Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/12452
2023/4424
22 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1841 E., 2022/1873 K.
HÜKÜM/KARAR: Ret/Kabul/Kaldırma/Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/265 E., 2021/1161 K.
Taraflar arasındaki şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dosya yönünden şikayetin reddine, birleşen dosya yönünden ise şikayetin kısmen kabulü ile Ankara 13.İcra Müdürlüğü'nün 2020 3232 Esas sayılı takip dosyasındaki takip talebinde ve icra emrinde yer alan 117.562,36 USD asıl alacak için 20.02.2008 09.03.2020 arası işlemiş faizinin 60.170,51 USD olarak düzeltilmesine, şikayet konusu edilmeyen diğer alacak kalemleri ile birlikte takibin devamına, fazla talep edilen kısmın iptaline, davacının icra takibinin iptali talebinin reddine, karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen dosya şikayetçileri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; Asıl davada şikayetçi alacaklının istinaf başvurusunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, şikayetin kabulüne, Ankara 13.İcra Müdürlüğü 2020/3232 E. sayılı dosyasında icra müdürlüğünce şikayetçi alacaklının talebi doğrultusunda işlem yapılmasına, birleşen dava yönünden tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dosya şikayetçisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Asıl dosya şikayetçisi alacaklı icra mahkemesine başvurusunda; 21.02.2013 tarihli kesinleşmiş Hakem Kararına dayalı olarak davalı borçlu hakkında evvelce ihtiyati haciz kararını infaz eden Ankara 13.İcra Dairesinde borçlu tarafa yabancı para borcunu da kapsayan hakem kararına göre ilamlı icra takibi başlatıldığını, hakem kararına göre hazırlanan takip talebinin arka yüzündeki açıklamalarda hesaplanan yabancı para için alacağın tahsil tarihindeki Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının ödenmesinin talep edildiğini, asıl amaçlarının ödeme tarihindeki döviz alış kuru üzerinden hesaplama yapılması olduğunu, talep evrakının ön yüzünde "yabancı para alacakları için takip tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk Lirası" ifadesinin yer aldığını, ancak icra dairesi tarafından takip talebinin arkasında yazılı olan takipteki asıl amaçları dikkate alınmayarak borçluya çıkartılan icra emrinde her nasılsa "takip tarihindeki kur üzerinden TL. karşılığı.." ifadesine yer verildiğinin görüldüğünü, borçluya yeni bir icra emri veya ek bir icra emri gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosya şikayetçisi borçlu icra mahkemesine başvurusunda;
1 4686 Sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu uyarınca yapılan yargılama devam ederken, aynı borç ilişkisi nedeniyle davalı alacaklı tarafından alınan ihtiyati haciz kararına istinaden müvekkili aleyhine Ankara 10.İcra Müdürlüğünün 2015/16988 E.sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, dolayısıyla 4686 Sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu uyarınca verilen 21.02.2013 tarihli Hakem Kararının anılan takip dosyasına ibraz edilerek icra emri tebliğ edilmesi gerekirken, aynı borç ilişkisi nedeniyle Ankara 13.İcra Müdürlüğünün 2020/3232 E. sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibi yapılmasının açıkça yasa ve usule aykırı olduğunu,mükerrer takip yapıldığını,
2 Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığının, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'dan aldığı yetkiye dayanarak 13.09.2018 tarihinde 85 numaralı Cumhurbaşkanı Kararını yayınladığını, böylece 07.08.1989 tarihli ve 32 Sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kararın 4.maddesinde değişiklik yapıldığını, Türkiye'de yerleşik kişilerin aralarında akdedilen bazı sözleşme bedellerinin ve ödemelerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılmasının yasaklandığını, eser sözleşmelerinin de bu kapsamda yer aldığını, taraflar arasındaki borç ilişkisinin ise eser sözleşmesinden kaynaklandığını, bu düzenlemeye eklenen geçici 8.madde ile daha önce akdedilmiş ve halen yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bedellerin de 12.10.2018 tarihine kadar Türk parası olarak yeniden belirlenmesinin emredildiğini, tarafların bu kanun hükmünü uygularken sözleşme bedeli ile ilgili bir mutabakata varılamaması halinde döviz olarak belirtilmiş sözleşme bedelinin önce 02.01.2018 tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilerek, daha sonra bu tutara 02.01.2018 tarihinden bedelin yenilendiği tarihe kadar TÜFE işletilerek yeni sözleşme bedelinin bulunmasının hükme bağlandığını, oysa somut olayda ödenmesi talep edilen USD alacağının 02.01.2018 tarihi itibari ile Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası satış kuru üzerinden TL'ye çevrilmediğini,
3 asıl alacak ile ilgili faiz alacağına ise 23.12.2004 tarihinden itibaren yıllık %10, 117.562,36 USD tutarındaki asıl alacak ile ilgili faiz alacağına ise 19.01.2005 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereği devlet bankalarının bir yıllık dolar mevduatına uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığını, dolayısı ile asıl alacak ve işlemiş faizin fazla talep edildiği belirtilerek takibin ve icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl dosya davalısı borçlu cevap dilekçesinde; alacaklı seçim hakkını kullandığından huzurdaki şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosya davalısı alacaklı cevap dilekçesinde; takibin mükerrer olmadığını , icra dairesi tarafından yabancı para alacakları için yapılan hesaplamada bir hatanın bulunmadığını, dava ve takip konusunun eser sözleşmesinden kaynaklandığından 13.09.2018 tarihli 85 numaralı Cumhurbaşkanlığı kararı ve Türk Parası Kıymetini Koruma Kanunu'nun 4. Maddesinde yapıldığını iddia ettiği değişiklikle ilgisinin bulunmadığını, borçlunun şikayetinin bu nedenlerle reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dosya yönünden; Takip talebinin arka yüzünde herhangi bir imza, kaşe ya da havalenin bulunmadığı gibi takip talebinin (4) nolu bendinde belirtilen açıklama üzerinde herhangi bir düzeltme olmadığı, takip talebi altındaki imzadan başkaca imza ya da parafın da bulunmadığı, takip talebinin (4) nolu bendinde belirtilen ibarenin sehven belirtildiği takip talebinin arka yüzünde belirtildiği hali ile alacağın tahsil tarihindeki kur üzerinden tahsilinin talep edildiğine yönelik herhangi bir talep dilekçesine de rastlanılmadığı anlaşılmakla bu haliyle icra emri takip talebine uygun düzenlendiği, birleşen dosya yönünden ise; mükerrer olarak takip yapıldığı iddiasına konu takip dosyasının daha sonra başlatıldığı, 10.03.2020 tarihli takip talebine istinaden düzenlenen 10.03.2020 tarihli Örnek 4 5 No’lu icra emrinin, 21.02.2013 tarihli (Prof Dr. ..., Prof Dr. ... ve Prof. Dr. ...) hakem heyeti kararının kesinleşmesine istinaden söz konusu kararda hüküm altına alınan alacakların tahsili istemine yönelik olduğu anlaşıldığından, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara İlişkin Tebliğ’e göre 02.10.2018 tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru üzerinden TL’ye çevrilmek suretiyle talep edilmesi gerektiği yönündeki iddiasının yerinde olmadığı,Vakıfbank, Halkbank ve ... cevapları dosyamız kapsamına alınarak hükme esas alınan 16.09.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre asıl dosya yönünden şikayetin reddine, birleşen dosya yönünden ise şikayetin kısmen kabulü ile Ankara 13.İcra Müdürlüğü'nün 2020 3232 Esas sayılı takip dosyasındaki takip talebinde ve icra emrinde yer alan 117.562,36 USD asıl alacak için 20.02.2008 09.03.2020 arası işlemiş faizinin 60.170,51 USD olarak düzeltilmesine, şikayet konusu edilmeyen diğer alacak kalemleri ile birlikte takibin devamına, fazla talep edilen kısmın iptaline, davacının icra takibinin iptali talebinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosya şikayetçileri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl dosya şikayetçisi alacaklı istinaf dilekçesinde; asıl dava yönünden şikayet dilekçesini tekrar ederek birleşen dava yönünden ise davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosya şikayetçisi borçlu istinaf dilekçesinde; birleşen dava yönünden şikayet dilekçesini tekrar ederek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ;
1 Asıl dava yönünden yapılan incelemede; ilamlı takipte icra emrinin takip talebine uygun düzenlenmesi gerekmekte olup, takip talebinin arka sayfasında hesap dökümüyle birlikte "yabancı para alacağına devlet bankalarınca uygulanan en yüksek banka faizi üzerinden yıllık faiz uygulanmak suretiyle ödeme tarihinde geçerli TC. Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden TL. karşılığının ... borçludan tahsili " ibarelerine yer verildiği, takip talebinin arka sayfası takip talebiyle bir bütün olup takip talebinin arka yüzünde gerek yabancı para, gerekse Türk Lirası alacaklarının son derece detaylı hesap ve açıklaması bulunduğu, bu açıklama ve hesapların dayanak hakem heyeti kararına da uygun olduğu, bu durumda yabancı para alacakları için ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının istendiğinin kabulü gerektiği, gerekçesi ile asıl davada şikayetçi alacaklının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, şikayetin kabulüne, Ankara 13.İcra Müdürlüğü 2020/3232 E. sayılı dosyasında icra müdürlüğünce şikayetçi alacaklının talebi doğrultusunda işlem yapılmasına,
2 Birleşen dava yönünden tarafların istinaf sebeplerinin incelemesinde; mükerrer takip yapıldığı iddiasına dayanak olarak gösterilen icra takibinin şikayete konu takip tarihinden sonra başlatılan icra takibi olduğu, buna göre mükerrerlik şikayetinin yerinde olmadığı, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99/son maddesinde “Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.'' düzenlemesinin bulunduğu, buna göre alacaklının seçimlik hakkı mevcut olup fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını istemesi halinde, takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden, alacaklının bu alacağa 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar Devlet Bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz isteyebileceği, her ne kadar birleşen dosyada şikayetçi borçlu vekilince taraflar arasındaki hukuki ilişkinin temelinin eser sözleşmesinden kaynaklandığı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığının Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'dan aldığı yetkiye dayanarak 13.09.2018 tarihinde 85 numaralı Cumhurbaşkanı Kararını yayınladığı, 07.08.1989 tarihli ve 32 Sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kararın 4.maddesinde yapılan değişikliğin nazara alınması gerektiği ifade edilmiş ise de; bu kararın somut olayda uygulanma yeri bulunmadığı, 16/09/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda Devlet Bankalarının takip konusu yabancı paraya fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranları esas alınarak yapılan hesaplamanın hükme ve denetime elverişli olduğu, birleşen davaya yönelik olarak tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1 b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine hükmedilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen dosya şikayetçisi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleşen dosya şikayetçisi borçlu temyiz dilekçesinde; şikayet ve istinaf dilekçesini tekrarla birlikte alacaklının 6098 sayılı TBK'nun 99/2 maddesinde belirtildiği üzere tercih hakkının yabancı para alacakları için takip tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk Lirası üzerinden kullandığını artık bu tercihini değiştiremeyeceğini, alacaklı tarafından resmi evrakta sahtecilik suçu işlenerek sonradan arka yüzünün doldurulduğunu, bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; takip talebine uygun olarak icra emrinin düzeltilmesi ile mükerrer takip yapıldığı iddiasına yönelik şikayet ve asıl alacak, işlemiş faize şikayet niteliğindedir.
- İlgili Hukuk
İİK'nın16, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99/son maddesi, 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığının Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'dan aldığı yetkiye dayanarak 13.09.2018 tarihinde 85 numaralı Cumhurbaşkanı Kararı
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:46:09