Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/10327

Karar No

2023/1092

Karar Tarihi

22 Şubat 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı üçüncü kişi; haciz mahallinde borçluya tebligat yapılmadığını, hacze konu menkullerin kendisine ait olduğunu, borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ olmadığını ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde; haciz mahallinde borçluya ait barkod ve etiket görüldüğünü belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haciz mahallinde kullanılan kantarın üzerinde borçlu şirket etiketinin bulunduğu, işyerinde bulunan kartonlar, çuval ve paketlenmiş kumaşların üzerinde borçlu şirket barkot ve etiketlerinin bulunduğu, iki şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili, hacze konu menkullerin üçüncü kişiye ait olduğunu, faturaların deftere kayıtlı olduğunu, 2019 yılından bu yana defter aslı Mahkemede olduğu için kapanış tasdikinin yapılamadığını, ticari defterlerin değerlendirilmemesini adil yargılama hakkını ihlal ettiğini,tekstil mühendisi bilirkişi raporu alınması gerektiğini, üçüncü kişinin faaliyet gösterdiği adresin çok önce borçlu tarafından kullanılmış olmasının davanın reddi için yeterli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, haciz adresinin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adres olmadığı, borçlu şirket yetkilisi veya ortağının haciz mahallinde hazır olmadığı anlaşılmakla birlikte davacı 3.kişi şirket ile borçlu şirketin faaliyet konularının benzer olduğu, haciz adresinin 3. kişi şirketin de o tarih itibariyle ticaret siciline kayıtlı adresi olmadığı, haciz mahallinde bulunan karton, çuval ve paketlenmiş kumaşların üzerinde borçlu şirketin barkot ve etiketlerinin bulunduğu, haciz mahallinde kullanılan kantarın üzerinde borçlu şirketin etiketinin bulunduğunun tespit edildiği,davacı 3. kişi şirketin takibe konu çeklerin keşide tarihlerinden bir kaç gün önce kurulduğu, yasal mülkiyet karinesinin borçlu dolayısı ile alacaklı yararına olduğu, borcun doğumundan sonra düzenlenen fatura, vergi kaydı gibi belgeler ispat gücü zayıf belgelerden olduğu, dava konusu mahcuzların ayırt edici özelliklerinin bulunmadığı, davacı 3. Kişi ile davalı borçlu arasında organik bağ mevcut olup, yasal mülkiyet karinesinin aksinin davacı 3. Kişi tarafından somut ve inandırıcı deliller ile ispatlanamadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, hacze konu menkullerin faturaların ve ve üçüncü kişiye sevk edildiğine dair nakliye makbuzlarının bulunduğunu, ticari defterler 2019 yılında Mahkemeye sunulduğundan kapanış tasdikinin yapılamadığını, ticari defterlerin değerlendirilmemesinin adil yargılama hakkını ihlal ettiğini, menkullerin satılmak üzere tedarikçilerden satın alındığını, tedarikçinin malı kimden aldığını bilemeyeceğini, üçüncü kişinin faaliyet gösterdiği adresin çok önce borçlu taafında kullanılmış olmasının davanın reddi için yeterli olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 97 ve 99. maddeleri

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dava konusu 5.12.2019 tarihli haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış ise de, haciz mahallinin üçüncü kişi şirketin ticaret sicil adresi olmadığı, haciz mahallindeki kutu ve kumaşların üzerinde borçluya ilişkin etiket ve barkodların bulunduğu, üçüncü kişi bu durumun tedarikçi ile ticari ilişkiden kaynaklı olduğunu savunmuş ise de, haciz mahallinde kullanılan kantarın üzerinde borçlu şirket etiketinin bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca çeklerin ileri tarihli olarak düzenlenmesi ticari yaşam içinde sıklıkla karşılaşılan bir durum olup takip dayanağı çekin 28.9.2019 tarihli olduğu, 3. kişi şirketin ise 25.9.2019 tarihinde kurulduğu, yine alacaklının delil olarak sunduğu üçüncü kişi şirketin internet tanıtım sayfasında ' Yüksek kalite döşemelik kumaş üretiminde 25 yıldan fazla deneyimi ve birikimi olan ... Tekstil'' ibarelerinin yer aldığı, ticari defterlerin kapanış tasdiki olsa dahi borcun doğumundan sonraya ilişkin ve ayırtedici özelliği olmayan faturalar karinenin aksini ispata yeterli görülmemektedir. Buna göre temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları elgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin itelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri ürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:31:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim