Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/13530
2023/4931
13 Eylül 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şikayet talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayet eden vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet edenler vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Üçüncü kişiler vekili, müvekkillerinin borçlu ile 2003 tarihli sözleşmeyle taşınmazların mülkiyetinin devredilmesi konusunda anlaştıklarını, müvekkillerinin bu tarihten itibaren satıcıya düzenli ödemelerini yaptıklarını, 2007 yılından itibaren söz konusu taşınmazlarda ikamet etmek suretiyle malik sıfatıyla zilyet olduklarını, ancak taşınmazların mülkiyetlerini devretmemesi nedeniyle borçlu hakkında suç duyurusunda bulunulduğu gibi borçluya karşı tapu iptal ve tescil davası açtıklarını, taşınmazların hukuken mülkiyetlerini tescilden önce kazandıklarını, takibin tarafı olmamalarına rağmen malik oldukları taşınmazlar hakkında haciz işlemi yapıldığını, satış talebinde bulunulduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; tapu iptal tescil davalarının açıldığı tarihte davacıların hacizlerden haberdar olmalarına rağmen yeni haberdar olmuş gibi hareket ederek huzurdaki davayı açmış olmalarının kötü niyetli olduklarını gösterdiğini, gayrimenkuller üzerine 2008 yılında haciz konulduğu ve tüm satış işlemlerinin süresinde yapıldığını, tapu iptal davalarının ise hacizlerin konulmasından sonra açıldığını, gayrimenkullerin haciz tarihinde borçlu Nedim Ateşen adına tapuda kayıtlı olduğunu, dava konusu gayrimenkuller üzerindeki hacizlerin kalkmasını gerektirecek hiçbir usulsüzlük bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu iptal ve tescil davalarının kesinleşme tarihlerinin, şikayet konusu gayrimenkullere haciz işleminin uygulandığı 2008 tarihinden sonra olduğu, haciz tarihinden önce davacılar lehine verilen ve kesinleşen bir tapu iptal ve tescil kararının bulunmadığı, ayrıca söz konusu ilamlarda haczin kaldırılması yönünde bir hüküm bulunmadığı, haciz tarihinde gayrimenkullerin borçlu Nedim Ateşen adına kayıtlı olduğu, dava konusu gayrimenkullerin satışı için avansların süresinde yatırıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde üçüncü kişiler vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Üçüncü kişi vekili, hacizli taşınmazlarda malik sıfatıyla zilyet olarak ikamet etmeye başladıklarını, davacı müvekkillerin söz konusu taşınmazları satın almalarına rağmen borçlu Nedim Ateşen'in başka vatandaşları dolandırması ve hapse girmesi nedeniyle taşınmazların mülkiyetlerini tapuda alamadıklarını ve müvekkillerinin tapu iptal tescil davası açmak durumunda kaldıklarını, tapu iptal ve tescil davaları haciz tarihlerinden sonra açılmış olsa da müvekkillerinin söz konusu taşınmazlarda çok önceki tarihlerde sözleşmeyle hak sahipleri olmalarının hacizlere de itiraz etmelerini haklı kıldığını, borçlunun çekişmeli mallarının en son haczedilmesi gerektiği, dava konusu malların da çekişmeli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayete konu taşınmazların haciz tarihlerinin 05.09.2008 ve 24.05.2008 olduğu, üçüncü kişiler tarafından açılan tapu iptal tescil kararlarının haciz tarihinden sonra kesinleştiği, haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı taşınmaz için 3. kişinin açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının kabul edilip kesinleşmesi halinde dahi, haciz tarihindeki mülkiyet durumuna etkisi olmayacağı, tescil kararı hacizden sonra verildiğinden ve tapudaki hacizlerin kaldırılması yönünde bir hüküm taşımadığından haczin kaldırılması isteminin 3. kişinin genel mahkemede açacağı davada tartışılabileceği, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, icra müdürlüğünce borçlunun çekişmeli mallarının en son haczedilmesi gerektiği belirtilmişse de; davacılar tarafından İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında ileri sürülmeyen savunmaların incelenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde üçüncü kişiler vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Üçüncü kişiler vekili, istinaf dilekçesini tekrarla borçlunun çekişmeli mallarının en son haczedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozumasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemine ilişkin olup, şikayet istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nın 97 ve 99 uncu maddeleri
- Değerlendirme
1.İİK’nın 96 ve bunu izleyen maddelerinde düzenlenen istihkak iddiasına ilişkin koşullar menkul mallar için uygulanmaktadır. Taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan, şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerekir (HGK’nın 24.09.1997 tarihli ve 1997/15 461 E. 1997/729 K.; HGK’nın 13.06.2001 tarihli ve 2001/12 461 E. 2001/516 K.; HGK’nın 31.03.2004 tarihli ve 2004/12 198 E. 2004/183 K.).
HMK'nın 33. maddesi gereğince, bir davada ileri sürülen olgulara dayalı olarak uyuşmazlığı nitelemek ve yasa maddelerini doğru olarak uygulamak hakimin görevidir. Yani hukuki tavsif hakime aittir.
Somut olayda; başvuru, taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemine ilişkin olup, şikayet mahiyetindedir. O halde, Mahkemece şikayetin reddi ile maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
-
Üçüncü kişiler vekili tarafın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, üçüncü kişi vekilinin sair temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “Alınması gereken nispi harç davacı vekili tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, ” ibaresinin çıkartılarak yerine “Alınması gerekli 59.30 TL harcın peşin alınan 234,64 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 175,34 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine" ibaresinin yazılması suretiyle, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:36:53