Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
15. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2011/66787
18 Eylül 2013
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1 d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi,basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanıklar ..., ... ve ...’ın, fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek motor ve şasi numarası kazınmış olması sebebiyle kime ait olduğu ve menşei belirlenemeyen 1998 model 131 ... marka aracın üzerine tanık ...’a ait 2001 model aynı marka otomobilin motor ve şasi numarasını monte ettikleri ve sahte motorlu araç tescil belgesi oluşturdukları; araç üzerine sahte olarak oluşturulmuş ... numaralı plakayı taktıkları; bu aracın satışı için ...’in telefon numarası ile gazete ilanı verdikleri; ilanını görerek araca alıcı olan katılan ... ile sanık ...’in ... İli Çiğli İlçesi'nde buluştukları; ...’ın, kendisini katılana ... ismi ile tanıttığı; aracı beğenen katılan ile 10.500 TL’ye anlaştıktan sonra ...’ın, aracın ...’de ikamet eden diğer sanık ...’a ait olduğunu söylemesi üzerine; aracın satış işlemleri için katılan ile birlikte 02/03/2006 tarihinde ... ilçesi'ne geldikleri; ...’de sanık ... ile buluştukları; ...’in, aracın ... isimli ...’de ikamet eden arkadaşına ait olduğunu, kendisinde aracın satışı için vekaletname bulunduğunu söylemesi üzerine sanıklar ..., ... ve katılan ...'nin, aracın noterlikte satışını yapmak üzere ... İlçesi'ne gittikleri, Sarıgöl Noterliği’nde ... adına düzenlenen üzerinde sanık ...’nın fotoğrafı yapışık sahte kimlik ile oluşturulan ... Noterliği 06/02/2006 tarih 1561 yevmiye nolu, ... tarafından sanık ...’a verilmiş gibi görünen satış vekaletnamesiyle aracın katılana satış işlemini yaptıkları ve 10.500 TL satış bedelini katılandan aldıkları; katılanın Sarıgöl Noterliği 02/03/2006 tarihli bu satış sözleşmesi ile aracın adına tescili için ... Gaziemir Trafik Tescil Bürosu'na gittiğinde ... nolu plakanın ... ili Kula ilçesine gittiğinin ve plakanın herhangi bir araca ait olmadığını gördüğü olayda;
1 Sanık ... 'nın diğer sanıkları tanımadığını söylediği halde nüfus cüzdanını vererek adına vekaletname çıkarmalarına müsaade ettiği ve sonra da bu vekaletname ile aracın satışını yaptığının anlaşılması karşısında; suça katıldığının sabit olduğu gözetilmeden, dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen savunmaya değer verilerek beraat hükmü kurulması,
2 Sahte noter vekaletnamesi ve satış belgesinin Noterlik Kanununun 82. maddesi uyarınca sahteliği kanıtlanıncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olduğu gözetilmeden TCK'nın 204. maddesinin 3. fıkrası yerine 1. fıkrası hükmü ile uygulama yapılarak eksik ceza tayin edilmesi,
3 Noterler kamu kurumu olmasalar da kamu kurumu olan Trafik Tescil Büro Amirliği'nin ve Nüfus Müdürlüğü'nün maddi varlıklarından sayılan sahte araç plakası, trafik tescil belgesi ve nüfus cüzdanının kullanılması nedeniyle nitelikli yerine basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
a Sahtecilik suçundan Sanık ... hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanması sonucu “2 yıl 7 ay 7 gün” yerine “2 yıl 8 ay 2 gün” denilerek fazla ceza tayini,
b Dolandırıcılık suçunda hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 28.01.2026 07:52:46