Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7681
2023/12
9 Ocak 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Alacaklı banka tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte, borçlunun borca itirazı nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/4014 Esas sayılı takip dosyasında borçlu ... yönünden ipotek limiti olan 350.000,00 TL'yi aşan kısım ve ipotek limitinin üzerinde olan asıl alacak için hesaplanacak diğer talepler yönünden takibin iptaline karar verilmiştir.
Kararın borçlu vekili ve alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nce davacı borçlunun istinaf istemi yerinde görülmediğinden reddine, davalı alacaklının istinaf isteminin HMK'nun 353/1 b.2. maddesi gereğince kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, yerine davacı borçlunun itirazının hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu dava dilekçesinde; kredi borçlusu ... Kara'nın alacaklı bankadan kullanmış olduğu krediye kefil olduğunu ve teminat olarak ipotek verdiğini, genel kredi sözleşmelerinde maktu olarak yer alan ''Kredi alanın doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olarak ....TL'ye kadar kefilim'' şeklindeki ibareye imza attırıldığını, sözleşmede yer alan söz konusu ibarenin maktu nitelikte ve geçersiz olduğunu, söz konusu ibare nedeni ile kredi borçlusu ... Kara'nın banka bünyesinden çekmiş olduğu tüm kredilerden kefil sıfatıyla sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, imzayı attığı tarihte asıl borçlunun kullandığı kredinin 120.000 TL olduğunu ve bu kredinin kredi borçlusu tarafından ödendiğini, başkaca borçtan sorumlu olmasının mümkün olmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; asıl borçlu ... Kara'nın genel kredi sözleşmesi kapsamında muhtelif krediler kullandığını, bu kredilerin teminatı olarak davacı ...'in maliki olduğu taşınmazına müvekkili lehine ipotek tesis edildiğini, borcun zamanında ve eksiksiz ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ile davacı malik/müteselsil kefile hesap özetini de içerir kat ihtamamesi gönderildiğini, kat ihtamamesinde bildirilen borcun ödenmemesi ve süresinde ihtarnameye itiraz da edilmemesi nedeniyle müvekkili tarafından kredi borçlusu ... Kara ile ipotek maliki ... hakkında İİK 150/1 maddesi uyarınca ilamlı takip başlatıldığını, ilamlı takip yoluna karşı ileri sürülebilecek itirazların yasanın 33. ve 33/a maddelerinde sınırlı sayıda itfa, imhal ve zamanaşımı olarak belirlendiğini bu itiraz sebeplerinin hiçbiri ile örtüşmeyen takibin iptali talebinin dayanaktan yoksun olduğunu, ipoteğin, ... Kara'nın bankadan kullandığı veya ileride kullanacağı kredilerinin teminatı olarak 350,000.00 TL bedel ile tesis edildiğini, resmi senedin 1. maddesinde, genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefaleti düzenleyen 33/f maddesine göre kefillerin yükümlendiği meblağın, bu sözleşme kapsamında kullanılmakta olan krediler olduğu sürece, kapatılmış bulunan krediler gerekçe gösterilerek indirilmesinin talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı ipotek akit tablosunun incelenmesinde; ipoteğin, üst sınır (limit) ipoteği olduğu anlaşılmakla, ipotek veren davacı/borçlu ...'in sorumluluğunun ipotek limiti olan 350.000,00 TL ile sınırlı olup, takipte talep edilen 876.002,40 TL + 2.020,00 TL toplamda 878.022,40 TL toplam alacağın, ipotek limitinin üzerinde olduğu, icra takip dosyasının incelenmesinde ise; alacaklı banka tarafından düzenlenen takip talebinde ipotek veren tapu maliklerin her birinin borçtan sorumlu oldukları tutarın ipotek miktarları ile sınırlı tutulmadığı, takip borcunun tamamı üzerinden ipotek veren tapu malikinden talep edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/4014 Esas sayılı takip dosyasında şikayetçi borçlu ... yönünden ipotek limiti olan 350.000,00 TL'yi aşan kısım ve ipotek limitinin üzerinde olan asıl alacak için hesaplanacak diğer talepler yönünden takibin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu ve alacaklı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1 Davacı borçlu vekili istinaf dilekçesinde; takip talebinde ve ödeme emrinde tapu maliklerinin her birinin borçtan sorumlu oldukları tutarın ipotek miktarı ile sınırlı tutulmadığını, ipotek miktarının açıkça belirtilmediğini, salt bu yönünden dahi ödeme emrinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin gerekçesinde bu husus yazılı olmasına rağmen takibin kısmen iptaline karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili hakkında başlatılan icra takibinin 876.002,40 TL olduğunu davanın kısmen kabul kısmen ret şeklinde karar verilmiş olmasına rağmen vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerekirken maktu olarak hesaplanmasını kabul edilemez olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
2 Davalı alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkeme kararının ve gerekçesinin aksine icra dosyasına ipotek resmi senedinin konulduğunu ve takip talebinde ... hakkında 350.000,00 TL limitli ipotek resmi senedine dayanarak takip başlatıldığını, bu hususlar dikkate alınmadan verilen mahkeme kararının hatalı olduğunu, şikayet konusu takibin İİK 150/ı maddesine dayandığını, ilamlı takip yoluna karşı ileri sürülebilecek itirazların yasanın 33. ve 33/a maddelerinde sınırlı sayıda itfa, imhal ve zamanaşımı olarak belirlendiğini, mahkemece bu hususların dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlunun şikayet dilekçesinde limit aşımına yönelik şikayeti bulunmadığı halde şikayet dilekçesinde yer alan "ipoteğin kullanılan krediye teminat olarak verildiği" ibaresinin limit aşımına yönelik şikayet olarak yorumlanması ve yazılı şekilde karar verilmesi HMK'nin 26. maddesinde yer alan taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu, İİK'nun 149/a maddesi göndermesiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibinde de uygulanması gereken aynı Kanun'un 33. maddesine göre icra emrine karşı itirazların (kefaletin geçersiz olduğu yönündeki şikayeti de dahil olmak üzere) icra emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde yapılmasının zorunlu olduğu,
Somut olayda, icra emrinin borçluya 25.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 07.03.2019 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvurusunun yasal yedi günlük süre geçirildikten sonra olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi'nce, istemin süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken; ileri sürülmediği halde şikayetin limit aşımına yönelik olduğu nitelendirmesi ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davacı borçlunun istinaf istemi yerinde görülmediğinden reddine, davalı alacaklının istinaf isteminin HMK'nun 353/1 b.2. maddesi gereğince kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, yerine davacı borçlunun itirazının hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Genel Kredi Sözleşmelerinde maktu olarak yer alan ''Kredi alanın doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olarak ....TL'ye kadar kefilim'' şeklindeki ibareye imza attırıldığını, sözleşmede yer alan söz konusu ibarenin maktu nitelikte ve geçersiz olduğunu, kapatılan borçlar dışında hakkında icra takibi başlatılması da haksız ve mesnetsiz olduğunu,sürede dava açtığını,dava dilekçesinde itirazlarının limitin aşıldığına ilişkin olduğunu, icra takibinde yer alan borç miktarının kefil olduğu borç miktarının üzerinde olduğunu ve kabul etmediğini açıkça belirttiğini düzenlenen takip talebinde ve ödeme emrinde tapu maliklerinin her birinin borçtan sorumlu oldukları tutarın ipotek miktarı ile sınırlı tutulmadığını, ipotek miktarının açıkça belirtilmediğini, salt bu yönünden dahi ödeme emrinin hukuka aykırı olduğunu, sorumluluğu ipotek limiti ile sınırlı olmakla beraber sanki tüm borçtan sorumluymuş gibi gösterildiğini, aleyhine fazla miktar üzerinden ve maktu evrak doğrultusunda takip başlatıldığı göz önünde tutulmaksızın hüküm tesis edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla açılan ilamlı takipte, takip öncesi döneme ilişkin itfa nedeni ile takibin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 26. maddesi,
İİK'nın 149., İİK'nın 33. maddeleri
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:46:37