade ettikleri bildirilmiştir." şeklinde bir açıklamanın yer aldığı, iddianamede "Sinkaflı kelimeler" kullanıldığına ve "Seninle hesaplaşacağız." şeklindeki bir anlatıma yer verilmediğinin anlaşılması karşısında, iddianamedeki eylem ile bağlılık kuralı dikkate alınmayıp, dava açılmayan eylemler nedeniyle hükümler kurulması,

  1. Sanığın, katılan ...'ye söylediği kabul edilen "İyi ki doktorları öldürüyorlar." biçimindeki sözün, katılanın kendisinin veya yakınının hayatına, ya da vücut dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirme niteliğine olmadığı, "Seninle hesaplaşacağız." şeklindeki sözün de 5271 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçu kapsamında kaldığının gözetilmemesi,

  2. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında; tüm dosya kapsamından eylemin acil servis bölümünde sarı alanda gerçekleştiği anlaşılmakla, suç yerinin niteliği tespit edilmekle aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle verilen cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

'tutanaktır'tehditkarartemyizhukukîtevdiinesüreçv.olgulargerekçesebepleribozulmasınahakaret

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 20:01:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim