Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
15. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2011/65701
20 Mayıs 2013
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müteahhit olan sanığın, 08/01/2008 tarihinde ...'a tapudan satışını yaptığı .... Şehitler Mahallesi .... pafta 724 ada 74 parsel nolu gayrimenkulün 6 numaralı ve henüz inşaat aşamasında olan dairesini katılan ...'e 24/03/2008 tarihinde Manisa ...... Noterliğinde gayrimenkul satış vaadi ile sattığı, aynı zamanda emlakçılık yapan katılan ...' ın sanıktan aynı apartmandan iki daire satın aldığı, ikisinin de tapusunu aldığı, bu dairelerden birini katılanın başkasına sattığı, tapusunu da devrettiği, bu daire karşılığında 6 nolu dairenin, bu kez katılan ...'ya da satılması için 30/01/2008 tarihinde sanıkla katılan arasında adi bir sözleşme yapıldığı, sanığın, satılan taşınmazın tapusunun verilmemesi nedeniyle, bunun karşılığında katılana teminat olarak bir dükkanın tapusunu verdiği, katılana göre, dükkanının çok küçük olması nedeniyle evin bedelini tam olarak karşılamadığını belirttiği, sanığın bu katılana ayrıca bir miktar para ve senet verdiği, sanığın, evin teminat olarak ...'a satıldığını, daha sonra bu evin tapusunu alacağını söyleyerek suçlamaları kabul etmediği, bu şekilde sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat temin ederek nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1 Katılan ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıkla katılan arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu dikkate alınarak suçun maddi unsurunun oluşmadığı, sanığın, sattığı dairenin karşılığında bir dükkan, para ve senet vermesi, suç işleme kastıyla hareket etmemesi karşısında, suçun manevi unsurunun da oluşmadığı dikkate alınarak, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2 Katılan ...'e yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
a Sanığın söz konusu taşınmazı, satılan başka bir taşınmazın teminatı olarak ... isimli kişiye devredildiğini, katılanın da bunu bildiğini belirtmekle, söz konusu satışlara ilişkin teminat, satış ve sözleşmeyle ilgili bilgi ve belgeler ile sanık tarafından sunulacak diğer bilgi ve belgelerin tamamının dosya içerisine getirtilmesi, tapu kaydında teminata ilişkin bir şerh bulunup bulunmadığının araştırılması, taşınmazı devralan ... isimli kişinin bilgi sahibi sıfatıyla dinlenerek taşınmazı ne şekilde ve hangi amaçla devraldığının sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
b Kabule göre de; Noterliğin, bir kamu kurumu niteliğinde olmadığı dikkate alınarak, sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 158/1 d maddesinin uygulanamayacağı; ayrıca sanığın kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle müteahhitlik yaptığı dikkate alınarak, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 65. ve 66. maddeleri hükümleri karşısında serbest meslek sahibi kişilerden sayılamayacağının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 158/1 i maddesinin de uygulanamayacağı, buna göre; sanığın tacir veya şirket yöneticisi olup olmadığının araştırılarak, bu nitelikte ise aynı yasanın 158/1 h maddesi gereğince nitelikli dolandırıcılık suçundan, bu nitelikte değilse basit dolandırıcılık suçundan cezalandırılması gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 28.01.2026 08:12:11