Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/23988
2021/13055
28 Haziran 2021
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, taksirle yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I Müşteki sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Müşteki sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, katılan sanık ...’ın talebi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II Müşteki sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre katılan sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
**III ** Katılan sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz edenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1 5271 sayılı CMK'nun 324. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında yargılama giderlerinin neleri kapsayacağının, kimin tarafından belirleneceğinin, kime ve nasıl yükletileceğinin düzenlendiği, buna göre her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise paylarına düşen oranın belirlenerek karar verilmesi gerekirken yargılama giderleri ile ilgili infazda tereddüde yol açacak şekilde sanıklardan eşit olarak tahsiline hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
2 T.C. Anayasası'nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3 c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, yaşı küçük mağdur için baro tarafından görevlendirilen vekil ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde vekil ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesi,
3 237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ...’ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, yukarıda anılan değişiklik sebebiyle; "TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların" hükümden çıkartılması ile yerine "5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin T.C. Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ve 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklik gözetilmek suretiyle uygulanmasına", cümlelerinin eklenmesi, hükümden yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Sanık ... ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanığın şahsen sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden payları oranında sorumlu tutulmalarına," cümlelerinin eklenmesi ve hükümden “Katılan ...'un yaşının küçüklüğü sebebiyle kendisine zorunlu olarak vekil atandığından CMK'nın zorunlu vekillere ödenecek 2014 yılı ücretleri tarifesi gereği vekile ödenen 320 TL'nin sanık ...'tan tahsili ile hazineye irat kaydına” cümlesinin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV Katılan sanık ... hakkında katılan ... Altok’a karşı taksirle yaralama, müşteki sanık ...’a karşı hakaret, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, kasten yaralama ve silahla kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1 Katılan sanık ...’ın müşteki sanık ...’a vurmak için salladığı demirin, tarafları ayırmaya çalışan katılan ...’e isabet ederek adli muayene raporunda belirtildiği şekilde basit tıbbi muayene ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebep olduğu olayda sanığın olası kastla yaralama suçundan mahkumiyeti gerekirken yazılı şekilde taksirle yaralama suçundan hüküm kurulması,
2 Katılan sanığın, olay tarihinde müştekinin iş yerine yerine birkaç dakika arayla giderek hakaret ettiği olayda eylemler arasındaki zaman aralığının kısalığı da dikkate alınarak, hareketlerin kesintiye uğrayıp uğramadığı tartışılmadan ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının ne şekilde oluştuğu açıklanmadan, yetersiz gerekçe ile hakaret ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçları yönünden zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
3 Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; olay günü taraflar arasında yaşanan tartışma sırasında, katılan sanık ...’ın önce müşteki Coşkun’a yumruk attığı, çevredekiler tarafından sakinleştirilerek olay yerinden uzaklaştırıldıktan birkaç dakika sonra yeniden müşteki sanık ...’un iş yerine gelerek bu defa elindeki demir profille kasten yaraladığı anlaşılmakla, sanığın mağduru kasten yaralamaya yönelik birden çok eyleminin aynı suç işleme kastıyla çok kısa zaman aralığı içerisinde gerçekleştirilmesi nedeniyle, olay bir bütün olarak değerlendirilip tek bir silahla kasten yaralama suçundan ceza tayin edilmesi gerektiği düşünülmeden, iki ayrı kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
4 5271 sayılı CMK'nun 324. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında yargılama giderlerinin neleri kapsayacağının, kimin tarafından belirleneceğinin, kime ve nasıl yükletileceğinin düzenlendiği, buna göre her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise paylarına düşen oranın belirlenerek karar verilmesi gerekirken yargılama giderleri ile ilgili infazda tereddüde yol açacak şekilde sanıklardan eşit olarak tahsiline hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
5 T.C. Anayasası'nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3 c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, yaşı küçük mağdur için baro tarafından görevlendirilen vekil ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde vekil ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesi,
6 237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
7 Katılan sanık ... hakkında tanzim olunan iddianamede iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından TCK’nın 43. maddesinin uygulanması talep edilmemesine rağmen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmeksizin zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ...’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 28/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:28:10