Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/10103

Karar No

2023/2932

Karar Tarihi

2 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

HÜKÜM/KARAR: Kabul/İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması/Yeniden hüküm

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kararın şikayet edilen alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikayetin reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi üçüncü kişi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET

Şikayetçi üçüncü kişi şikayet dilekçesinde; davalılardan ....., Ltd. Şti. hakkında icra takibi başlattıklarını ve borçlu şirket hakkında iflas erteleme tedbir kararı olduğunu ancak diğer davalı tarafından tedbir kararı verilmesinden hemen önce borçlu hakkında takip başlatıldığını ve borçlu tarafından sürelerden feragat edilerek takibin kesinleştirildiği ve bütün mallarına haciz uygulandığını bunun kendi alacaklarını zarara uğrattığını ve tedbir kararı kapsamında takibin durdurulmasının talep edilmesi gerekirken alacaklı ile borçlunun aralarında anlaşarak kötüniyetli haciz uygulanlandığını belirterek hacizlerin kaldırılmasını talep ettiklerini ancak taleplerinin reddedildiğini belirterek davanın kabulü ile müdürlük kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Şikayet edilen borçlu cevap dilekçesinde; icra dosyasının incelenmesinde de görüleceği taraflarınca sürelerden feragat edilip, takibin kesinleştirildiği yönündeki iddianın gerçeklerle bir ilgisinin bulunmadığının görüleceğini, davalı tarafından icra dosyasına bu yönde bir talepte bulunulmadığını, davacı tarafın davalının diğer davalı alacaklı şirket ile anlaşarak tüm taşınmazlara 1. Sırada haciz işlemi yaptırdığı yönündeki soyut iddialarının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, davalıya ait taşınmazlarda birçok haciz ve ipotek bulunduğunu, taşınmaz kayıtları celp edildiğinde de bu durumun görüleceğini, davacı taraf, davalı aleyhine açtığı ve halen derdest olan davalarda da bu yönde hukuka aykırı beyanlarda bulunduğunu, ancak bu iddialarının ispata yarar hiçbir delil sunamadığını ve bu soyut iddialardan sonuç alamadığını, davacı tarafın tedbir kararı verilmemesi halinde davalı şirketin tüm gayrımenkullerinin alacaklı tarafa geçeceği yönündeki beyanlarının da hukuki dayanağı olmayıp, bu hususun hukukende mümkün olmadığını, taşınmazların ipotekli ve hacizli olduğundan icra müdürlüğü vasıtasıyla satışa çıkarıldığını ve herkese açık olan ihaleler neticesinde de dileyen kişi ve firmaların taşınmazları icra ihalesi yoluyla alabildiğini ileri sürerek şikayetin reddini istemiştir.

Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; davalı şirketin borçlusu ... Malz. Ltd. Şti. hakkında yapmış oldukları takipte ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini ve ödeme müddeti geçip takip kesinleştikten sonra haciz talep edildiğini, taşınmaz ve araç hacizlerinin de bu tarihten sonra konulduğunu, bu sebeple borçlunun ödeme emri tebliğ edilmeksizin, sürelerden feragat ederek takibi kesinleştirdiği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davalı şirkete ödeme emrinin 22.01.2016'de tebliğ edildiğini ve takibin 29.01.2016'da kesinleştiğini, 01.02.2016 tarihinde haciz talep edildiğini, davalı şirketin haczi kesinleşen ilk haciz olduğunu, dosyaya sunulmuş bir tedbir kararı bulunmadığını, davacının, İcra Müdürlüğüne vermiş olduğu 21.09.2020 tarihli dilekçesinde "borçlu vekilinin sürelerden vazgeçerek ihtiyati tedbir kararının öncesinde henüz itiraz süreleri dolmadan borcu ve takibi kabul edip bütün gayrimenkullerini beyan ederek haciz koydurması" iddiasına dayanarak daireden bütün hacizlerin kaldırılmasını talep ettiğini, davacının iptalini istediği red kararının bu talep üzerine verildiğini, davacının tüm iddialarının gerçeğe aykırı iken başka nasıl bir karar verilebileceğini, davalı şirketin alacağının gerçek bir alacak olduğunu, davacının dayandığı Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/47 E. sayılı sayılı iflasın ertelenmesi dosyasında iflasın ertelenmesi davasının red ile sonuçlanmış olup halen bir tedbir kararı bulunmadığını ileri sürerek şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı şirketin davalı Benlioğlu ...... Şirketinden alacaklı olduğunu, alacağı ile ilgili icra takibi başlattığını, borçlu şirketin Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/47 Esas sayılı dosyası ile iflas erteleme talebinde bulunduğunu, 25.01.2016 tarihli karar ile borçlu hakkında başlatılacak bütün icra takiplerinin durdurulmasını içeren ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bu tedbir kararına rağmen borçlu şirket hakkında Bakırköy 17. İcra Müdürlüğünün 2016/798 Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin elinde tedbir kararı olmasına rağmen bu ilamsız takibe itiraz etmeyerek takibin kesinleştiğini, her ne kadar mahkemece daha sonra kaldırılmış olsa da takibin kesinleşme anında ortada bir tedbir kararının bulunduğunu, kesinleşen bu takip sebebiyle diğer alacaklıların hacizde sıralarının etkilendiğini, borçlu şirketin almış olduğu tedbir kararını icra dosyasına sunarak takibin kesinleşmesine ve mallarına haciz konulmasına engel olması gerektiğini, takibin tedbir kararının kaldırıldığı tarih olan 14.06.2017 tarihinde kesinleşerek bu tarih itibariyle haciz işlemleri yapılması gerektiği kanaatine varılarak şikayetin kabulü ile Bakırköy 17. İcra Müdürlüğününü 2016/798 Esas sayılı dosyasında kesinleşme tarihinin 14.06.2017 tarihi olarak düzeltilmesine, haciz tarihlerinin de bu tarih olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Şikayet edilen alacaklı istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dahi talep etmediği bir hususta karar verildiğini, mahkemece haksız ve hukuka aykırı bir karar verildiği gibi davacının dava dilekçesindeki netice i talebinden başka bir karara hükmedildiğini, davacının netice i talebinin özünün hacizlerin kaldırılması olduğunu, davacının talebinin 23.09.2020 tarihli kararı ile talebini reddeden memur muamelesinin kaldırılması ve hacizlerin kaldırılması olduğunu, davacının bir ıslah dilekçesi vermeden duruşmada neticei talebini değiştirmesinin hukuki bir dayanağının bulunmadığını, mahkemenin ise taleple bağlı kalmayıp davacının dahi talep etmediği şekilde haksız ve dayanaksız olarak kesinleşme ve haciz tarihinin 14.06.2017 olarak belirlenmesine karar verdiğini, davacının davasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının talebinin dinlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının 2016 yılından itibaren kıymet takdiri, ihale daveti, açmış olduğu ihalenin feshi davaları ile tebliğ aldığı ve muttali olduğu hacze ilişkin olarak 21.09.2020 tarihinde 3. şahıs sıfatı ile "...borçlu vekilinin sürelerden vazgeçerek ihtiyati tedbir kararının öncesinde henüz itiraz süreleri dolmadan borcu ve takibi kabul edip bütün gayrimenkullerini beyan ederek haciz koydurması hukuka aykırı olduğundan bütün hacizlerin kaldırılarak..." şeklindeki gerçeğe aykırı beyanlarla talepte bulunulmasının hukuki bir dayanağı olmadığı gibi kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece , borçlu şirketin elinde tedbir kararı olmasına rağmen bu ilamsız takibe itiraz etmeyerek takibin kesinleştiği, kesinleşen bu takip sebebiyle diğer alacaklıların hacizde sıralarının etkilendiği, takibin tedbir kararının kaldırıldığı tarih olan 14.06.2017 tarihinde kesinleşerek bu tarih itibariyle haciz işlemleri yapılması gerektiği gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmiş ise de, hacizde sırası etkilenen alacaklının ancak taşınmaz mal satılıp paraya çevrildikten sonra sıra cetveli düzenlendiğinde sıra cetveline 7 gün içinde itiraz etme imkanına sahip olduğu, davacının şikayete konu takip dosyasının tarafı olmadığı, bu nedenle dosya kapsamındaki hacizlerin kaldırılmasını talep etme hakkının olmadığı, mahkemece şikayetin husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi/3. kişi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Şikayetçi/3. kişi temyiz dilekçesinde;işbu şikayeti yapmakta hukuki yararları olduğunu, mahkemece verilen kararın yerinde olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; icra müdürlüğünün 23.09.2020 tarihli müdürlük kararının iptali ile borçlu şirket hakkında verilen tedbir kararı kapsamında takibin durması ve dosyadaki bütün hacizlerin kaldırılmasına dair şikayete ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

İİK md. 16., 140

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi 3.kişinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınadereceşikayet

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:12:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim