Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/412

Karar No

2023/1445

Karar Tarihi

7 Mart 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki dört adet taşınmaza ilişkin ihalenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline satış ilanı, kıymet takdir raporu ve ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, 18.09.2020 tarihinde ödeme emrini tebliğ alan Işıl İçer'in müvekkili firmada çalışmadığını, ayrıca ödeme emriyle birlikte ipoteğe ilişkin evrakların gönderilmediğini, satış ilanının ve kıymet takdirinde taşınmazın esaslı niteliklerine yer verilmediğini, bu durumun ihaleye katılımı azalttığı ve taşınmazların değerinin düşük bedel üzerinden tespiti ile piyasa rayiçlerinin altında ihale edilmesine sebep olduğu, satış ilanında esaslı niteliklerin eksik ve hatalı tespitinin ihalenin feshi nedeni olduğu, taşınmaza ilişkin son tahkikatların dosyasına alınmadığını, ilanın bir ay önceden yapılmadığını, tirajı 50.000,00 üzerinde yurt genelinde dağıtımı yapılan gazete ile bir ay önce satış ilanının yayınlanmadığını belirterek dört adet taşınmaza ilişkin ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; sair iddialarının yanında davacı şirketin tek yetkilisinin ... olduğu, İlhan Erişe satış ilanı tebliğ edildiği, davacının satış ilanınından haberdar olduğu, tebligatları alan Işıl İşelin şirketin çalışanı olduğu iddiaları ile davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı şirketin tek temsilcisinin dosya borçlusu ... olduğu, ...'e yapılan tebligatların usule uygun olduğu, bu durumun mahkemece Tebligat Kanunu 32. madde kapsamında değerlendirildiği, bununla birlikte ... vekili Av. ... tarafından 16.03.2021 tarihinde mezkur davaya konu taşınmazlar yönünden kıymet takdirine itiraz davası açıldığı, satışın yapılan bu yargılama neticesinde belirlenen değerler esas alınarak yapıldığı, ihale bedellerinin her bir taşınmaz yönünden muhammen bedeli karşılayacak şekilde satılmış olması nedeniyle zarar unsurunun gerçekleşmediği, davacının İİK'nın 134/8. maddesi kapsamında menfaatlerinin muhtel olduğunu ispatlayamadığı, ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddi ile şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekilince, mahkemece yapılan değerlendirilmede tüzel kişi, ile gerçek kişi arasındaki farkın gözetilmediğini, şirket adına vekaletleri olmadığını, ödeme emrini alan Işıl İçer'in müvekkili firmada çalışmadığını, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, daha önce açtıkları ihalenin feshi davalarının bu nedenle kabul edildiğini, tüm tebliğ işlemlerinin bu nedenle usulsüz olduğunu, 2020 yılında alınan bilirkişi raporunun esas alındığını belirterek ve dava dilekçesi içeriğindeki iddialarını tekrarla kararın kaldırılması talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının genel bir ifade ile yapılan tüm tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu sürdüğü, şirketin icra dosyasında vekil ile temsil edildiğine tesadüf edilmediği, sadece diğer borçlu ... davacı şirketin yetkilisi olup vekille temsil edildiği, dolayısıyla satış ilanının borçlu şirkete gönderilmesinin esas olduğu, satış ilanının borçlu şirkete gönderildiği ve Tebligat Kanunu 35. maddeye göre tebliğ edildiği, taşınmazların muhammen bedelin çok üzerinde satıldığı, davacının İİK'nın 134/8 maddesi kapasında kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispatlayamadığı, dolayısı ile hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekilince, dava ve istinaf dilekçesi içeriğindeki iddialarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 05.04.2022 tarihinde satışı yapılan dört adet taşınmaz ihalesinin feshi isteğine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

İcra İflas Kanunu'nun 128/a, 134 ve devamı maddeleri,

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 13 35. maddeleri.

  1. Değerlendirme

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Şikayetçi borçlu şirket vekili icra mahkemesine başvurusunda; sair şikayetleri ile birlikte müvekkiline yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğu, satış ilanı ve kıymet takdirinde taşınmazın esaslı niteliklerine yer verilmediği bu durumun ihaleye katılımı azalttığı gibi taşınmazların değerinin altında ihale edilmesine sebep olduğunu ileri sürerek ihalelerin feshini talep etmiştir. Satış bedelleri muhammen bedelin üzerinde olduğundan zarar unsurunun gerçekleşmediği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun; "Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti" başlıklı 35. maddesinin 4. fıkrasına göre; "Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır." Tüzel kişilerin adreslerinin ara statü, sicil, tüzük ve kuruluş senedi gibi resmi kayıtlarda belirli olması sebebi ile meçhul olması söz konusu değildir.

Borçlu şirket adına çıkartılan satış ilanı tebligatı, adresin kapalı olması veya bu adresten taşınmış bulunması nedeni ile tebliğ edilemeden iade edilmiş ise, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, tebliği çıkaran merci, şirketin ticaret sicil adresine tebligat yapılmasını talep eder. Bu durumda tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.

Somut olayda, borçlu şirkete çıkarılan satış ilanı tebligatının; "muhatabın tanınmadığı” şerhi ile 07.02.2022 tarihinde iade edildiği, bunun üzerine icra müdürlüğünce Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre 21.02.2022 tarihinde satış ilanının tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.

Şikayetçi borçlu şirketin ticaret sicil adresine TK'nın 35. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, bu adrese gönderilen tebligatın, adresin kapalı olması ya da muhatabın adresten taşınmış olması şerhi ile tebliğ edilemeden iade edilmesi zorunludur. Şikayete konu tebligat tarihinden önce, borçlu şirket adına çıkarılıp tebliğ edilmeden iade edilen tebligatın; "muhatabın tanınmadığı" şerhi ile iadesi usulsüz olup, bu tebligat esas alınarak TK'nın 35. maddesine göre yapılan satış ilanı tebligatı usulüne uygun değildir.

Ayrıca ;7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanun'un 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutad ... saatlerinde ... yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde ancak o zaman, tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birisine yapılır. Tebligat Tüzüğü'nün 18. maddesinde selahiyetli kişilerin bulunmadığının tebligat belgesinde gösterilip bunun açıklanması lüzumu hüküm altına alınmıştır.

Somut olayda, davacı adına çıkarılan kıymet takdir tebliğinin, “evrak almaya yetkili Işıl İçel” şerhiyle 04.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. SGK kayıtlarına göre Işıl İçen'in 2019 yılında işten ayrıldığı görülmekle tebliğ şerhinde şirket yetkilisinin nerede olduğu da tevsik edilmediğinden kıymet takdir tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.

İİK'nın 128/a madddesi uyarınca kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer raporun tebliğinden itibaren 7 gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabilirler. Kıymet takdir raporu borçluya usulüne uygun tebliğ edilmediği ve takip dosyasında da borçlunun kıymet takdirine muttali olduğuna dair herhangi bir işlem bulunmadığı için, kıymet takdirine ilişkin hususların ihalenin feshi davası sırasında mahkemece değerlendirilmesi gerekir.

İİK'nın 128/a madddesi uyarınca kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer raporun tebliğinden itibaren 7 gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabilirler. Kıymet takdir raporu borçluya usulüne uygun tebliğ edilmediği ve takip dosyasında da borçlunun kıymet takdirine muttali olduğuna dair herhangi bir işlem bulunmadığı için, kıymet takdirine ilişkin hususların ihalenin feshi davası sırasında mahkemece değerlendirilmesi gerekir.

Öte yandan, İİK'nın 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.

Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin muhammen bedelin yüzde yüzünün üstünde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Buna göre, her ne kadar somut olayda, feshi istenilen ihaleye konu olan taşınmazların satış bedelleri muhammen bedellerinin yüzde yüzünün üzerinde olsa da, satış ilanı ve kıymet takdiri tebliğlerinin usulsüz olması ve borçlunun kıymete yönelik itirazlarının bulunması karşısında, bu aşamada zarar unsurunun bulunmadığından söz edilemez.

O halde mahkemece, borçlu tarafından fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazları, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle incelenerek, taşınmazların tespit edilecek değerinin, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması halinde ise zarar unsuru oluşmayacağından ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim