Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/5383

Karar No

2021/12541

Karar Tarihi

21 Haziran 2021

Hırsızlık suçundan sanık ...'ün, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1, 522/1 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince neticeten 1.080,00 Yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/02/2007 tarihli ve 2005/803 esas, 2007/78 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 20/06/2019 tarihli ve 2007/10 480 sayılı yazısı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 68/1. maddesi uyarınca ceza zamanaşımının dolduğundan bahisle düşme kararı verilmesi talebinde bulunulması üzerine, 5237 sayılı Kanun'un 66/1 e 2. maddesi uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/08/2019 tarihli ve 2005/803 esas, 2007/78 sayılı ek karar karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10/02/2021 gün ve 94660652 105 53 16970 2020 Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının01/03/2021 gün ve 2021/19517 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

Dosya kapsamına göre, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/08/2019 tarihli ve 2005/803 esas, 2007/78 sayılı ek kararının gerekçe kısmında, hükümlü ... hakkında Mahkememizin 2005/803 esas, 2007/78 sayılı kararı ile hırsızlık suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1. maddesi uyarınca hükümlü hakkkında 1.080,00 Yeni Türk lirası adlî para cezasına hükmedildiği, kararın 24/05/2007 tarihinde kesinleştiği infaz edilmek üzere 07/06/2007 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına verildiği, ilamatın 2007/480 sırasına kaydının yapıldığı, hükümlü hakkında mahkememizin 27/02/2007 tarihli ve 2005/803 esas 2007/78 sayılı kararı ile verilen 1.080,00 Yeni Türk lirası adlî para cezasının zamanaşımı süresi 24/05/2017 tarihinde dolmuş olduğundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 112/4. maddesi uyarınca dava zamanaşımı ile düşmesine karar verilmesi şeklinde belirtilmesine karşın, hüküm kısmında ise, sanık hakkında hırsızlık suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1. maddesi gereğince cezalandırılması istemi açılan kamu davasının 4758 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 66/1 e 2. maddesi gereğince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği nazara alındığında, gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: **

Sanık ... hakkında ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2007 tarihli kararıyla 765 sayılı TCK’nın 491/3, 522/1. maddeleri ve 647 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca 1.080,00 YTL adli para cezasına hükmedildiği, bu hükmün temyiz edilmeden kesinleştiğinden bahisle 24.05.2007 tarihli kesinleşme şerhi düzenlendiği, sanık ...’ün yakalama emrinin infazı üzerine sorgusunun yapıldığı 27.11.2006 tarihli sorgu tutanağında ikamet adresinin “... Köyü ... ...” şeklinde belirlendiği, ancak belirtilen adresinde kendisine herhangi bir tebligatın yapılmadığı, anılan adrese gerekçeli kararın tebliği için gönderilen tebligatın “Muhatap köyden ayrılmıştır, açık adresi bilinmiyor.” açıklaması ile 17.04.2007 tarihinde mahkemesine iade edilmesi üzerine, sanığın yokluğunda 27.02.2007 tarihinde verilen kararın, “... Köyü ... ...” adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi gereğince tebliğ edilmek üzere gönderildiği, tebligat görevlisinin 16.05.2007 günü bu adresin kapısına tebligat evrakını yapıştırdığı anlaşılmakla;

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti” başlığını taşıyan 35. maddesi (karar tarihinde yürürlükte bulunduğu muhatabın adres kayıt sisteminde adresinin bulunup bulunmadığına ilişkin yasal düzenlemelerden önceki şekliyle); “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.

Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.

Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkârlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.” hükmünü taşımaktadır.

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkraları uyarınca yapılan tebliğin geçerli olabilmesi için, ilgilinin kendisine veya adına tebliğ yapılabilecek kimselere bu adreste kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olması, ilgilinin adresini değiştirmesine karşın yeni adresini yargı yerine bildirmemesi ve yeni adresin tebliğ memurunca da tespit edilememesi gerekmektedir.

Somut olayda, sanığın sorgusu sırasında saptanan “... Köyü ... ...” adresinde kendisine hiçbir tebliğ yapılmamış olup, sanığın bu adreste ikamet etmediği hususu gerekçeli kararın tebliğine ilişkin 17.04.2007 tarihli tebligat mazbatasındaki açıklama ile sabittir.

Açıklanan gerekçelerle, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 16.05.2007 tarihinde yapılan tebligat işleminin ve dolayısıyla kesinleştirme işleminin usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün usulüne uygun kesinleşmediği ve sonraki tüm işlemlerin hukuken geçersiz olduğu belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, öncelikle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/02/2007 tarihli ve 2005/803 E., 2007/78 K. sayılı kararının usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edilip, usulüne uygun biçimde kesinleştirilmesinden sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup (...) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/08/2019 tarihli ve 2005/803 E., 2007/78 K. sayılı ek kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 21/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

reddine

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:29:26

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim