Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/10297
2023/4317
19 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/404 E., 2022/550 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/422 E., 2021/793 K.
Taraflar arasındaki genel haciz yolu ile ilamsız takipte usulsüz tebligat şikayeti nedeniyle yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile Antalya Genel İcra Müdürlüğünün 2021/33788 esas sayılı dosyasında gönderilen ödeme emrinin usulsüzlüğünün tespiti ile, tebliğ tarihinin 29.06.2021 olarak düzeltilmesine ve davacının takibin iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu dava dilekçesinde; alacaklı tarafından işçi alacağından kaynaklı borçlu şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı ve ödeme emri gönderildiği, takibe itiraz ettikleri, tebliğ tarihinde Covid 19 sağlık önlemleri kapsamında ülkede yaşanan tam kapanma süresi içerisinde Rusya'da bulunduğu ve tebligattan haberdar olmadığı, tebligatın usulsüz olduğu şikayetiyle takibin iptali ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; itiraz konusunda süresini kaçırmış olan borçluya gecikmiş itirazda bulunma yetkisinin tanınabilmesi için borçlunun kusuru olmadan, bir engel veya mazeret nedeni ile itiraz etmemiş olmasının gerektiği, tebliğ adresinin geçici olarak kapalı olması ve yetkili/çalışan kimsenin bulunmaması durumunda TK m.12 13 hükümlerinin uygulandığı, tebligatın yetkili memurca adresin geçici olarak kapalı ve yan komşuya sorularak muhatabın şehir dışında olduğu tespitinin sağlandığı ve TK m.21/1 göre yapılan tebligatın muhtara teslim edildiği ve haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı dolayısı ile yapılan tebligatın usulüne uygun yapıldığı beyanıyla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda tebliğ mazbatasına göre tebligatın; "Muhatap adresinin kapalı olması sebebiyle en yakın komşu yan komşuya sorulmuş, muhatabın şehir dışına gittiği sözlü beyan edilmiş, imzadan imtina edilmiştir. Tebligat Şirinyalı Mahalle muhtarı imzasına 17.07.2021 tarihinde teslim edilmiş olup, 2 nolu haber kağıda muhatabın kapısına yapıştırılmıştır. Ayrıca en yakın komşu yan komşuya haber verilmiştir." şeklinde yazıldığı ve tebliğ tarihi olarak 17.05.2021 tarihinin kayıt edildiğinin görüldüğü, şikayetçi borçlunun, tüzel kişi olduğu, borçlu şirket adına kendisine tebligat yapılan şahsın yan komşu olarak belirtilmesi dışında isminin yazılmadığı, kaldı ki yan komşu, görev itibariyle şirket temsilcisinden sonra gelen bir kimse olup olmadığı, hal böyle iken borçlu şirket adına yapılan ödeme emri tebligatının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 20 ve 21. maddelerine uygun olmayıp usulsüz olduğu, açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile Antalya Genel İcra Müdürlüğünün 2021/33788 esas sayılı dosyasında gönderilen ödeme emrinin usulsüzlüğünün tespiti ile, tebliğ tarihinin 29.06.2021 olarak düzeltilmesine ve ödeme emrinin usulsüzlüğü takibin iptal sebebi olmadığı, davacının İİK 71. maddesinde sayılan takibin iptali sebeplerine dayanmadığı gibi bu yöndeki iddiasını da kanıtlayamadığı gerekçesiyle takibin iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı tarafından süre tutum dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı tarafından, süre tutum dilekçesiyle istinaf yoluna başvurulduğu, gerekçeli kararın alacaklı vekiline 15.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı vekilinin on günlük (İİK md. 363) yasal süresi geçtikten sonra 29.12.2021 tarihinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunduğu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda; gerekçeli kararın alacaklı vekiline 15.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı vekilinin on günlük (İİK md. 363) yasal süresi geçtikten sonra 29.12.2021 tarihinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunduğu, süresinden sonra sunulan gerekçeli istinaf dilekçesinin istinaf incelemesinde gözetilmesinin olanaklı bulunmadığı, istinaf incelemesinin süre tutum dilekçesi esas alınarak yapılması gerektiği, süre tutum dilekçesinde istinaf sebeplerinin bildirilmediğinin anlaşıldığı, istinaf incelemesinin kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı yönünden yapılması gerektiği ve somut olayda istinaf incelemesine konu kararda kamu düzenine aykırı bir husus tespit edilemediği, bu durumda ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmesine rağmen lehe vekalet ücretine hükmedilmediği ve şikayete konu tebliğin de usule uygun olduğu beyanıyla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık tebliğ işleminin usulsüzlüğü şikayetine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
İİK md. 16., TK 21/1 ve sair mevzuat.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı borçlu vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanun'a uygun olan kararın ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:48:54