Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/11289
2023/3591
22 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret/İlk Derece Mahkemesi Hükmü Kaldırılarak Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte şikayet ile borca, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince faize yönelik itirazın davacı bakımından kısmen kabulü ile İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2019/5846 Esas sayılı dosyasında talep edilen 59.076,53 TL faizin 30.910,64 TL olarak ve 3.109,00 TL %5 gider vergisinin ise 388,63 TL olarak düzeltilmesine, icra emrinin 486.392,67 TL, toplam alacağın 444.157,53 TL asıl alacak kısmına takip tarihinden itibaren yıllık %45 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle; asıl alacak, işemiş faiz, icra takip masrafları dahil toplam alacak limiti olan 600.000,00 TL’ye ulaşıncaya kadar faiz işletilebilecek şekilde düzeltilmesine, sair itirazların reddine, karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlu vekili ile davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; davadışı borçlu yönünden konkordato geçici mühlet kararı verildiğini, bu nedenle aleyhine takibe geçilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bankaya yapılan ödemeler nazara alınarak gerçek borcun tespit edilmesi gerektiğini, takip miktarının ipotek limitinin üstünde olduğunu, alacaklının üst sınır ipoteğinde işleyecek faizi talep edemeyeceğini, işlemiş ve işleyecek faiz hesabının hatalı olduğunu, faizin yıllık %9 üzerinden hesaplanması gerektiğini, faiz oranının fahiş olduğunu, müvekkilinin 65 yaşında olduğunu, okuma yazma bilmediğini, kredi sözleşmesinin tek taraflı düzenlendiğini, sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırılık teşkil ettiğini, gönderilen ihtarnamelerin dayanak icra emrinde belirtilmediğini, banka tarafından ihtarnamelerin silik ve özensiz gönderildiğini, akdi faiz oranının yasal mevzuattaki %9 faiz oranının yarı fazlası olan %13.5 ile temerrüt faiz oranının %18 olarak belirlenmesini, ve bu oranlar üzerinde işlemiş ve işleyecek akdi ve temerrüt faizinin iptali gerektiğini belirterek takibin iptali ile davalı alehine %20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; şikayetin süresinde yapılmadığını, davadışı borçlu hakkında konkordato mühleti verilmesinin rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasına halel getirmeyeceğini, ihtarnamelerin her iki borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, dava konusu icra emri, ipotek belgesi, ipotek resmi senedi, genel kredi sözleşmesi ve ihtarname suretlerinin usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiğini, ihtarname tebliği sonrasında borca yönelik bir itiraz olmadığını, muacceliyet şartının gerçekleştiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ipotek maliki olup, tarafına ihtarname tebliğ edildikten sonra takip başlatıldığı, davacı tarafından her ne kadar ihtarnameye itiraz edilmemiş ise de faize yönelik itiraz nedeniyle dosya bilirkişiye tevdii edilerek rapor alınmış olup, 04.06.2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, kredi kullanan icra dosyası borçlusu şirket hakkında mühlet kararı verilmiş olmasının ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin icra takibi başlatılmasına engel olmadığı, sadece satış işlemlerinin yapılmasına engel teşkil ettiği, bu durumda davalı banka tarafından davacı ipotek maliki aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takibe geçilmesinde usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ayrıca borcun itfa edildiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmamış olması karşısında İİK'nın 149/a ve 33. maddeleri gereğince davacının sair itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle faize yönelik itirazın davacı bakımından kısmen kabulü ile İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2019/5846 Esas sayılı dosyasında talep edilen 59.076,53 TL faizin 30.910,64 TL olarak ve 3.109,00 TL %5 gider vergisinin ise 388,63 TL olarak düzeltilmesine, icra emrinin 486.392,67 TL, toplam alacağın 444.157,53 TL asıl alacak kısmına takip tarihinden itibaren yıllık %45 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle; asıl alacak, işemiş faiz, icra takip masrafları dahil toplam alacak limiti olan 600.000,00 TL’ye ulaşıncaya kadar faiz işletilebilecek şekilde düzeltilmesine, sair itirazların reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili ile davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı borçlu vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar doğrultusunda davalı tarafın kötü niyetli ve fazladan talep ettiği miktarların yanlış olduğunun ortaya çıktığını, bilirkişi raporunun sadece faiz hesaplamaları hususunda aldırıldığını, ek raporda bilirkişinin müvekkil aleyhine yaptığı yorumlara katılmayarak itirazlarını tekrar ettiklerini, dava dışı borçlu şirketçe İstanbul ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/649 Esas sayılı dosyası ile açılan konkordato davasında konkordato kararı verildiğini, ilgili firmanın alacaklılar listesinde davalının da yer aldığını, davalı bankanın asıl borçlu firmanın konkordato sürecini beklemeden işlem başlattığını, takip konusu borç ve ipotek hesaplamalarının hatalı olduğunu, ihtara itiraz ettiğini, talep edilen faiz oranlarının fahiş olduğunu, müvekkilinin 65 yaşında ve okuma yazma bilmediğini ve müvekkilinin ipotek tesis etmenin sonuçları hakkında bilgilendirilmediğini, müvekkili tarafından imzalanan genel kredi sözleşmesinin genel işlem koşullarına aykırılık teşkil ettiğini, davalı banka tarafından gönderilen ihtarnamelerin icra takibine dayanak olarak gösterilmediğini beyanla mahkeme kararının kaldırılarak davalarının tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şikayetin süresinde başlatılmadığını, davacıya usulüne uygun şekilde hesap kat ihtarı tebliğ edildiğini, davacılar tarafından ihtarnameye itiraz edilmediğini ve hesap katının kesinleştiğini, borçlunun temerrüde düştüğünü, ihtarname sonrasında ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, davacının kesinleşmiş olan alacak miktarına ilişkin itiraz etme imkanı kalmadığını, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, bilirkişi raporuna itirazlar dikkate alınmaksızın hüküm tesis edildiğini beyanla mahkeme kararının müvekkili aleyhine olan kısmının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra dosyasının incelenmesinde alacaklı tarafından borçlu aleyhine limit ipoteğine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapıldığı, bankaca hesap kat ihtarının borçluya ve ipotekli taşınmaz malikine tebliğ edildiği, icra emrinin ise davacıya 25.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, hesap kat ihtarına tebliğden itibaren 8 gün içinde itiraz edildiğine dair bir belge sunulmadığından hesap kat ihtarındaki borcun kesinleştiği, icra emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük süre içerisinde işbu dava ikame edilmediğinden İİK'nın 149/a maddesinin yaptığı yollama ile aynı yasanın 33. maddesi gereğince takipten önce yapılan ödeme iddiasının icra mahkemesince dinlenemeyeceğini, borçluya gönderilen hesap kat ihtarnamelerine ekli hesap özetlerinde temerrüt faiz oranının %45 olarak belirtiltiği ve borçlu hesap kat ihtarına itiraz etmediğinden istenen temerrüt faizi oranı da kesinleşmiş olup, takipten sonra %45 faiz istenmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, takip ipotek limiti olan 600.000,00 TL'den az bir miktarla başlatılmış olup, takip talebinde alacak miktarının ipotek üst limiti ile sınırlandırıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar doğrultusunda davalı tarafın kötü niyetli ve fazladan talep ettiği miktarların yanlış olduğunun ortaya çıktığını, dava dışı borçlu şirketçe İstanbul ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/649 Esas sayılı dosyası ile açılan konkordato davasında konkordato kararı verildiğini, ilgili firmanın alacaklılar listesinde davalının da yer aldığını, davalı bankanın asıl borçlu firmanın konkordato sürecini beklemeden işlem başlattığını, müvekkilinin 65 yaşında ve okuma yazma bilmediğini ve müvekkilinin ipotek tesis etmenin sonuçları hakkında bilgilendirilmediğini, genel kredi sözleşmesinin davalı banka tarafından tek taraflı olarak hazırlandığını, bu durumun genel işlem koşullarına aykırılık teşkil ettiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte şikayet ile borca, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına itiraz nedeniyle takibin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, TMK'nın 851. ve 881. maddeleri, İİK’nın 33.,149/a., 150/ı., 295. maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının İİK'nın 364/2 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:02:07