Yargıtay 12. HD 2022/12278 E. 2023/4023 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/12278
2023/4023
6 Haziran 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/3236 E., 2022/2696 K.
HÜKÜM/KARAR: Kabul/Kaldırma/Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/1338 E., 2021/726 K.
Taraflar arasındaki memur muamelesini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi 3. kişi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
I. DAVA
Şikayetçi 3. kişi vekili dava dilekçesinde: icra dosyasından müvekkili şirkete Vodafone...ye izafeten Birinci Haciz İhbarnamesi gönderildiğini, Vodafone ... ile müvekkili arasında izafeten haciz ihbarnamesini gerektirecek bir hukuki ilişki bulunmadığını, müvekkiline Vodafone ...’ye izafeten haciz ihbarnamesi gönderilmesi için müvekkili şirketin Vodafone ...’nin acentesi olması gerektiğini, bu iki şirket arasında herhangi bir acentelik ilişkisi bulunmadığını iddia ederek müvekkili aleyhine gönderilen usulsüz tebligatın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; Vodafone ...ye izafeten davacı şirkete 89/1 gönderilebilmesi için, davacının acente olmasına gerek olmadığını, TTK’nın 103/1 b maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti içinde merkez veya şubesi bulunmayan yabancı tacirler ad ve hesabına ülke içinde işlemlerde bulunanlar hakkında acentelik hükümlerinin uygulanacağını, davacı şirketin Vodafone ...ye izafeten haciz ihbarnamesine itiraz ettiğini, her iki şirketin Vodafone grup şirketleri olduğunu, davacının Vodafone Gruop Plc adına yaptığı itirazın Vodafone Gruop Plc hesabına Türkiye için de işlemler yaptığını gösterdiğini iddia ederek şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra dosyasından alacaklı tarafın talebi üzerine, 17.12.2020 tarihinde Vodafone...ye izafeten Vodafone Telekominikasyon A.Ş. adına İİK 89/1 maddesine göre haciz ihbarnamesi düzenlendiği, yabancı bir şirket aleyhine ve ona izafeten Türkiyedeki bir gerçek yada tüzel kişiye dava açabilmek ya da takip yapabilmek için, TTK md 102/1’de tanımlanan acente veya TTK md 103 gereğince acentelik hükümlerine tâbi tutulan kişilerden birisinin olması gerektiği, dosya kapsamında şikayetçi şirketin Vodafone...adına vekaleten yada TTK 105 vd maddelerince acente olarak hareket ettiğine dair bilgi belge bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne, Vodafone...ye izafeten Vodafone Telekominikasyon A.Ş. adına düzenlenen 17.12.2020 tarihli İİK 89/1 haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı vekili istinaf dilekçesinde: davacı şirket ile Vodafone ...'nin Vodafone grup şirketleri olduğunu, davacının 89/1'e karşı sunduğu itiraz dilekçesinde,Vodafone ... ile yazışmalar yaptığı ve borçlunun Vodafone ... nezdinde bir alacağı olmadığının tespit edildiğini belirterek, Vodafone ... ad ve hesabına 89/1'e itiraz ettiğini, Türkiye içerisinde geçici dahi olsa yabancı firma adına işlem yapanlar hakkında izafeten dava açılabileceğini, Vodafone ...ye izafeten davacı şirkete 89/1 gönderilebilmesi için, davacının acente olmasına gerek olmadığını iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesi dikkatli bir şekilde incelendiğinde, davacının her ne kadar usulsüz tebliğ şikayetinde bulunduğu sabit ise de ayrıca düzenlenen haciz ihbarnamesininde bir takım nedenlerden dolayı usulsüz olduğunu belirterek İİK 16. madde de düzenlenen şikayet kurumundan yararlanıp bu ihbarnameyi iptal ettirmek istediğinin de açık olduğu, somut olayda usulsüz tebliğin söz konusu olmadığı, İİK'nın 89. maddesinde ihtarnamenin tebliği üzerine 3. şahsın ne şekilde davranacağının düzenlendiği, amir hükümler gereğince davacının İİK 16. maddeyi kullanarak haciz ihbarnamesini iptal ettirme hakkı olmadığı, bu ihbarnamenin geçersizliğine dair dava dilekçesinde beyan ettiği hususların ancak itirazın kaldırılması davasında yargılamaya konu olabileceği, zira davalı alacaklının da savunma hakkı çerçevesinde her iki taraf arasında ilişki olduğunu iddia etmiş olmakla artık bu iddiaların şikayet adı altında yargılanması mümkün olmadığı, bu iddiaların İİK 89/4 maddesi doğrultusunda açılan ve genel yargılamaya tabi olan mahkemede görüleceği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi 3. kişi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde:Vodafone ... ve müvekkili şirket arasında izafeten haciz ihbarnamesi gönderilmesini gerektirecek yahut haklı kılacak herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, müvekkili şirkete izafeten haciz ihbarnamesi gönderilebilmesinin müvekkil şirket ile Vodafone ... arasında acentelik ilişkisinin bulunması halinde mümkün olduğunu, acentelik ilişkisinin varlığı için Türk Ticaret Kanunu uyarınca gereken unsurlar müvekkil şirket ile Vodafone ... arasında bulunmadığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, memur muamelesini şikayete ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK'nın 16. Ve 89. maddeleri
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi 3. kişinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:54:28