Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/12599

Karar No

2023/231

Karar Tarihi

17 Ocak 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen icra emrinin iptali talepli şikayet dosyasından verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesinin 19.10.2021 tarih ve 2021/283 E. 2021/2655 K. sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... dava dilekçesinde; alacaklı tarafından ... blok yöneticiliği aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, alacaklı vekilinin itirazın iptali istemi ile açtığı dava neticesinde Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesinde 09.10.2019 tarih, 2018/1062 Esas, 2019/1039 Karar ile davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline karar verildiğini, bu kararın istinaf aşamasında olup, henüz kesinleşmediğini, gerek icra takibinde gerekse itirazın iptali davasında taraf olmamasına rağmen icra müdürlüğünce hukuka aykırı şeklinde tarafına icra emri gönderildiğini iddia ederek icra emrinin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kat maliklerine icra emri gönderilmesinin süresiz şikayete tabi bir işlem olmadığını, müvekkilinin 2017 yılında davacının da kat maliklerinden olduğu ... blok site yöneticiliği ile yaptığı anlaşma neticesinde bir kısım tadilat işleri için yaptığı imalat ve verdiği teminat olan parayı geri alamadığını, bunun üzerine icra takibi başlattığını, site yönetiminin ödeme yapmaması üzerine borcun asıl sorumluları olan kat maliklerine borcun cihetine gidildiğini, kat maliklerine icra emrinin gönderilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 25.08.2020 tarihli ve 2020/677 Esas, 2020/1008 Karar sayılı kararıyla; Bakırköy 2 Tüketici Mahkemesinin 09.10.2019 tarih 2018/1062 E. 2019/1039 K. sayılı ilamında davacının ..., davalının ... Blok Yöneticiliği olduğu, kendisine icra emri gönderilen davacının hükümde taraf olarak yer almadığı, borcun doğduğu tarihte davacının kat maliki olarak yer alıp almadığı ve borçtan sorumlu olup olmadığının yargılamayı gerektirir hususlardan olması nedeni ile davacının davasının kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2021/283 Esas, 2021/2655 Karar sayılı kararıyla; davalı alacaklı tarafından borçlu ... Blok Yöneticiliği aleyhine ilamsız icra takibinde bulunulduğu, borçlu yönetimin süresi içinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, davalı alacaklının itirazın iptali için Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesinin 2018/1062 Esasında İtirazın iptali davasını açtığı, Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesinin 09.10.2019 tarih 2018/1062 E. 2019/1039 K. sayılı ilamı ile 126.760,00 TL yönünden itirazın iptaline karar verdiği, davalı alacaklının talebi üzerine bu ilama dayanılarak davacı ...'a örnek 4 5 icra emrinin tebliğe çıkarıldığı, icra emrinde kat maliklerinin arsa paylarının açıkça yazıldığı, bu nedenle her malikin sorumlu olduğu miktarın da belli olduğu, kat malikleri aleyhine icra emri çıkartılmasının 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesi hükmüne uygun olduğu gerekçesi ile istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 10.05.2022 tarihli ve 2021/12397 E., 2022/5539 K. sayılı kararı ile;

"Genel haciz yolu ile takipte, borçlunun yasal sürede yapmış olduğu itiraz üzerine İİK'nın 66. maddesi uyarınca icra takibi olduğu yerde durur. Alacaklının duran takibin devamını sağlayabilmesi için, icra mahkemesince verilmiş bir itirazın kaldırılması kararını (İİK m. 68) ya da genel mahkemece verilmiş itirazın iptali ilamını (İİK m.67) icra dosyasına sunması gerekir. İtirazın iptali ilamı, itiraz üzerine duran icra takibinin devamını sağlayan bir ilamdır. İtirazın iptali davasını kazanan alacaklının, ilamsız icra takibine devam edilmesini (haciz, satış, paranın ödenmesini) isteyebilmesi için, itirazın iptali kararının kesinleşmesi gerekmez. Ancak, itirazın iptali kararını temyiz eden borçlu, Yargıtay'dan icranın durdurulmasına karar verilmesini isteyebilir.

İtirazın iptali davası sonucunda verilen karar uyarınca, ilamsız icra takibinin başlatıldığı dosya üzerinden takibe devam edilmesi gerekir. Buna göre, itirazın iptali ilamı doğrultusunda, icra müdürlüğünce dosya alacağının hesaplanarak bu miktar üzerinden icra takibine devam edilmesi zorunlu olup, ayrıca borçluya icra emri düzenlenip gönderilemez. Ancak, ilamda ilk defa hüküm altına alınan yargılama gideri, vekalet ücreti ve tazminat alacaklarının aynı takip dosyasından tahsili isteniyorsa bunlar yönünden borçluya ayrı icra emri düzenlenerek tebliğ edilmelidir.

Somut olayda; alacaklı tarafından borçlu ... Blok Yöneticiliği aleyhine 126.760,00 TL asıl alacak ve 3.764,87 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere 130.524,87 TL toplam alacağın tahsili için genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun takibe itirazı üzerine, alacaklı tarafından, duran takibin devamı amacıyla itirazın iptali davası açıldığı, Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesinin 30/11/2017 tarih ve 2018/1062 E. 2019/1039 K. sayılı ilamında itirazın iptali ile takibin 126.760,00 TL asıl alacak üzerinden devamı ile 25.352,00 TL inkar tazminatı ile 12.890,80 TL vekalet ücreti ve 1.863,80 TL yargılama giderine hükmedildiği, alacaklının bu ilama dayalı olarak aynı takip dosyasından 06.03.2020 tarihli icra emri ile takibin devamına karar verilen 126.760,00 TL asıl alacak yanında 26.348,72 TL işlemiş faiz ve 25.352,00 TL inkar tazminatı ile 931,43 TL işlemiş faiz,12.890,00 TL ilam vekalet ücreti ile 473,60 TL işlemiş faizi ve 1.809,50 TL yargılama gideri ile 66,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 194.632,53 TL miktarlı icra emrinin gönderildiği, ayrıca ilamda yer almamasına rağmen 56 kişilik kat maliklerinin de borçlu olarak gösterildiği anlaşılmıştır. Borçluya, aynı takip dosyasında itirazın iptali/kaldırılması ilamı ile hükmedilen icra inkar tazminatı, ilam vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden ek takip talebi ile icra emri gönderilmesinde yasaya aykırılık yok ise de, 14.11.2017 tarihli takip talebinde yer alan asıl alacak miktarı ve güncellenmiş faiz alacağı yönünden mükerrer olacak şekilde icra emri gönderilmesi ve ilama aykırı şekilde itirazın iptali ilamında yer almayan yeni borçlular ilave edilmek sureti ile icra emri düzenlenmesi yasaya aykırıdır.

Bu durumda 126.760,00 TL asıl alacak, 26.348,72 TL işlemiş faiz alacağı ve ilamın fer'ileri yönünden itirazın iptali kararında yer almayan şikayetçi borçlu kat maliki yönünden 06.03.2020 tarihli icra emrinin iptali gerekirken bölge adliye mahkemesince yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir" gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam edilmiş, itirazın iptali ilamında taraf olarak yer almayan kat maliklerinin borçlu olarak takibe dahil edilerek taraflarına icra emri gönderilmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

İhtilafa sebep olan borç ilişkisinin kökeninde müvekkilinin davacının da kat malikleri arasında yer aldığı ... blok sitesinin dış cephe boya ve tamirat işlerini üstlendiği sözleşme ilişkisi oldğunu, bu sözleşme ilişkisinden doğan alacağını tahsil etmek amacıyla Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünde ilamsız takip yoluna başvurduğu, bu takibe yapılan itiraz üzerine Bakırköy Tüketici Mahkemesince itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiği, bu süreçte davalıları temsilen ... Site Yöneticiliği, yargılama sürecinin tamamında resmen bulunduğu, dosyayı takip etmeye devam ettiği, nasıl ki müvekkilinin adı geçen sitenin boya ve tamirat işlerini üstlenirken 56 kat malikiyle muhatap olmamışsa, davayı da 56 farklı kat malikine değil, malikleri temsilen site yöneticiliğine yönelttiği, davacının taleplerine yönelik tüm itirazları hayatın gerçekliğine aykırılık teşkil ettiği, müvekkilin 56 kat malikini temsilen site yöneticiliğinin yürüttüğü davanın sonuçlarının, bir kısım borçtan kurtulmak isteyen kat maliklerince kabul edilmemesinden doğduğu, sadece davacıya değil toplamda 86 pay sahibine icra emri gönderildiği, müvekkilin kat maliklerinden borcun tahsili cihetine başvurması davalı ve diğer kat maliklerinin haksız tutumundan kaynaklandığı, müvekkili tarafından site yöneticiliğine karşı icra takibi başlatıldığı anda tüm kat malikleri ve adı geçen sitede yaşayanlar yasa dışı ve şifaen bir karar alarak aidat borçlarının elden toplanması kararı aldığı, davacının da temsilcisi pozisyonundaki site yönetimi, ticaretle iştigal edip gelir ve gider hesabı yapan bir oluşum olmayıp, kat maliklerinden aidat toplayan ve yine kat malikleri adına harcama yapan ve kat maliklerinden ibaret bir oluşum olduğu, Kat maliklerince aidatların elden ödenmesi yoluna başvurulduktan sonra müvekkilinin alacağını hiçbir şekilde tahsil edemez hale geldiği, bu durum halen devam etmekte olup site yönetimi adına bankalara gönderilen haciz müzekkerelerinin sonuçsuz kaldığı, İşte bu durum neticesinde başkaca başvurulacak yol kalmaması üzerine borcun yasal sorumluları olan kat maliklerine yönelindiği, bu yola başvurulma sebebi bir keyfiyet olmayıp zaruriyet olduğu, başvurduğu yolu müvekkile mecburi kılan davacı ve birlikte hareket eden diğer kat malikleri olduğu,

Yargıtayca verilen bozma kararı ise, davacı gibi borcunu ödemekten imtina eden kişilerin haksız yere kazanç elde etmeleri anlamına gelerek hukuka aykırı olduğu, açılan dava müvekkilin haksız alacağına kavuşmasına engel olduğu gibi payına düşen borcu ödemeyen diğer malikler aleyhine de haksızlık oluşturduğu, borcun, yasal sorumluları olan kat maliklerinden tahsili cihetine gidilmesi üzerine içlerinde ... Teşkilatını Güçlendirme Vakfı da bulunan kat maliklerinden büyük çoğunluğunun arsa payları oranında üzerilerine düşen borcu ödediği, Davacı gibi borcu ödemekten imtina eden bazı kat malikleri, icra emrinin iptali için dava açmış olup yargılama süreçlerinin farklı aşamalarda devam ettiği, davacı ve davacı gibi hareket eden kat maliklerinin, hem müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemektediği, takibin site yönetimine ya da kat maliklerine yöneltilmiş olması, verilen ilamda kimlerin isminin yazıp yazmadığı gibi konular iş bu borcun sorumlularının kat malikleri olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği, bu sebeple mahkemenin bozmaya uymaya yönelik kararına katılmadığı,

Bölge adliye mahkemesince defaaten haklılığını tastik ve tespit edilmişken yargıtayın kendi içtihatları ile çelişen bozma kararına uyulmasının hukuka aykırı olduğu, davacı gibi diğer kat maliklerine icra emirlerinin tebliğ edilmesi üzerine bir kısım borçlular itiraz yoluna başvurduğu, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi nezdinde dosyalarda lehine olarak defalarca kez karar verildiği, yine davaya cevap, istinaf ve temyize cevap dilekçemizde konuya ilişkin çeşitli emsal kararlara, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihadına yer verildiği, adı geçen kararlardan bugüne değin kararlara esas teşkil eden Kat Mülkiyeti Kanunu, Türk Borçlar Kanunu gibi dayanak mevzuatta konuya ilişkin bir değişiklik olmadığı, dolayısıyla oluşan içtihattan dönmeyi gerektirir bir gerekçe de mevcut olmadığı, Yargıtayca verilen bozma kararının temelinde yatan gerekçe, Hukuk Genel Kurulu nezdinde kabul gören bir görüş olmadığı, bozmaya uyularak verilen esastan ret kararını kabul etmediği gerekçeleri ile bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe:

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, icra emrinin iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İİK, Kat Mülkiyeti Kanunu

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR: **

Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere ve özellikle davaya ve bozmaya konu olup, ilk derece maphkemesince iptaline karar verilen icra emrinin şikayetçi/borçlu ... aleyhine düzenlenen 06.03.2020 tarihli icra emri olduğunun anlaşılmasına göre, davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle bozma gereğine ve usule uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecicevapistinafyargılamatemyizincelenenkararıkararınmahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:44:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim