Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/13158
2023/5074
18 Eylül 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki icra memur muamelesini şikayet sebebiyle yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne, 13.11.2017 tarihi itibariyle bakiye borç miktarının 187.345,90 TL olduğunun tespitine, 30.10.2019 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu belediye tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile, Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 26.11.2019 tarih ve 2018/964 Esas, 2019/1057 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu belediye tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu Belediye Başkanlığı vekili isteminde; karşı taraf alacaklı tarafından şikayetçi belediye hakkında kamulaştırmasız el atma davasında verilen ilama dayalı olarak yapılan takipte sonuncusu 11.08.2017 tarihinde olmak üzere ödemeler yapılarak borcun ödendiğini, ancak 13.11.2017 tarihinde tebliğ edilen bakiye borç muhtırasında bakiye borç çıkarıldığını, Belediye birimlerince yapılan hesaplamada icra dairelerinin yaptığı hesaplamaların hatalı olduğunun tespit edildiğini belirterek doğru bakiye borcun tespit edilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Karşı taraf vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz farkının hesabı nedeni ile hesaplamanın doğru olmayabileceğini, yanlışlığın Borçlar Kanununun 100. ve devamı maddelerinde gösterilen mahsup sırasının dikkate alınmamasından kaynaklanmış olabileceğini, kendilerinin de dosya kapak hesabına karşı dava açacaklarını ancak başka bir takip dosyasında yaptıkları şikayetin sonuçlanmasını beklediklerini, bilirkişi incelemesi yapılarak davacının borçlu olmasının tespit edilmesi halinde davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra takip dosyasının derdest olduğu; takibin kamulaştırmasız el atma davasında verilen ilama dayalı olarak yapıldığı, daha önce yapılan dosya kapak hesaplarına göre borçlu tarafından bir kısım ödemeler yapıldığı, en son 13.11.2017 tarihinde yapılan dosya kapak hesabına göre bakiye borç çıkarılarak bakiye borç muhtırası tebliğ edildiği, icra emrinde talep edilen %16/8 faiz oranının bu yönden itiraz getirilmediğinden kesinleşmiş olduğu, kesinleşen bu faiz oranına ve TBK 'nun 100 ve devamı maddeleri gereğince yapılan ödemelerin öncelikle işlemiş faiz masraf ve ferilerine mahsup edilmek suretiyle oluşaca
k duruma göre bakiye borç miktarının bilirkişi ikinci ek raporu ile tespit edildiği, buna göre şikayete konu 13.11.2017 tarihli dosya kapak hesabında bakiye borç miktarının yanlış belirlendiğinin anlaşıldığı, her ne kadar bakiye borç miktarı şikayete konu dosya kapak hesabında belirtilen miktardan fazla çıkmış olup iş bu davada şikayetçinin aleyhine bu miktarın değiştirilemeyeceği söylenebilirse de davalılar vekilinin de dosya kapak hesabının yanlış olduğunu bildirdiği, bu dosya kapak hesabına karşı kendilerinin de dava açma hazırlığında olduklarını belirttiği, bilirkişi incelemesi ile gerçek borç miktarının tespit edilmesini talep ettiği dikkate alınarak yeni bir uyuşmazlığa meydan verilmemesi bakımından şikayetin kabulüne, 13.11.2017 tarihi itibariyle bakiye borç miktarının 187.345,90 TL olduğunun tespitine, 30.10.2019 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu belediye vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Bilirkişi raporuna yapılan itirazın dikkate alınmadığı, ödemelerden sonra bakiye tutarların faizine yeniden faiz hesabı yapıldığı, icra müdürlüğünce yapılan hesaplamanın bile fazla olduğu, faize faiz işletildiği, bilirkişinin icra müdürlüğünden daha yüksek bir miktar hesaplamasının kabul edilemeyeceği, hesap bilirkişi vasıtasıyla dosya hesabının yeniden yapılması gerektiğinden bahisle istinaf incelemesi talep ettiği anlaşılmaktadır.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklılar tarafından dosya hesabının şikayet konusu edildiği icra mahkemesi kararları ve icra müdürlüğünce yapılan dosya hesabı ile borçlunun bilirkişi raporlarına yönelik itirazını ve istinaf başvurusunu faize faiz işletildiği hususuna hasretmesi dikkate alındığında, faize faiz işletilmesi söz konusu olmadığından bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde olmamakla birlikte mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken şikayet konusu edilen dosya hesabından daha fazla miktara hükmedilmesi isabetli görülmeyerek borçlunun istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 26.11.2019 tarih ve 2018/964 Esas, 2019/1057 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu belediye vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dava dilekçesi ve istinaf başvuru dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra müdürlüğünün 13.11.2017 tarihli dosya kapak hesabına itiraza yönelik şikayet istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ...
-
Yerleşik içtihat sonucu Anayasa md.46/son,
-
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu md.100 vd., md.131
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlu belediye vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:44