Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/779

Karar No

2023/5438

Karar Tarihi

27 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalının temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; dava konusu haczin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği ve borçlu şirketin ticaret sicil adresinde gerçekleştirildiğini, haciz mahallinde davalı borçlu şirkete ait belge ve evraklara rastlanıldığını, borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında muvazaalı işlemler yapıldığını ileri sürerek davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı üçüncü kişi vekili cevap dilekçesinde; geçerli bir haczin bulunmadığını, davanın süresi içerisinde açılmadığını, borçlu ile muvazaalı işlemler yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu şirketin 31.12.2018 tarihinde ticaret sicilinden terk edildiği, şirketin ihya edildiğine dair herhangi bir kaydın yer almadığı, haczin yok hükmünde olduğu, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı alacaklı, müvekkili şirket ticaret sicilinden terkin edilmişse de davanın devam ederken şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verilmesinin talep edildiğini, ancak taleplerinin reddedildiğini, Aksaray 1. İcra Müdürlüğü 2018/22918 Esas sayılı dosyası derdest iken gerçekleştirilen sicilden terkin işleminin hukuka aykırı olduğunu, şirketin pay sahipleri tarafından ek tasfiye işlemlerinin talep edilmesi yönünden hukuki yararları olması nedeniyle ihya davası açma hakkının bulunduğunu, derdest ihya davasının eldeki davada bekletici mesele yapılması gerektiği gözetilmeksizin davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, borçluyla istihkak iddia eden üçüncü şahıs arasında organik bağın mevcut olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 14.01.2022 tarihli haczin davacı alacaklı şirketin ticaret sicilinde terkin edildiği 31.12.2018 tarihinden sonra olduğu, haciz tarihi itibariyle alacaklı şirketin ihya edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve kayıt bulunmadığıı, şirketin haciz tarihinde bir tüzel kişiliğinin bulunmadığı, haczin yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davacı alacaklı tarafından açılan davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, her dava ve şikayetin açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilmesi gerektiği, şirketin sonradan ihya edilmesiyle haciz işleminin geçerli hale gelmeyeceği gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı alacaklı vekili, istinaf dilekçesini tekrarla ihya davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davanın sonucunun doğrudan etkili olduğunu, eldeki davanın süresinde açıldığını, borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ olduğunu, muvazaalı işlemler yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 97 ve 99 uncu maddeleri

  1. Değerlendirme

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konuya ilişkin yasal düzenlemeler ile kavramlar üzerinde kısaca durulmasında yarar bulunmaktadır.

Davada husumet ve sıfat kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılamaz, hüküm verilemez.

Şirketlere ait alacağın veya borcun varlığı ya da malvarlığı ile ilgili olmasa da taraf sıfatını gerektiren devam eden hukukî ilişkilerinin söz konusu olduğu hâllerde ticaret sicilinden silinme şirketin gerçekten ve kesin olarak ortadan kalkmış olması sonucunu doğurmaz; bu hukukî ilişkilerin sonlandırılabilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin devamının sağlanması gerekir.

Şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra tasfiye işlemlerinin eksik yahut kanuna aykırı yapıldığının anlaşılması, tasfiye aşamasında değerlendirilmemiş şirkete ait mal varlığı değerlerinin bulunması, organlara karşı sorumluluk davası açılması, şirkete karşı açılmış dava veya icra takibinin bulunması gibi şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebilmesi mümkündür. Ek tasfiye nedenleri Kanun’da da sınırlı sayıda belirlenmediğinden yukarıda belirtilenler yanında somut hakka dayanan tüm talepler, şirketin ek tasfiye sürecine girmesi bakımından geçerlidir (Erdoğan, Rumeysa: Anonim Şirketlerde Ek Tasfiye, Türkiye ... Akademisi Dergisi, Sayı 43, 2020, s. 115 144, s. 115, 122).

Ek tasfiyede amaç, yapılması gereken bazı tasfiye işlemleri yapılmaksızın tasfiyesi kapatılan ve ticaret sicilinden terkin olunan şirketin, anılan eksik ve yapılması zorunlu tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi için tekrar tasfiye aşamasına döndürülmesidir. Niteliği itibariyle geçici bir önlem olan ek tasfiye, yapılması ihmâl edilen tasfiye işlemlerinin tamamlanmasına kadar devam edecek olup bu durum TTK’nın 547. maddesinde de açıkça ifade edilmiştir (Tekinalp, Ünal: Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, 4. Bası, İstanbul 2015, s. 207, 208). Bu anlamda ek tasfiye, tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet etmekle şirketin önceki tasfiye işlemlerinin devamıdır.

Bu aşamada uyuşmazlıkla ilgili olarak terkin edilmiş olan bir şirketin bir davada taraf olarak yer alabilmesi bağlamında ek tasfiyenin rolü üzerinde de durulmalıdır. Herhangi bir ticaret şirketinin davada taraf olabilmesi, taraf ve dava ehliyetinin varlığına bağlıdır. Bahsedilen ehliyetler ise hukuken var olan bir tüzel kişiliği gerektirmektedir. Oysaki ticaret sicilinden terkin edilen bir şirketin tüzel kişiliği, terkin işlemiyle birlikte sona erecektir (TTK m. 545). Buradan hareketle tasfiyesi tamamlanmış veya tamamlanmamış, bir şekilde sicilden terkin edilmiş bir şirket ile ilgili veya onun aleyhinde bu gibi ihtiyacın doğması hâlinde şirket hakkında TTK’nın 547. maddesi çerçevesinde ek tasfiye prosedürünün tamamlanması gerekir. Bu tür bir ihtiyaçla ek tasfiye aşamasına döndürülerek ihya edilen şirketin ek tasfiyesi, açılan dava ile ortaya çıkan hukukî ihtilafın giderilmesi amacıyla sınırlı olacaktır. Ek tasfiye için TTK’nın 547. maddesine dayalı olarak açılan ve uygulamada “ ihya” davası olarak adlandırılan davada mahkemece, talep kabul edilerek şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyasına karar verilmesi durumunda aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, taraflarca talep edilmese dahi, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verilmelidir. Dolayısıyla geçici 7. madde kapsamında hukuka uygun olarak terkin edilen şirketin ihyasına ilişkin talebin kabul edilmesi hâlinde verilecek olan karar, sonradan ortaya çıkan hukukî ihtilafın çözümü amacıyla sınırlı olarak şirketin TTK’nın 547. maddesi anlamında ek tasfiye kapsamına alınması niteliğinde olduğundan mahkemece, ek tasfiye için tasfiye memuru tayin edilmelidir. (HGK 25.01.2022 tarih 2019/11 118 E. 2022/47 K.)

Somut olayda, 11.12.2013 tarihinde takip başlatıldığı, borçlu şirkete ödeme emrinin 16.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleşerek dava konusu haczin 14.01.2022 tarihinde yapıldığı, davacı alacaklı şirketin 31.12.2018 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, eldeki davanın ise 10.2.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Kesinleşen alacağın tahsili ve davaya devam olunması için davacı şirketin ihyası mümkün olup Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ( Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2022/279 Esas sayılı dosyası üzerinden, şirketin yeniden ihyası için dava açıldığı belirtilmiş ise de, mahkemece incelenmediğinden açılan bu ihya davasının eldeki dava sebebiyle açılıp açılmadığı tespit edilememiştir.

Bu sebeple, öncelikle Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/279 Esas sayılı dava dosyası getirtilerek, bu davanın eldeki davayla ilgili açılmış bir ihya davası olup olmadığının belirlenmesi, eldeki dava için açılmış bir ihya davası ise bu davanın sonucunun beklenmesi, şirketin ihyasından sonra, davaya dahil edilmesi, bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra da davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekir. Anılan davanın temyize konu dava için açılmadığı belirlenmesi halinde ise, Mahkemece, davacı şirketin ihyası amacıyla dava açması için süre verilmesi, dava açıldıktan sonra bu davanın sonucunun beklenmesi, şirketin ihyasından sonra, davaya dahil edilmesi, taraf teşkili bu şekilde sağlandıktan sonra da davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:29:16

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim