Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7604

Karar No

2023/1506

Karar Tarihi

8 Mart 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın borçlu, alacaklı ve temlik alan tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle takibin durdurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu, alacaklı ve temlik alan tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:

I. DAVA

Davacı borçlu dava dilekçesinde; davalı alacaklı ... vekili tarafından müvekkili hakkında ... 1. İcra Müdürlüğünün 2016/2006 E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe konu 4 adet senetten, 15.11.2014 vade tarihli 165.000,00 TL meblağlı bononun bedel kısmında tahrifat yapıldığını, gerçekte bedelin 65.000,00 TL olduğu halde önüne 1 rakamı ilave edildiğini, yine 15.11.2014 vade tarihli 124.000,00 TL bedelli diğer bir senedin de gerçekte 24.000,00 TL iken önüne 1 rakamının sonradan eklenerek 124.000,00 TL haline dönüştürüldüğünü, bu suretle iki bononun tahrif edildiğini, yine takibe konu her bir senedin tahrif edilmemiş olan ilk hali ile bedellerinin tamamının ödendiğini, davalı alacaklıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla icra takibinde birikmiş faiz miktarı ve oranının yanlış hesaplandığını, ödeme emrinde talep edilen komisyon talebinin de yanlış olduğunu ileri sürerek borca itirazın kabulü ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; davacının iddialarının yersiz ve dayanaktan uzak olduğunu, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda takibe itiraz usul ve yönteminin kanunda düzenlendiğini, davacının davasının bu hususları içermediğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 124.000 TL bedelli bonoda evvelce senedin "24.000" iken "1" rakamı eklenerek "124.000" TL'ye dönüştürüldüğü, senetteki diğer yazıların farklı fiziki evsafta ikinci bir kalem kullanılarak oluşturulduğu, 165.000 TL bedelli bonoda tahrifatın söz konusu olmadığı, faiz oranının yerinde olduğu, ancak işlemiş faiz tutarının 53.446,63 TL olduğu gerekçesi ile borca itirazın kısmen kabulüne 124.000 TL bedelli senedin 24.000 TL bedelli olarak kabul edilerek düzeltilmesine, itfa nedenine dayalı borca itirazın reddine, faiz miktarının 53.446,63 TL olarak düzetilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu, davalı alacaklı ve temlik alan istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1 Davacı borçlu vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, İlk Derece Mahkemesince borcun ödendiğine yönelik itirazlarının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira itfa iddiasının ispatına yönelik dosyaya sundukları "borç ibra protokolü başlıklı belgede" ..., ...'den ... bu protokolün imza tarihinden önce veya sonraki tarihe ait olmak üzere hiçbir isim ve nam altında gerek kambiyo senedi gerekse adi yazılı belgeye dayalı hiçbir hak ve alacağı kalmadığı hususunu kabul ve beyan ve taahhüt eder." şeklinde açıklamadan müvekkilinin murisi ...'nün takip konusu senet bedellerini ödediğinin açık bir delili olduğunu, mahkemece bu protokolün hatalı yorumlandığını, bu protokolün herhangi bir şarta bağlanmadığını, davalı takip alacaklısının imzasına itiraz etmediğini, kaldı ki davalı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmada dahi bir borcun ödendiği hususun tespit edildiğini, protokolün geçerli olduğunu, ayrıca bir kısım ödemelere ilişkin sunulan çeklerde takibe konu senetlere atıf bulunmadığı gerekçesinin de dosya kapsamına aykırı olduğunu, her ne kadar hükme esas alınan ... raporunda 55.000 TL bedelli iki adet senet incelenmemiş ise de bu senetlerinde zaman aşımı süresi dikkate alınarak iki tarihli şekilde sonradan doldurulduğunu, bedellerinin ise davalıya ödendiğini, davanın tümden kabulü yerine kısmen kabulünün isabetsiz olduğunu, yine tazminat talebinin reddedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2 Davalı alacaklı ... vekili istinaf başvurusu dilekçesinde özetle; 01.12.2021 tarihli duruşmaya davacının katılmadığını, mazeret dilekçesi sunduğunu, mazeretinde mesleki bir gerekçeye ve belgeye dayanmadığını, mahkemece mazeretin reddi ile HMK'nın 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılması gerekirken mazeretin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca HMK'nın 188. maddesi uyarınca ikrarın kesin delil olduğunu, davacı muris ... ve müvekkili arasında düzenlenen sulh protokolünde açıkça senetlerde tahrifat bulunmadığı hususu kabul edilmiş iken ve bu protokol geçerliliğini koruyorken 124.000 TL'lik senette tahrifat yapıldığı yönündeki kararın dosya kapsamına aykırı olduğunu, kararın bu yönden kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3 Davalı temlik alan ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle İlk Derece Mahkemesince faize ve tahrifata ilişkin gerekli inceleme ve araştırma yapmaksızın müvekkili aleyhine hukuka aykırı karar verildiğini, davacının takibe konu bonolarda yazılı bedellerin gerçek, geçerli ve sahte olmadığını yazılı beyanla ve imzası ile ikrar ettiğini, imzası ikrar edilmiş belgenin kesin delil olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 29.09.2016 tarihli "borç ibra protokolü" başlıklı belgede herhangi bir şart öngörülmediği, açıkça takip dosyasına da atıf yapılmak suretiyle alacaklı ...'in, borçlu ...'den hiç bir alacağının kalmadığını beyan ettiği, imzaya itiraz edilmediği, bu protokolün hukuken geçerli olduğu ve borcun tamamının ödendiği hususunun İİK'nın 169/a maddesinde sayılan belge ile ispatlandığı gerekçesi ile davalıların istinaf başvurularının reddine, takibin İİK'nın 169/a maddesi uyarınca durdurulmasına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu, davalı alacaklı ve temlik alan temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı borçlu vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle, takibin durdurulması yerine takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini, tazminat, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı alacaklı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan protokol başka bir protokolün eki olduğu, diğer protokolün yine Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile geçersiz kabul edildiği, protokolün şarta bağlı olduğunu ileri sürmüştür.

3.Davalı temlik alan borca itirazın reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, İİK 169/a maddesi uyarınca borca itiraza ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

İİK'nun 169/a maddesi ve 28.11.1956 tarih ve 15/15 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, "... her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesine yer verilerek, her davanın açılmasına kadar gerçekleşen hukuki ve maddi vakıalara göre sonuçlandırılması gerektiği belirtilmiştir. Diğer bir deyişle, her dava ve şikayet yapıldığı andaki şartlara göre değerlendirilmelidir.

  1. Değerlendirme

1.Somut olayda, takibin 27.05.2016 tarihinde başlatıldığı, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde geçen "Borç İbra Protokolü" başlıklı belgenin ise 29.09.2016 tarihinde takipten sonra düzenlendiği, bu nedenle takipten sonra düzenlenen bu belgenin borca itiraz tarihi itibari ile var olmadığı, takibin kesinleşmesinden sonraki itfa kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, tarafların diğer istinaf sebepleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

2.Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizvı.kararımahkemesiderecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim