Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
15. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2011/66691
27 Mayıs 2013
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan ve onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan ...'in 2005 yılında vefat eden polis memuru ...'in eşi olduğu,... Karakol Amirliğinde Başkomiser olan diğer sanık ...'ın ise, sanık ... ile onbir yıldır beraber yaşadıkları ve sanık ...'i, ölen polis eşi nedeniyle tanıyıp ailece görüştükleri, katılan ...'ın ise sanık ...'yı komşusu olması nedeniyle tanıdığı, sanık ...'nın, 2007 yılı Temmuz ayı başlarında katılanı gizli bir numaradan arayarak, kendisine çok iyiliği olduğunu, bu sebeple yardım etmek istediğini, kendisini Devlet Hastanesi'nde kadrolu bir işe yerleştirebileceğini belirttiği, katılana bir telefon numarası verip Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü'nde görevli ... isimli bir bayanla irtibat kurmasını istediği, katılanın, bu kişiye banka hesap numarasını vererek, bu hesaba 3.000 TL para yatırması ve işe girmesi için gerekli diğer evrakları tamamlaması gerektiğini söylediği, bu telefon görüşmesi üzerine katılanın, sanık ...'in verdiği telefon numarasını aradığı, telefonda kendisini Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü'nde görevli ... olarak tanıtan sanık ...'nin katılana ... Ziraat Bankasındaki 20234288591 5001 nolu hesap numarasını verdiği, katılanın 10.07.2007 tarihinde 3000 TL parayı bu hesap numarasına yatırdığı, gerekli olan diğer belgeleri hazırladıktan sonra sanık ...'nın yönlendirmesi üzerine sanık ...'a ilgili belgeleri verdiği, sanık ...'ye "Bu işin içinde bir kaypaklık olmasın, sonra beni dolandırmayın" demesi üzerine sanık ...'nin katılana güven uyandıran sözler söyleyerek kendi kızının da bu şekilde işe gireceğini belirttiği, 27.07.2007 tarihinde katılanın, sanık ...'ya sanık ... aracılığı ile telefonda ulaştığı, belgelerin tesliminden sonra sanık ...'ya bir süre ulaşılamadığı, katılanın kız kardeşi tanık Sevgi Kırış, daha önce tanıdıkları olan sanık ...'nin, bu ... için sanık ...'nın aranması yönünde aşırı derecede kendisine ısrarcı olunması nedeniyle sanık ...'yı aradıklarını belirttiği, sanık ...'nin hesabına gelen paraların bir kısmını, sanık ...'ya, bir kısmını da birlikte yaşadığı sanık...'in hesabına havaleyle gönderdiğinin taraf beyanları ve banka kayıtlarıyla tespit edildiği, daha sonra katılanın sanık ...'ya tekrar aradığı, bu kez sanık ...'nın, katılana yatırdığı paranın yetmediğini bildirip Karabük Vakıfbank şubesinde kendi adına açılmış bulunan 00158007287353148 numaralı hesaba 1387 TL daha yatırmasını istediği, katılanın bu parayı da yatırdığı, yine 30.07.2007 tarihinde...'nın 1600 TL daha yatırması gerektiğini söylemesi üzerine ilgili hesaba 1600 TL daha para yatırdığı, bu suretle sanıkların, katılana, kendisini bir işe yerleştirebilecekleri vaadi ile kandırıp toplam 5.987 TL parasını almak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Baştan itibaren sanıkların birlikte olup eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek katılandan haksız menfaat temin ettikleri, sanık ...'nin de katılanla telefonda görüşüp paranın kendisine yatırılmasını sağlayarak ve aldığı parayı daha sonra diğer sanıklarla paylaşarak suça iştirak ettiğinin dosya kapsamından anlaşılıyor olması karşısında, bu yönde bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
a 5237 sayılı TCK'nın 158.maddesinin 2.fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için suç failinin ismen söylenmese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını hatırının sayıldığını, işini yaptıracağını söyleyerek mağduru kandırması gerektiği ve adı geçen kamu görevlisinin de, suça iştirak eden kişilerin dışında birinin olması gerektiği, somut olayda ise, sanık ...'nin bizzat kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması ve diğer sanıkların da bu eyleme iştirak etmelerinin, 5237 sayılı TCK'nın 157.maddesi kapsamında basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek unsurları yönünden oluşmayan aynı Kanun'un 158/2 maddesi uyarınca sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi,
b Kabule göre de; sanıklar ... ve ... açısından; katılan tarafından sanık ... hesabına 3.000 TL para gönderildiği, bu paranın bir kısmının sanıklar... ve... hesaplarına yönlendirildiği, bunun dışında 27/07/2007 tarihinde ve 30/07/2007 tarihinde gönderilen paraların sadece sanık ...'nın bilgisi dahilinde kendisine gönderildiği dikkate alınarak, bu sanıklar açısından bir kez haksız menfaat temin edildiği, bu sanıkların, sanık ...'ya gönderilen diğer paralarla ilgilerinin ve bilgilerinin bulunduğuna dair bir iddia veya bu hususta yeterli delil bulunmaması karşısında, bu sanıklar hakkında zincirleme suç koşullarının oluşmadığı gözetilmeden TCK'nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
c 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 53. madde 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması,
d 5271 Sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca iştirak halinde işlenen suçlarda sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu oldukları gözetilmeden yazılı şekilde yargılama giderinin “müteselsilen” tahsiline karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 28.01.2026 08:10:32