Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/10746
2022/14198
28 Aralık 2022
MAHKEMESİ: İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki üçüncü kişi ile alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Davacı üçüncü kişi, üçüncü kişi şirkete ait menkullerin haczedildiğini belirterek davanın kabulü ile menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı, süresi içinde istihkak iddiasında bulunulmadığını, hacizde borçluya ait evrak bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 06.03.2019 tarih ve 2016/6960 Esas, 2019/2377 Karar sayılı ilamı ile borçlu ve üçüncü kişi şirketin ilk kuruluşlarından itibaren tüm ortakları ile hisse devirlerini ve faaliyet adreslerini gösterir ticaret sicil kayıt örneklerinin dosya arasına alınması; haciz yapılan adreslerde 30.5.2014 tarihi ve öncesinde kimlerin faaliyet gösterdiğinin kolluk marifetiyle ve vergi kayıtları üzerinden araştırılması, davacı vekilinin dava dilekçesinde delil olarak ileri sürdüğü faturaların dip koçanları ile davacı üçüncü kişinin ve borçlunun tutması zorunlu ticari defterlerinin getirtilerek fatura içeriklerinin davaya konu mahcuzlarla ve ticari defterlerindeki (açılış kapanış tasdikleri de göz önünde bulundurularak) kayıtlarla karşılaştırılması, ödemelerin yapılıp yapılmadığının saptanması için uzman bilirkişi raporu düzenlettirilmesi; davacı üçüncü kişi vekili tarafından bildirilen tanıkların 6100 sayılı HMK'nin 234. maddesi ve devamı maddeleri uyarınca dinlenip, bu doğrultuda toplanacak delillerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, haczin borçlu şirketin hakim ortağı ... ve üçüncü kişi şirket lehine istihkak iddiasına bulunmaya yetkili bulunan ...'ın huzurunda yapıldığı, ...’nın yapılan haciz sırasında üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunmadığı gibi dosya borcuna mahsuben 5.000,00 TL ödeme yaptığı, Üçüncü kişi şirket yetkilisinin de açıkça istihkak iddialarının bulunmadığını beyan ettiği, haciz tarihinden itibaren 7 gün içerisinde davacı üçüncü kişi tarafından istihkak iddiasında bulunulmadığı, bu haliyle süresi içerisinde yapılmış geçerli bir istihkak iddiası bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş,karara karşı davalı alacaklı vekili ve davacı üçüncü kişi vekili temyize başvurmuştur.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1 Davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK'nın 96 vd. maddesine göre, borçlu tarafından üçüncü kişi lehine veya üçüncü kişi tarafından bizzat kendi lehine istihkak iddiasında bulunabilirler. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde
tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz.
Somut olayda, dava konusu hacizde hazır bulunan borçlu şirket ortağı üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunmadığı gibi haciz mahallinde hazır bulunan ve vekaletname ile temsil yetkisi verildiği belirtilen üçüncü kişi şirket çalışanı ... haciz sırasında istihkak iddialarının bulunmadığını beyan etmiş,davacı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren, İİK’nın 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde takip dosyasına yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır. Ne var ki; üçüncü kişi hacizden itibaren 7 gün içinde doğrudan dava açmıştır. İstihkaka ilişkin prosedür işletilmeksizin 3. kişi tarafından, doğrudan İcra Hukuk Mahkemesinde dava açılarak istihkak iddiasında bulunmak mümkündür, bunu engelleyen yasal bir düzenleme yoktur. Bu nedenle davanın süresinde açıldığının kabulü gerekmiştir.
Dava konusu haciz sırasında borçlu şirket ortağı hazır bulunmuş olup haciz mahallinde borçlu şirket adına güncel belge bulunmuştur. Bu durumda, İİK'nın 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Ne var ki, davacı 3.kişinin delil olarak dayandığı deliller karinenin aksi için yeterli görülememiştir. O halde, davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken davanın yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsiz ise de, istem sonuçta reddedildiğinden sonucu itibariyle karar doğru olmuştur.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK.’nın 370/4. maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilen hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2 Davalı alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre, karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, takibe konu alacak miktarı, hacizli malların değerinden fazla olduğundan avukatlık ücretinin mahcuzların değeri üzerinden hesap edilmesi gerekirken davacı taraf yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nın ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple hüküm fıkrasının 5. bendindeki “... 1.700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... Akü... A.Ş.'ye verilmesine, ” ibaresinin çıkarılarak yerine "..8600,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Akü... A.Ş'ye verilmesine,." ibaresinin yazılmasına, bu bölümün, düzeltilen bu şekli ile, hükmün gerekçesinin ise ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple düzeltilen şekli ile ONANMASINA, karar düzelterek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, taraflarca İİK'nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 28.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:49:27