Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/13791
2023/5376
26 Eylül 2023
...
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/792 E., 2022/3218 K.
...
...
...
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/955 E., 2022/151 K.
Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile tebliğ tarihinin ıttıla tarihi 11.11.2021 olarak düzeltilmesine, sair itirazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Borçlu şikayet dilekçesinde;ödeme emrinin şirket çalışanı dahi olmayan "..." adlı şahsa tebliğ edilerek takibin hukuka aykırı bir şekilde kesinleştirildiğini, borçlu şirkete ait araç ve banka hesaplarına haciz işlendiğini, takipten 11.11.2021 tarihinde haberdar olduklarını, 02.11.2021 tarihinde şirket adresine hacze gelinmiş ise de tutanakta şirket çalışanı olarak belirtilen kişinin adının dahi yazılmadığını, süresi içinde icra müdürlüğüne itiraz dilekçesi sunulduğunu ileri sürerek usulsüz tebliğ şikayetinin kabulüne, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 11.11.2021 olarak tespitine, süresinde vermiş oldukları itiraz dilekçesi nedeni ile takibin durdurulmasına, haczedilen tüm malların iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde;ödeme emrinin şirketin daimi çalışanı olduğunu beyan eden...'a tebliğ edildiğini, haciz işlemi sırasında şirkette bulunan şirket yetkilisi huzurunda işlem yapıldığını, haciz sırasında tebliğ tarihine dair bir itirazda bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte borçlunun borçtan haberinin olmadığı düşünülse dahi 02.11.2021 tarihinde yapılan hacizden haberdar olduğunun resmi belge ile sabit olduğunu belirterek şikayetin reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Emniyet Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ile; ... isimli çalışanın olmadığının tespit edildiği, Sosyal Güvenlik Merkezinden gelen müzekkere cevabında davacı şirkette "..." isminde çalışanın olmadığının bildirildiği, ödeme emrinin "tüzel kişiliğin temsilcisi tebliğ anında adresinde bulunamaması, toplantıda olması sebebiyle daimi işçisi ...'a tebliğ edildi." meşruatıyla tebliğ işleminin yapıldığı, tebligatı alan şahsın şirket yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak almaya yetkilendirilmiş, evrak müdürü gibi bir çalışan olup olmadığı tespit ve şerh edilmeden ve yine bu işlerle görevlendirilmiş başka bir çalışan olup olmadığı araştırılmadan doğrudan tebligat yapılmış olması nedeniyle usulüne uygun tebligat yapılmadığı, 02.11.2021 tarihli haciz tutanağının tetkikinde haciz esnasında mahalde davacı şirket yetkilisinin bulunduğuna dair herhangi bir kayıt yer almadığı gibi şirket çalışanı olarak yazılan şahsın kim olduğununda tutanakta yazılmadığı bu durumda haczin yapıldığı 02.11.2021 tarihinin muttalı tarihi olarak kabul edilemeyeceği gerekçeleri ile şikayetin kabulü ile tebliğ tarihinin ıttıla tarihi 11.11.2021 olarak düzeltilmesine, sair itirazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde; borçlunun ıttıla tarihinin 11.11.2021 olmasının mümkün olmadığını, 02.11.2021 tarihinde haciz sırasında takipten haberdar olduğunu, İlk Derece Mahkemesince ıttıla tarihinin 11.11.2021 olarak kabul edilmesinin usulsüz olduğunu, tebliğ memurunun beyanları alınmadan eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu şirket adına çıkarılan tebligatın "Tüzel kişinin temsilcisi tebliğ anında adresinde bulunamaması, toplantıda olması sebebiyle daimi işçisi ... imzasına" 06.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ işlemi sırasında, tebligatı alan şahsın şirket yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak almaya yetkilendirilmiş, evrak müdürü gibi bir çalışan olup olmadığı tespit ve şerh edilmeden ve yine bu işlerle görevlendirilmiş başka bir çalışan olup olmadığı araştırılmadan doğrudan tebligat yapıldığı, ayrıca SGK'dan gelen yazı cevabında da davacı şirkette ... isimli çalışanın olmadığının belirtildiği, davalı tarafça davacının haciz sırasında takipten haberdar olduğu beyan edilmiş ise de, 02.11.2021 tarihli haciz tutanağının incelenmesinde mahalde davacı şirket yetkilisinin bulunduğuna dair herhangi bir kaydın yer almadığı, yapılan tebligatın Tebligat Kanunu'nun 12. maddesi ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesine aykırı olduğu, İlk Derece Mahkemesince davacının usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile 11.11.2021 tarihinin tebliğ tarihi olarak kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçeleri ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayetine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
Tebligat Kanunu'nun 12, 13, 21, 32 nci maddeleri
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:30:02