Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/8015

Karar No

2023/396

Karar Tarihi

23 Ocak 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kambiyo senedine dayalı ilamsız takipte, kesinleşme sonrası itfa nedeniyle borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; takibe konu bononun teminat senedi olduğunu, teminat senedi dolayısıyla dava açmayıp bir an evvel senedin verilme nedeni olan taşınmazı devretme gayretine düşüldüğünü ve takipten sonra bahse konu taşınmazın devredildiğini, bu kapsamda İİK 170/b maddesi göndermesi ile İİK 71/1 maddesi gereği, takibe konu bono bedeli tümüyle ödenmiş olmakla işbu davayı açma gereğinin hasıl olduğunu belirterek takibin iptaline, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; ortaklık payının bir adet villa ile belirlenen vade tarihinde teslim ile ödenmesinin taraflarca kararlaştırıldığını, davacı tarafça senet vade tarihine kadar bir tapu devri gerçekleştirilmediğini, davacının takip öncesi ve sonrası borcun varlığını kabul ettiğini, davacının bir adet villayı anahtar teslimi koşulu ile teslim etmesi gerekirken etmediğini, villanın inşaat aşamasının tamamlanamadığı ve bu eksikliklerin tamamlanıncaya kadar icra dosyasındaki hacizlerin devam edeceğini, davanın reddi ile alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmolunmasını istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu senedin arkasına yazılı ibareler ile senedin villa devri için teminat olarak verildiğinin sabit olduğu, ancak borçlunun ödeme emri tebliğinden itibaren yasal süre içinde teminat iddiasını dava konusu etmediği görülmekle İİK md.170/a maddesinin 3. Fıkrası uyarınca borcun kabul edilmiş olduğu gözetilerek bu madde uyarınca takibin iptaline karar verilmediği, ancak takibe konu senedin bir adet villa tapusunun verilmesine ilişkin borca teminat olarak alacaklı tarafa verildiği, her ne kadar senedin arka yüzünde tapunun vadesinde verilmemesi halinde senedin tahsil edileceği belirtilmiş ise de vadesinden sonra tapunun devredildiği, vadesinden sonra dahi olsa tapunun devri ile birlikte senedin teminat olarak verildiği borcun sona ermesi nedeniyle senedin hükümsüz hale geldiği kabul edilerek, davanın kabulü ile, İİK 71. maddesi uyarınca takibin iptaline, davacı taraf kötüniyet, davalı taraf ise icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş iseler de 2004 sayılı İİK'nın 71. maddesinde söz konusu tazminatların düzenlenmemiş olduğu gözetilerek bu yöndeki taleplerin reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Borcun takip tarihinden sonra itfa edilmesinin tüm icra takip giderleri ve ferileri ile birlikte sağlanmasını gerektirdiği, yerel mahkemece bu durumun gözetilmediği, taraflar arasında yapılan anlaşmanın mahkemece değerlendirmeye alınmadığının görüldüğü, davacının bu anlaşmaya göre belirtilen icra takibinin devamını tapu devri sağlansa da istediği ve bu devirden kastın aslında tam ve eksiksiz bir teslim olduğunu, takipten sonra itfa koşullarının teminat senedine ilişkin değerlendirmelerden ari olarak (davacı tarafça borcun kabulü sağlandığından) yerel mahkemece yerinde değerlendirilmediği ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; takibe konu senet hakkında, takip borçlusu tarafından, süresi içerisinde icra mahkemesine, İİK'nın 170/a maddesi uyarınca "şikayet" ve yahut İİK'nın 169 ve 169/a maddesi uyarınca "borca itiraz" başvurusu yapılmadığından takibe konu senedin bono vasfında olup olmadığının ve üzerindeki kaydın tartışılmasının bu aşamadan sonra mümkün olmadığı, takibin kesinleşmesinden sonra, bonoda yer alan kayıt uyarınca yapılan işlemlerin ifa olarak kabulünün mümkün olmayıp; takibe konu bonodan ve icra takibinden kaynaklı borcun ödenip ödenmediğinin ispatının ancak, İİK'nın 71/1. maddesinde belirtilen belgelerle veya takip alacaklısının ikrarı ile mümkün olduğu, somut olayda, takibe konu alacağın tüm fer'ileriyle birlikte tamamiyle sona erdiğini gösteren, İİK'nın 71/1. maddesinde belirtilen bir belge şikayetçi borçlu tarafça gösterilemediği gibi davalı alacaklının takibe konu borcun para yahut başka bir şekilde ifa edildiği yönünde ikrarı bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Dosya kapsamındaki şikayet sebepleri tekrarla; itfa olgusunun mahkeme içi ikrar marifetiyle açıklandığı, davalı savunmalarının yargılamayı gerektirdiği, tapu senedinin imzası ikrar edilmiş bir belge niteliğinde olduğu ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, takip kesinleştikten sonraki itfa nedeniyle borca itiraz olup, takibin iptali ile kötü niyet tazminatı istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1., 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ...

2., İİK md.170/a, İİK md.170/b, İİK md.71/1,

3., İİK md.169, İİK md. 169/a,

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:43:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim