Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/9013 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/9013

Karar No

2026/1605

Karar Tarihi

5 Mart 2026

12. Hukuk Dairesi 2025/9013 E. , 2026/1605 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki dava sonucu Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün Dairemizce bozulması üzerine, verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası Dairemize gönderilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşülüp, düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373. maddesinin 5. fıkrası “İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir.” hükmünü içermektedir. Dairemizce verilen 21.05.2025 tarih ve 2025/2642 E.-2025/4191 K. sayılı bozma kararı usul ve yasaya uygun bulunmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

Üye ...’ın Karşı Oy Yazısı; Bölge Adliye Mahkemesince; "Dairemizin 31/01/2025 tarih ve 2024/1615 Esas - 2025/208 Karar sayılı sayılı kararı ile, davalı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nun 353/1-b(2) maddesi uyarınca Menemen İcra Hukuk Mahkemesinin 28/03/2024 tarih ve 2023/259 Esas - 2024/63 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2018/2420 Esas sayılı takip dosyasında icra emrinin davacı borçlular ..., ..., ... ve ... yönüyle iptaline karar verilmiş, Dairemiz kararına karşı davalı alacaklı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 21/05/2025 tarih ve 2025/2642 Esas - 2025/4191 Karar sayılı ilamı ile; "Somut olayda, tahsili talep edilen alacağın, takibin dayanağı olan ilamda birleşen (Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/240 Esas-2018/237 Karar sayılı) davada hükmedilen tazminat alacağı olduğu, hükmün anılan alacağa ilişkin olan “A)” fıkrasının “2” nolu bendinde belirlenen tazminat tutarının “... davalılardan arsa payları oranında tahsili”ne karar verildiği görülmüş olup anılan hükmün infaza elverişli olduğu anlaşılmıştır. O halde, borçluların dayanak ilam hükmünde belirtilen arsa paylarının tespiti ile gerektiğinde dayanak ilamda hükme esas alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.." gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına ve dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2018/2420 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davalı alacaklı tarafından diğer borçlularla birlikte davacı borçlular aleyhine Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03/10/2023 tarihli, 2021/5 E., 2023/287 K. sayılı ilamına dayanılarak ilamlı icra takibine başlandığı, icra emrinin davacı borçlular vekiline 27/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Somut olayda, takip dayanağı Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/10/2023 tarihli, 2021/5 E., 2023/287 K. sayılı ilamının incelenmesinde, ilamın hüküm bölümünün (A) bendinde; "A-) Birleşen Menemen 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/240 Esas - 2018/237 Karar sayılı dosyası yönünden: 1- Davanın KABULÜ ile, Davacı ... Ltd Şti. İle davalı arsa sahipleri arasında düzenlenen Karşıyaka 5.Noterliğinin 27/12/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı, İzmir 3.Noterliğinin 15/01/2014 tarih ve 736 yevmiye numaralı, Karşıyaka 6.Noterliğinin 19/02/2014 tarih ve 2887 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri ile İzmir 21.Noterliğinin 18/01/2016 tarih ve 1670 yevmiye numaralı,İzmir 21.Noterliğinin 19/01/2016 tarih ve 1785 yevmiye numaralı tadil sözleşmelerinin FESHİNE, 2-Davacı ... Ltd Şti. ile davalı arsa sahipleri arasında düzenlenen Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri ile tadil sözleşmelerinin feshi nedeniyle, yüklenici Davacı ... Ltd Şti'nin yapmış olduğu imalatların karşılığı olarak belirlenen 11.423.851,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan arsa payları oranında tahsili ile davacı ... Ltd Şti.'ne ÖDENMESİNE" şeklinde hüküm kurulmuştur. Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/10/2023 tarihli, 2021/5 E., 2023/287 K. sayılı ilamından, Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/240 Esas - 2018/237 Karar sayılı eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasının, 2021/5 E. sayılı ticari satımdan ESAS NO : 2025/9013 kaynaklanan menfi tespit davasına ilişkin asıl dosya ile birleştirildiği ve birleşen tazminat davasına ilişkin olarak yukarıda belirtilen hükmün (A) bendinde karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesine göre “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur.” Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulunun 2007/14-778 E., 2007/611K. sayılı kararı, Yargıtay 12. HD'nin 07/05/2025 tarihli, 2025/2185 E, 2025/3717 K. sayılı ilamı). İlamların infaz edilecek kısmı, hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. Gerek icra dairesi ve gerekse sınırlı yetkili icra mahkemesi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas -1997/776 Karar; 22.03.2006 gün ve 2006/12-92 Esas-2006/85 Karar; 25.06.2008 gün ve 2008/12-451 Esas- 2008/453 Karar sayılı ilamları). Somut olayda, takip dayanağı Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/10/2023 tarihli, 2021/5 E., 2023/287 K. sayılı ilamında, tazminat talebine ilişkin birleşen Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/240 Esas - 2018/237 Karar sayılı dosyası yönünden, davacı ... Ltd. Şti. ile davalı arsa sahipleri arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ile tadil sözleşmelerinin feshi nedeniyle, yüklenici davacı ... Ltd. Şti'nin yapmış olduğu imalatların karşılığı olarak belirlenen 11.423.851,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan arsa payları oranında tahsili ile davacı ... Ltd Şti.'ne ödenmesine" hükmedilmiştir. İlk derece mahkemesince yapmış olduğu imalatların karşılığı olarak belirlenen 11.423.851,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan arsa payları oranında tahsili ile davacı şirkete ödenmesine hükmedilmiş, tazminat talebine ilişkin birleşen Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/240 Esas - 2018/237 Karar sayılı dosyada dava dilekçesinde, sair talepler dışında davacı şirket ve davalılar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ve tamamlayıcı mahiyette tadil sözleşmeleri düzenlendiği, sözleşmelerin konusunun İzmir ili, Menemen İlçesi, Ulukent Mahallesi, 32 58... ada, 1 parseller üzerine inşaat yapılması olduğu belirtilerek öncelikle inşaatın geldiği seviye dikkate alınarak feshin ileriye etkili olarak değerlendirilmesi suretiyle sözleşmenin tasfiyesine ve inşaatı getirdiği seviyeyle orantılı olarak davacı şirketin hak sahibi kılınmasına ve bu bedelin karşılığı olarak davalılardan arsa payları oranında fiili haksız fesih tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazminatın alınarak davacı şirkete ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince her ne kadar davacının yapmış olduğu imalatların karşılığı olarak belirlenen 11.423.851,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan arsa payları oranında tahsili ile davacı ... Ltd Şti.'ne ödenmesine karar verilmişse de, birleşen 2018/240 Esas - 2018/237 Karar sayılı dosyada, 3258 ada, 1 parsel ve 3260 ada, 1 parsel olmak üzere üzerinde bina yapılacak olan iki adet taşınmazın söz konusu olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği üzere her iki taşınmaz üzerindeki inşaatların geldiği seviyenin farklı olduğu, bu sebeple hükmedilen ESAS NO : 2025/9013 tazminatın basit bir arsa payına dayalı paylaştırmaya tabi olmayıp, her bir parsel için ayrı ayrı olmak üzere inşaatların tamamlanma seviyesine göre paylaştırılmasının söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Yine ilk derece mahkemesince, gerekçe kısmında birden fazla kök ve ek bilirkişi raporu aldırıldığı, bu raporlardan 23/03/2023 tarihli ek rapora itibar edildiği belirtilmişse de, takip dayanağı ilamın hüküm bölümünde hangi bilirkişi raporuna itibar edildiğine ilişkin bir atıf bulunmadığı görülmüştür. Hükmün bilirkişi raporu doğrultusunda uygulanabilmesi için, gerekçe kısmında hangi bilirkişi raporuna itibar edildiğinin belirtilmesi yeterli olmayıp, hüküm kısmında da bilirkişi raporuna atıf yapılması, HMK'nun 297. maddesi uyarınca gerekçe ve hükmün bir bütün halinde infazda tereddüt uyandırmaması gerekir. Bu sebeple, ilk derece mahkemesince, hüküm kısmında açıkça ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde 3258 ada, 1 parsel ve 3260 ada, 1 parsel olmak üzere üzerinde bina yapılacak olan iki adet taşınmaz için davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği üzere her iki taşınmaz üzerindeki inşaatların geldiği farklı seviyeler dikkate alınarak arsa payları oranında her bir hissedar için ayrı ayrı hükmedilen tazminat miktarı hükümde gösterilmeksizin, hükümde bu hisselerin belirlendiği birden fazla bilirkişi raporundan hangi tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmişse o bilirkişi raporuna atıfta bulunmaksızın kurulan hüküm HMK'nun 297. maddesi uyarınca infazı mümkün bir hüküm değildir ( Yargıtay 6. HD'nin 22/06/2023 tarihli, 2023/1445 E, 2023/2484 K. sayılı içtihadı). Tefhim veya tebliğ edilen bir kararda değişiklik yapılması 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre iki halde olanaklıdır. Bu hallerden biri HMK'nın 304. maddesinde düzenlenen "hükmün tashihi", diğeri ise HMK'nın 305. maddesinde düzenlenen "hükmün tavzihi"dir. HMK'nın 304. maddesinde düzenlenen "hükmün tashihi" yolu ile "hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar" yine 304. maddede belirtilen usul ile düzeltilebilir. ''Hükmün tavzihi" ise HMK'nın 305. maddesindeki düzenlemeye göre hükmün açıklanması veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesidir. Tavzih usulü HMK'nın 306. maddesinde düzenlenmiştir. HMK'nın "tavzih ve tamamlama talebi ile usulü" başlıklı 306. maddesinde; "(1) tavzih veya tamamlama, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih veya tamamlama talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur." şeklinde tavzih ve tamamlama talebi halinde yapılacak işlemler emredici bir şekilde sayılmıştır. Ayrıca HMK'nın 305/2. maddesine göre "hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." HMK madde 305/A (Ek:22/7/2020-7251/27 md.); (1)Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." düzenlemesi getirilmiştir (Yargıtay 12. HD'nin 16/09/2025 tarihli, 2025/3468 E, 2025/5343 K. sayılı içtihadı). Takip dayanağı Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/10/2023 tarihli, 2021/5 E., 2023/287 K. sayılı ilamında, birleştirilen Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/240 Esas - 2018/237 Karar sayılı dosyasına ilişkin hükmün (A) bendinin 2. fıkrasında " yüklenici davacı ... Ltd Şti'nin yapmış olduğu imalatların karşılığı olarak ESAS NO : 2025/9013 belirlenen 11.423.851,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan arsa payları oranında tahsili ile davacı ... Ltd Şti.'ne ödenmesine" hükmedilmişse de, bilirkişi raporunda birleştirilen tazminat davasına konu iki adet taşınmazdan 3258 ada, 1 parsel yönüyle davalılardan Gökhan Tunal'ın hissesi olmadığı belirtilmiş, hükümde böyle bir açıklamaya yer verilmeksizin sadece ".... davalılardan arsa payları oranında tahsili..." şeklinde tüm davalıları kapsayacak şekilde karar verilmiş, her bir taşınmaz için hissedarlar ayrı ayrı belirtilmediğinden açık ve net hüküm bulunmaması sebebiyle infazda tereddüt yaratılmıştır. Takip dayanağı ilama ilişkin Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/5 E., 2023/287 K. sayılı dava dosyasının UYAP sitemi üzerinden incelenmesinde, gerekçede karara esas alındığı belirtilen ek bilirkişi raporuna göre gerek davalılara ilişkin her iki taşınmaz yönüyle tamamlanan yapı imalat bedellerine göre ayrı ayrı hisse oranlarının, gerekse davalılardan Gökhan Tunal'ın başlıkta yer almasına rağmen 3258 ada, 1 parsel yönüyle hissedar olmadığına ilişkin hükümde bir düzeltmeye dair tavzih kararının ya da HMK'nun 305/A maddesi uyarınca ek kararın mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda değinildiği üzere, ilamların infaz edilecek kısmı, hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. Gerek icra dairesi ve gerekse sınırlı yetkili icra mahkemesi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas -1997/776 Karar; 22.03.2006 gün ve 2006/12-92 Esas-2006/85 Karar; 25.06.2008 gün ve 2008/12-451 Esas- 2008/453 Karar sayılı ilamları). Somut olaya benzer şekilde, takip dayanağı ilamda hükmedilen tutarın davalılardan alınarak davacıya hisseleri oranında verilmesine hükmedilmesi ve ilam başlığında bulunan davalı veya davalıların, bilirkişi raporu dışında hükümde açıkça hissesinin bulunmadığının belirtilmemesi, bilirkişi raporuna göre hüküm ve başlıktaki hissedar arasında infaz açısından çelişki olması halinde bu durumun tavzih ve HMK'nun 305/A maddesine göre verilmiş ek karar dışında yorum yoluyla düzeltilemeyeceğine, takip dayanağı ilamın infaz kabiliyeti bulunmadığından takibin iptali gerektiğine dair Yargıtay içtihatları bulunmaktadır ( Yargıtay 12. HD'nin 17/01/2019 tarihli, 2018/15150 E, 2019/459 K. sayılı içtihadı). Her ne kadar davalı alacaklı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ve istinaf başvurusunda, takip dayanağı ilama ilişkin dosyada bilirkişi raporu bulunduğu, kararın rapora göre tesis edildiği, bu hususun karar gerekçesinde açıkça yazılı olduğu belirtilmişse de, infaz edilecek hüküm kısmında hangi bilirkişi raporuna itibar edileceğine ilişkin atıf bulunmayıp, gerek icra dairesi ve gerekse sınırlı yetkili icra mahkemesi tarafından ilamın gerekçesi, bilirkişi raporu ve hüküm birlikte yorumlanarak ilamın infaz edilecek kısmı olan hüküm bölümünün yorum yolu ile belirlemesi söz konusu değildir. 6100 sayılı HMK'nın ''Taleple Bağlılık İlkesi'' başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; ''Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir'' hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hakim tarafların talepleri ile bağlı olup, bu talepten başka bir şeye karar veremez. Somut uyuşmazlıkta, ilamın infazının mümkün olmadığı yönündeki değerlendirme doğru olmakla birlikte dava dilekçesinde şikayet edenler vekilinin takibin iptalini talep etmeyip icra emrinin iptalini talep ettiği, dolayısıyla talep aşılmak suretiyle takibin iptaline karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır (Yargıtay 12. HD'nin 02/10/2023 tarihli, 2023/5495 E, 2023/5540 K. sayılı içtihadı). Her ne kadar Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 21/05/2025 tarih ve 2025/2642 Esas - ESAS NO : 2025/9013 2025/4191 Karar sayılı bozma ilamında borçluların dayanak ilam hükmünde belirtilen arsa paylarının tespiti ile gerektiğinde dayanak ilamda hükme esas alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek Dairemizin 31.01.2025 tarih ve 2024/1615 E.-2025/208 K. sayılı kararının bozulmasına karar verilmişse de, hükümde atıf bulunmamasına rağmen gerekçe içeriğinde yer alan ek bilirkişi raporu esas alınmak, hatta yeni bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle hükümde belirtilmeyen, tavzih yoluyla ya da HMK'nun 305/A maddesine göre verilmiş ek karar ile de düzeltilmeyen hisse oranları ve hissedarların dar yetkili icra mahkemesince belirlenmesi, ilamların infaz edilecek kısmının hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazının zorunlu olduğu ve gerek icra dairesi, gerekse sınırlı yetkili icra mahkemesinin ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip olmadığına ilişkin yerleşik ve istikrarlı Yargıtay içtihatlarındaki görüşle uyumlu değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, Dairemizin 31/01/2025 tarih ve 2024/1615 Esas - 2025/208 Karar sayılı kararında direnilmesine, davalı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Menemen İcra Hukuk Mahkemesi'nin 28/03/2024 tarih ve 2023/259 Esas - 2024/63 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b(2) maddesi uyarınca kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2018/2420 Esas sayılı takip dosyasında icra emrinin davacı borçlular ..., ..., ... ve ... yönüyle iptaline karar vermek gerekmiştir..." şeklinde direnme kararı verildiği, bu kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme karar gerekçesi içeriği emsal HGK ve Dairemiz kararları ile aynı şekilde Dairemizin 11.02.2019 tarih, 2018/16338 Esas-2019/1704 Karar, 21.05.2019 tarih, 2018/7761 Esas-2019/8716 Karar, 15.10.2019 tarih, 2018/110 03... /14926 Karar, 18.09.2019 tarih, 2019/9956 Esas-2019/12921 Karar sayılı emsal içtihatları bir arada değerlendirildiğinde; HMK'nın 373/5. fıkrası gereğince Dairemizin 21.05.2025 tarih ve 2025/2642 Esas-2025/4191 Karar sayılı BOZMA kararının kaldırılmasına, alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 19.09.2025 tarih, 2025/1251 Esas-2025/614 Karar sayılı direnme kararının ONANMASI gerekirken, Dairemizin sayın çoğunluğunun aksi yöndeki Hukuk Genel Kuruluna gönderme kararına katılamıyorum.05.03.2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.