Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/13824
2023/5207
20 Eylül 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkilin 01.09.2021 tarihli fatura ile satın aldığını, enjeksiyon makinesinin bedelini ödediğini ancak satıma konu makinenin söküm işleminin teknik ekip tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini, teknik ekibin gelmesi beklenilen zaman içerisinde menkulün haczedildiğini belirterek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu makinenin borçluya ait olan haciz mahallinde kullanılmaya devam edildiğini, söküm için beklendiği iddia edilen makinenin kullanılmaması gerektiğini, makinenin gerçek bedeli ile davacının satın aldığını iddia ettiği bedel arasındaki fahiş fark olduğunu, yapılan satışın gerçek bir satış olmadığını, davacının söz konusu makine ile faaliyet gösterebileceği bir faaliyet alanı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
- Davalı borçlu vekili, mahcuzun davacı üçüncü kişiye ait olduğunu belirterek davayı kabul etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlunun haciz mahallinde hazır olduğu, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda makinanın satışına ilişkin faturanın ticari deftere kaydedildiği belirtilmiş ise defterinin kapanışının henüz yapılmadığı,
satış ile takip dayanağı senet arasında 4 gün zaman dilimi olduğu, her zaman düzenlenmesi mümkün ve ayırt edici özellikleri bulunmayan faturaların mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı üçüncü kişi vekili, eksik inceleme sonucu karar verildiğini, haciz mahallinin dava dışı Birko A.Ş.'ye ait olup müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığı döneminde dahili davalıya kiralandığını, kira sözleşmesi devam ederken dahili davalının Plastik Enjeksiyon makinesini satışa çıkardığından haberdar olan müvekkilinin satın aldığı makineyi üretim ve ticari faaliyet de kullanmaktan ziyade gerekli bakım ve tamiratını yaptırarak kazanç elde etmeyi amacıyla satın alındığını, müvekkilinin 2. el makine alım satım işleri ile uğraştığının tespit edilebilecek durumda olmasına rağmen mahkemece bu yönde hiçbir araştırma yapılmadan davalılar arasındaki ilişki üzerinden yargılamanın yürütüldüğünü, arızası ve tamir ihtiyacı gözetilmeden düzenlenen kıymet taktiri raporuna istinaden bu hususun davanın reddi gerekçesi yapılmasının hatalı olduğunu, e arşiv fatura uygulaması sonrası geriye dönük düzenlenmenin mümkün olmadığını, Bor Vergi Dairesinin müzekkere cevabından da anlaşılacağı üzere makine satış tarihinden sonra kullanılmadığını yalnızca stoktaki malzemelerin satıldığını belirtmiştir.
2.Davalı borçlu vekili, arıza ve hasarları ile yapılan tamiratların dava konusu makinenin kıymetine etki edeceği değerlendirilmediğini, satışın gerçekleştiği tarih itibariyle sıfır veya işlem görmemiş nitelikteki makinelerin fiyatının 250.000,00 300.000,00 TL aralığında olduğunu, müvekkili şirketin basiretli tacir olarak hareket ederek sattığı makine bedelini mevzuat gereği banka yolu ile tahsil ettiğini, tahsil ettiği parayı borçlarını ödemek ve ticari hayatını idame ettirmek amacıyla kullandığını, 01.09.2022 tarihinden sonra herhangi bir üretimin olmadığını, yalnızca stoktaki malzemelerin satıldığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 3. kişi ile borçlu arasındaki işlemin muavazalı olduğu, Vergi Dairesinden getirtilen yazıya göre de istihkaka konu makinenin satışından sonra da borçlu tarafından bu makine ile üretilen kasaların üretimine ve satışına devam edildiği, satılmış bir makinenin borçlu tarafından kullanılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesi ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, istinaf dilekçesini tekrarla müvekkilin dava konusu makineyi ticari faaliyetinde kullanmak üzere değil alıp satarak kar temini maksatlı satın almış olduğunu, web sitelerinde bir hiç hasarı bulunmayan ürünlerin emsal fiyatlarının 250 350 bin arasında olduğunu belirterek kararın bozumasını istemiştir.
2.Davalı borçlu vekili, istinaf dilekçesini tekrarla, müvekkil tarafından mahcuzun tamiri için mesai ve masraf harcaması yapılamayacağından fiyatı uygun tutularak satış yapıldığını, makine tamir edilerek yapılan harcamaların üzerine kar marjı eklenerek satış yapılmasının ticari hayatın gerçeklerinden olduğunu, faturaların davacının ticari defterlerine mevzuata uygun şekilde kayıt edildiğini, müvekkil şirket tarafından depo edilen plastik kasaların makinenin satış tarihinden sonra yapılmış olmasının işbu dava yönünden bir etkisi bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK'nın 96 ncı vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nın 97 ve 99 uncu maddeleri
- Değerlendirme
1.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 97/son, aynı Kanunun 18/1. ve 366/1. maddesinin atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/7. maddesi de gözetildiğinde icra mahkemesinde görülen işler ivedi işlerden sayıldığından temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebinin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi:
2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı borçlu vekili temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85'er TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:32:42