Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
13. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/1171
2020/4977
22 Haziran 2020
MAHKEMESİ: Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı müteveffa Halil Meriç'in ipotekli taşınmazını satın aldığını, taşınmaz üzerine ....'in davalı bankadan aldığı konut kredisi nedeniyle ipotek konulduğunu, Halil ile aralarındaki satım sözleşmesine göre satış bedelinin bir kısmını nakit ödediğini, kalanını ise müteveffanın davalı bankaya olan kredi borcunu ödeyerek kapatmakta olduğunu, bu güne kadar taksitleri geciktirmeden tam olarak ödediğini ancak, bankanın kendisine gönderdiği bir ihtarla kredi hesabının kat edildiğini ve 33.130,76 TL'nin ödenmesi gerektiğini bildirdiğini, ödemelerini aksatmadığı için bankanın hesabı kat etmesinin haksız olduğunu bankaya muaccel ödememiş bir borcunun olmadığını ileri sürerek; davalıya 33.130,76 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kredi taksitlerinin eksik veya geç ödenmesi nedeniyle kredi hesabının kat edilmesinin hukuka uygun olduğunu ileri sürerek; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacının davalıya 33.130,76 TL borçlu olmadığının tespitine, davalının %20 oranında kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1 Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2 Dava icra takibinden önce açılan menfi tespit davasıdır. Davacı, icra takibi tehlikesiyle davalının ihtarnamesinde ödenmesini istediği 33.130,76 TL kadar davalıya borçlu olmadığının tespiti için iş bu menfi tespit davasını açmış, davalının davacı hakkında, yargılama sırasında 22/10/2012 tarihinde toplam 30.442,76 TL alacak üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatmasının ardından davacı tarafından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesi talep edilmiş ve mahkemece, nihai kararla birlikte dava değeri (33.130,76 TL)'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmiştir.
Menfi tespit ve istirdat davalarına ilişkin, 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 7.maddesinin 5.fıkrası hükmüne göre borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
Somut olayda, icra takibi davanın açılmasından sonra başlatılmış olup, dava tarihinde davacıyı dava açmaya zorlayan bir icra takibi bulunmadığından Mahkemece davacının talebi üzerine kötü niyet tazminatına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK m.438/7 hükmü gereği, "davalının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine" hükmünün, hüküm sonucundan çıkartılmak suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın, "davalının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine" hükmünün, hüküm sonucundan çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 20:32:42