Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2351

Karar No

2023/4336

Karar Tarihi

20 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/1604 (E) ve 2022/5384 (K)

SUÇ: Gerçeğe Aykırı Beyanda Bulunmak

HÜKÜM: Esastan Ret

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Müştekinin 29.07.2013 havale tarihli dilekçesi ile; ... İçecek Gıda Sanayi İç Dış Tic. Ltd. Şti. aleyhine İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2010/5186 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takip dosyası ile ilgili olarak alacaklının ... İçecek Gıda Sanayi İç Dış Tic. Ltd. Şti. yetkilileri aleyhine İstanbul 2. İcra Ceza Mahkemesinin 2011/361 Esas sayılı dosyası ile ticari terkten dolayı şikayette bulunulduğunu, bunun üzerine icra ceza mahkemesince dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini ve bilirkişi raporunda özetle, ... İçecek Gıda İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin 31.12.2009, 31.12.2010, 21.12.2011 ve 31.12.2012 tarihleri itibari ile Kalanta İçecek Gıda Otomotiv Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'den 5.614.269,56 TL ticari alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine davalı şirkete 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davalı şirketin birinci haciz ihbarnamesine itiraz ettiklerini, icra dosyası borçlusu ...

İçecek Gıda Sanayi İç Dış Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defterlerine göre davalı şirketin ... İçecek Gıda Sanayi İç Dış Tic. Ltd. Şti.'ne 5.614,269,56 TL borcu olduğunu, takip borçlusunun limited bir şirket olduğunu belirterek, yargılama aşamasında belirlenecek olan belirsiz tazminattan şimdilik 30.000 TL'nin dava tarihinden sonra işleyecek avans faizi ile birlikte davalı Kalanta İçecek Gıda Otomotiv Sanayi Ticaret Ltd. Şti'nden İİK'nın 89/4 maddesi uyarınca tahsili ile davalı şirket yetkilisi ...'nın İİK'nın 89/4 maddesi atfı ile İİK'nın 338 inci maddesi uyarınca bir yıl hapis cezası ile cezalandırılması için dava açılmıştır.

2.İstanbul 18. İcra Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli kararı ile, sanığın üzerine atılı hakikate aykırı muhalif beyanda bulunmak suçunu sanığın işlemediği sabit olduğundan sanığın CMK'nın 223/2 b inci maddesi uyarınca beraatine, İİK'nın 89/4 üncü maddesi kapsamında tazminat talebi yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2021/1604 Esas, 2022/5384 Karar sayılı kararı ile hakikate muhalif beyanda bulunmak suçu yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 280/1 a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, tazminat yönünden; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1(b 1) maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ

Müşteki vekilinin temyiz istemi, HMK'nın 180 inci maddesi uyarınca yapılacak tam ıslah ile dava türünün değiştirilmesinin hukuken mümkün olduğu, davacının, yapacağı tam ıslah ile davasını başka bir davaya dönüştürebileceği, bu itibarla, belirsiz alacak davasının da, tam ıslah ile kısmi davaya veya tam davaya dönüştürülebileceği, tamamen ıslahta zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin, ilk davanın açıldığı tarihte kesilmiş olacağı, tamamen ıslahta faizin, ilk dava tarihinden itibaren işletileceği, 08.02.2021 tarihinde sunulan davanın tamamen ıslahı dilekçesi ve ekindeki yeni dava dilekçesi ile davanın, tam davaya dönüştürüldüğü, yerel mahkemece henüz karar verilmeden önce davanın tam ıslah ile tam davaya dönüştürüldüğü, 09.02.2021 tarihli duruşmada, davanın tam davaya dönüştürüldüğünün mahkemeye açıklandığı, yerel mahkemece, tam ıslah yapılmamış gibi davanın belirsiz alacak davası olarak karara bağlandığı, istinaf neticesinde ise bölge adliye mahkemesince, ıslah harcının zamanaşımı süresi geçtikten sonra yatırıldığından bahisle istinaf talebinin reddedildiği, ancak tamamen ıslah edilen davanın ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğu ve zamanaşımı, hak düşürücü sürenin ilk davanın açıldığı tarihteki durumuna göre dikkate alınmak durumunda olduğu, bu itibarla, bölge adliye mahkemesi kararının fahiş derecede hatalı olduğu, ayrıca, birinci haciz ihbarnamesine vekil aracılığı ile itiraz edilmesinin, sanığın ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran bir etkisi olmadığı, Borçlar Kanununun emredici 505 inci maddesine göre vekilin, vekalet verenin açık talimatına uymakla yükümlü olduğu ve vekil aracılığı ile itiraz edildiğinde itiraz iradesinin vekile ait olmadığı, yine müvekkilin olduğu, vekilin, müvekkilinin talimatı ile bağlı olduğu, müvekkilin talimatı ile haciz ihbarnamesine itiraz ettiği, Yargıtay'ın aksi yöndeki içtihatlarının hatalı bulunduğu, birinci haciz ihbarnamesine vekaleten itiraz edilmesi ile asaleten itiraz edilmesinin suçun oluşması açısından bir farkı olmadığı, tazminat davasının kabulüne ve sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Dava konusu olay; davalıya tebliğ edilen İİK'nın 89/1 haciz ihbarnamesine davalı tarafından takip

borçlusuna borçları olmadığından bahisle itiraz edildiği iddiası ile sanığın gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan cezalandırılması ve davalının İİK'nın 89/4 üncü maddesi gereğince tazminata hükmedilmesi talebine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Takip dosyasının incelenmesinde, takibin kesinleşmesi sonrasında takip borçlusu ... İçecek Gıda San. İç. Dış.Tic.Ltd.Şti. isimli şirkete olan borçlarını takip dosyasına ödemesi için davalı ve sanık Kalanta İçecek Gıda Otom.San.Tic.Ltd.Şti.'ne 89/1 haciz ihbarnamesi düzenlenip gönderildiği ve 03.06.2013 tarihinde tebliğ edildiği, 05.06.2013 tarihinde ise davalı ve sanık vekili Av. ... ...aracılığıyla 89/1 haciz ihbarnamesine itiraz edildiği, yerleşik yargıtay içtihatlarıyla ortaya konulduğu üzere cezai sorumluluğun doğması için 89/1 haciz ihbarnamesine kişinin vekil aracılığıyla değil bizzat kendisinin yanıt vermesi gerektiği, birinci haciz ihbarnamesine vekil aracılığıyla itiraz edildiğinden, vekilin beyanından asilin sorumlu tutulamayacak olmasının anlaşılması nedeniyle sanığın atılı suçtan beraatine karar verildiği, davacı tarafça, ayrıca İİK'nın 89/4 üncü maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesinin talep edildiği, şikayet dilekçesinde açıkça belirsiz tazminattan şimdilik 30.000 TL olmak üzere tazminatın tahsilinin talep edildiği, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 18.06.2018 tarih, 2017/1974 Esas ve 2018/6207 Karar sayılı emsal kararında da ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, İİK'nın 89/4 üncü maddesine dayalı tazminat alacağının belirsiz alacak davasına konu edilmesi mümkün olmadığından, davanın tazminat talebi yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Hakikate muhalif beyanda bulunmak suçundan istinaf dilekçesinin incelenmesinde; mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, istinaf başvurusunda bulunan müşteki vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 280/1 a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı hakkında tazminat yönünden verilen red kararına ilişkin verilen istinaf dilekçesinin incelenmesinde; müşteki vekilinin 29.07.2013 tarihli şikayet dilekçesi ile tazminat talebi yönünden " yargılama aşamasında belirlenecek olan belirsiz tazminattan şimdilik 30.000 TL dava tarihinden sonra işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline dair talepte bulunulduğu, müşteki vekilince 13.11.2019 tarihli dilekçesi ile tazminat talebinin 2.062,958,89 TL ye yükseltilmesinin talep edildiği, bu talebin 06.10.2020 tarihli celsede davalı vekiline tebliğ edilmesine karar verildiği, davalı vekilince 10.10.2020 tarihli dilekçe ile zamanaşımı itirazında bulunulduğu, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2021/7491 Esas, 2021/9093 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, ayrıca İİK'nın 338 inci maddesine muhalefet suçu yönünden birinci haciz ihbarnamesine asil yerine vekil tarafından itiraz edilmesi nedeniyle suçun yasal unsurları oluşmadığından ve ortada bir suç olmadığından zamanaşımı yönünden Hukuk Muhakemeleri Kanuna tabi olacağı, müştekinin 29.07.2013 tarihli dava dilekçesinde " İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2010/5186 E. sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya sunulan bilirkişi raporunda icra borçlusu .....şirketinin davalı Kalanta içecek.. İsimli şirketten 5.614.269,56 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini" ileri sürmesine rağmen iş bu davayı belirsiz alacak davası olarak açması karşısında Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2017/1974 Esas, 2018/6207 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere davacının, borçlu şirketin davalıdan ne kadar alacaklı olduğunu bilmesine rağmen belirsiz alacak davası niteliğinde dava açması ve tam ıslah dilekçesinin zararın ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarih olarak kabul edilecek en geç 29.07.2013

tarihinden itibaren davanın ıslah edilen şekli ile tazminata ilişkin nispi harcın 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden çok sonra 13.11.2019 tarihinde yatırıldığı, bu durumda usulüne uygun olarak hak düşürücü sürede yapılan bir ıslah ve tazminat talebinin varlığından söz edilemeyeceğinden mahkemenin tazminat talebinin reddine ilişkin verdiği kararda isabetsizlik görülmediği, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu ve yasa hükümlerinin doğru olarak uygulandığı anlaşıldığından ve istinaf başvurusunda ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiş olduğundan, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1(b 1) maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A.Hakikate Aykırı Beyanda Bulunmak Suçundan Verilen Karar Yönünden;

Sanık hakkında, İstanbul 18. İcra Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2015/384 Esas, 2021/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının b bendi uyarınca kurulan beraat hükmüne ilişkin karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;

28.02.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin ilgili bölümünde yer verilen ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, müşteki vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar vermek gerekmiştir.

B.İİK'nın 89/4 üncü Maddesi Uyarınca Talep Edilen Tazminat İstemine Yönelik Olarak Verilen Karar Yönünden;

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre;

İİK'nın 89/4 üncü maddesinde; "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder" düzenlemesi yer almaktadır. Kanun hükmünde yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır. Anılan maddenin açık hükmü gereğince; icra mahkemesince, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuca gidilmelidir.

Tazminat davası genel hükümlere tabi olduğunda, yargılamanın genel hükümlere göre yapılarak

sonuca gidilmesi gerekir. Zira alacaklı üçüncü kişinin gerçeye aykırı beyanından kaynaklanan haksız fiile dayalı olarak tazminat davası açmaktadır. Kaldı ki, İcra ve İflas Kanunu 89/4 ve 338 inci madde hükümlerinin üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanını suç olarak nitelendirmesi, üçüncü kişinin bu davranışının haksız fiil olduğunun açıkça bir göstergesidir.Tazminat talebi haksız fiile dayandığından, takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesinde açılacak olan davanın haciz ihbarnamesine itirazın öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde açılması gerekir.

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72 inci maddesinde tazminat istemine ilişkin zamanaşımı süreleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar, şeklinde düzenlenmiştir. Alacaklının haciz ihbarnamesine itirazı öğrendiği tarihten itibaren iki yıl içinde icra mahkemesinde İİK'nın 89/4 üncü maddesine göre tazminat davası açması gerekir.

Öte yandan İİK'nın 89/4 üncü maddesine dayalı olarak açılan tazminat davası, icra mahkemesince genel hükümlere göre görüleceğinden, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir. Bu Kanun'da da dava zamanaşımına ilişkin bir düzenleme yoktur. Ceza yargılamasına ilişkin zamanaşımı hükümlerinin bu davalarda uygulanması mümkün değildir.

Somut olayda, üçüncü kişi Kalanta İçecek Gıda Otom.San.Tic.Ltd.Şti. adına çıkartılan 89/1 haciz ihbarnamesi,03.06.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, 89/1 haciz ihbarnamesine karşı 05.06.2013 tarihinde yasal süresi içerisinde üçüncü kişi şirket vekili tarafından itiraz edilmiştir. Takip alacaklısı davacı vekilinin ise, 29.07.2013 tarihinde yargılama aşamasında belirlenecek olan belirsiz tazminattan şimdilik 30.000 TL tutarında tazminat yönünden dava açtığı, sonrasında 13.11.2019 tarihli 2.062,958,89 TL miktarlı ıslah dilekçesi ile tazminat miktarını ıslah yoluyla artırdığı anlaşılmaktadır.

Islah; tazminat davasının bağlı olduğu hak düşürücü süre içerisinde yapılmalıdır. 89/1 haciz ihbarnamesine yönelik itirazın 05.06.2013 tarihinde yapıldığı, 29.07.2013 tarihinde yargılama aşamasında belirlenecek olan belirsiz tazminattan şimdilik 30.000 TL tutarında tazminat yönünden dava açıldığı ve davacının 13.11.2019 tarihli 2.062,958,89 TL miktarlı ıslah dilekçesi ile tazminat miktarını ıslah yoluyla artırdığını bildirdiği, bu tarihe nazaran davanın ıslah edilen şekli ile tazminata ilişkin nispi harcın anılan iki yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden çok sonra 13.11.2019 tarihinde yatırıldığı görülmüş olup; bu durumda usulüne uygun olarak hak düşürücü sürede yapılan bir ıslah ve tazminat talebinin varlığından sözedilemez.Islah konusu edilen 2.062,958,89 TL miktarlı bu davayı yasal iki yıllık süreden sonra 13.11.2019 tarihinde ıslah ettiğinden, icra mahkemesince, davalı Kalanta İçecek Gıda Otom.San.Tic.Ltd.Şti. yönünden tazminat talebinin ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımına uğradığından bahisle davanın bu miktar yönünden reddi ile talep edilen 30.000,00 TL yönünden davanın kabulüne yönelik karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.

IV. KARAR

A.Hakikate Aykırı Beyanda Bulunmak Suçundan Verilen Karar Yönünden;

28.02.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin ilgili bölümünde yer verilen ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece

mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, müşteki vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B.İİK'nun 89/4 üncü maddesi uyarınca talep edilen tazminat istemine yönelik olarak Verilen Karar Yönünden;

Gerekçe bölümünün (b) bendinde açıklanan nedenle müşteki vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2021/1604 Esas, 2022/5384 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 18. İcra Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.

İHÖ/AK

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararaykırıhukukîıv.bulunmaktevdiinesüreçbeyandaolgularihöaksebeplerigerekçereddinebozulmasınagerçeğeııtemyiz

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:48:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim