Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
19. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/484
2021/16560
1 Ocak 2021
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/49 E., 2016/497 K.
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
Sanığa yüklenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'ın değişik gerekçesi ile oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.
Başka bir suçtan hakkında yakalama kararı bulunan ve yakalanmadan yurt dışına çıkmak isteyen sanığın olay tarihinde Adana hava alanından Kıbrısa gitmek üzere uçağa binmek istediği sırada daha önceden bir şekilde temin ettiği ve üzerine kendi fotoğrafını yapıştırdığı katılan ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanını görevlilere ibraz ettiği, görevli polis memurlarının durumdan şüphelenerek sanığın yurtdışına çıkışına izin vermedikleri, bilahare resmi belgede sahtecilik suçundan başlatılan soruşturmada sanığın ibraz ettiği nüfus cüzdanında fotoğraf değişikliği yapılmak sureti ile sahtecilik yapıldığı ve yine yapılan parmak izi incelemesi sonucun da da sahte kimliği kullanan şahsın gerçekte ... değilde Zana Koğanç olduğu iddia ve kabul edilen somut olayda;
1 ...'ya ait nüfus cüzdanında fotoğraf değişikliği yapmak fiilinden dolayı sanık hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan soruşturma yapıldığı ancak dava açılmadığı gözetildiğinde Cumhuriyet Savcılığına bu hususta bildirimde bulunularak iddianame düzenlemesi halinde dava ile mevcut kovuşturma birleştirilip elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirilerek hukuki durumun takdir ve tayini gerektiği,
2 Sanık hakkında Başkasına ait kimlik ve kimlik bilgilerin kullanmak sureti ile iftira suçundan yapılan soruşturma ve kovuşturma sonucunda kurulan mevcut hükmün ise tüm yönü ile incelenerek;
...'ya ait nüfus cüzdanında fotoğraf değişikliği yapmak fiilinden dolayı Resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle yapılan adli soruşturma sırasında sanığın görevlilere kendisini ... olarak bildirip şüpheli olarak ifade verdiği, soruşturma evraklarını ... olarak imzaladığının anlaşılması karşısında, sanığın işlediği bir suç nedeni ile kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacı ile gerçekte var olan bir kişinin kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 268/1. maddesi aracılığıyla anılan Yasanın 267/1. maddesi kapsamında iftira suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgı sonucu resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması,
3 Sayın çoğunluğun basit yargılama usulü yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmasına ilişkin bozma düşüncesinin ise kabule göre bozma olarak yazılması düşüncesindeyim. 04.07.2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 20:01:05