Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3249
2023/3586
22 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1460 E., 2022/2674 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Alanya 3. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/70 E., 2022/200 K.
Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kiraya veren vekili dava dilekçesinde; davalı aleyhine örnek 14 takip başlatıldığını, taraflar arasında 01.03.2017 tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu, davalı tarafça 09.03.2017 tanzim 30.11.2021 tahliye tarihli taahhütname imzalandığını, kira sözleşmesinin 8. maddesine göre kira sözleşmesinin 01.11.2021 tarihinde kendiliğinden sonra erdiğini, taahhütnamedeki imzanın kabul edilmesiyle kira kontratının İİK’nın 68. maddesi anlamında belge haline geldiğini, takibin dayanağı tahliye taahhüdünün geçersizliğini kesinlikle kabul etmemek kaydıyla, bu hususun ancak genel mahkemede incelenebileceğini belirterek itirazın kaldırılarak takibin devamına ve mecurdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kiracı vekili cevap dilekçesinde; taahhütnamenin tanzim tarihine ve tarih yönünden geçerliliğine itiraz edildiğini ve tahliye taahhütnamesi noterlikçe tanzim veya tasdik edilmiş olmadığından bu uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğini, taahhütnamenin baskı altında imzalandığını, tahliyesi talep edilen taşınmaza ilişkin sözleşme tarihi 01.03.2017 tarihi ise de icra takibine dayanak kira sözleşmesinin son sayfasına ekli kiralananın teslim tutanağından görüleceği üzere taşınmazın kiracı konumundaki borçlu müvekkil şirkete fiilen teslim tarihinin 09.03.2017 olduğunu, bu nedenle tahliye taahhüdünün geçerliliğinin bulunmadığını, 01.03.2017 tarihli kira sözleşmesinin 5 yıl süreli olarak imzalandığını, sözleşme süresinin sonu olan 01.11.2021 tarihinde kira sözleşmesinin kendiliğinden yenilendiğini belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar adi yazılı tahliye taahhüdünde imzaya veya tarihe itiraz edilmese de, tahliye taahhütlerinin imzalayan tarafından özgür ve serbest iradeye dayalı olması, imzalayanın baskı altında bırakılarak zayıf konumda bulunan kiracı sıfatını haiz kişilerden tahliye taahhüdü alınmaması gerektiği, dolayısıyla kira sözleşmesinin fiilen başladığı tarih ile tahliye taahhüdünün aynı tarihli olmaması gerektiği hususunun sabit olduğu, somut olayda kira sözleşmesinin başlangıç tarihi 01.03.2017 tarihi olarak belirlenip, bu tarihte sözleşme akdedilmişse de fiilen teslimin tahliye taahhüdünün alındığı 09.03.2017 tarihi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Kira sözleşmesinin 8. maddesinde açıkça sözleşmenin 01.11.2021 tarihinde kendiliğinden sona erdiğinin belirtildiğini, TBK’nın 327. maddesi ile İİK’nın 275. maddesinde kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itirazın kaldırılacağının düzenlendiğini, kiracı sıfatına haiz davalının otel işletmeciliğiyle uğraşan, ticari faaliyetlerde bulunan ve basiretli bir şekilde ticari faaliyetlerini yürütmesi gereken bir şirket olduğunu dolayısıyla, davalının zayıf konumda bulunması ve bu nedenle imzaladığı tahliye taahhütnamesi sırasında imzalayanın özgür ve serbest iradeye dayanmadığının söylenmesinin abesle iştigal olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda; davacı tarafından 30.11.2021 tahliye tarihli, 09.03.2017 tanzim tarihli adi yazılı nitelikte olan tahliye taahhüdüne dayanarak icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın süresi içinde icra müdürlüğüne yaptığı itirazında, "...tahliye taahhütnamesinin kural olarak kiralananın teslim edilmesinden sonra verilmesi gerektiği, kiralanın fiilen 09.03.2017 tarihinde teslim edildiğinin kiralanın teslim tutanağı ile sabit olduğunu, taahhütnamenin kiralananın teslimi ile aynı tarihte baskı altında imzalatıldığını, geçerliliğinin bulunmadığını" belirterek itirazda bulunduğu, bu nitelikteki itirazın tahliye taahhüdünün geçerliliğine itiraz niteliğinde olduğu, dosya arasında mevcut kiralananın teslim tutanağında taraflar arasında akdedilen 01.03.2017 tarihli kira sözleşmesine konu kiralananın 09/03/2017 tarihinde teslim edildiğinin anlaşıldığı, bu halde kira sözleşmesinin fiilen başladığı yani kiralananın teslim edildiği tarih ile taahhütnamenin aynı tarihli olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK'nın 272. maddesi gereğince tahliye taahhüdüne dayalı takibe vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK'nın 272. maddesi.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının İİK'nın 364/2 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:02:07