Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/9117
2022/13559
20 Aralık 2022
MAHKEMESİ: İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ: Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak
HÜKÜM: Mahkumiyet ve Tazminatın reddi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.07.2022 tarihinde Dairemize gönderilen dava dosyası, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1 Hakikate Aykırı Beyanda Bulunmak suçlarına yönelik kurulan hükme ilişkin incelemede;
Suç tarihi itibariyle sanığa isnat edilen suçların gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı TCK'nın 66/1 e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, suç tarihi olan 15/02/2010 tarihinden inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 15/02/2022 tarihinde inceleme sırasında dolduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık vekili ile müşteki vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden , hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkındaki davaların AYRI AYRI DÜŞMESİNE,
2 İİK 89/4 maddesi uyarınca talep edilen tazminat talebine yönelik olarak kurulan hükme ilişkin incelemede;
A) Yargılama süreci:
Müşteki vekili, birleşen Ankara 3. İcra Ceza Mahkemesi' nin 2013/75 E. 2021/291 K. ( bozmadan önce 2010/43 E. 2010/64 K. ) sayılı dosyasına ilişkin 23.02.2010 tarihli şikayet dilekçesi ile özetle;
Sanık ...' a ( T.C. ... ) abisi ...' ın borcundan dolayı yapılan takip sırasında 89/21 haciz ihtarnamesi gönderildiğini, sanığın haciz
ihtarnamesine "...borçlu ...' ın tarafında bir hak ve alacağı olmadığını, " bildirerek itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, sanığın hakikate aykırı beyanda bulunduğunu iddia ederek, sanığın İİK. nun 338/1. maddesi ile cezalandırılması ve 5.197.923 TL. tazminatın faizi ile birlikte şikayet edilenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İş bu şikayet Ankara 3. İcra Ceza Mahkemesi' nin 2010/43 esasına ( bozmadan sonra 2013/75 E. ) kaydedilmiştir.
İş bu dava dosyasında 25.03.2010 tarihli karar ile "... Sanık hakkında aynı konuda mahkememizin 2010/42 esas sayılı dava dosyasında şikayet ve davanın söz konusu olduğu anlaşılmakla müştekinin şikayetinin REDDİNE, " karar verilmiş,
Bu karar Yargıtay 11. Ceza Dairesi' nin 24.01.2013 tarih ve 2012/11594 E. 2013/1319 K. sayılı ilamı ile özet ve sonuç olarak " 2010/42 E. sayılı dosya ile bu dosyanın haciz ihtarnamelerinin ve muhataplarının farklı olduğu cihetle, mükerrer dava bulunduğundan şikayetin reddine karar verilmesi hatalıdır. " gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, Ankara 3. İcra Ceza Mahkemesi' nin 2013/75 esasına kaydedilen dosyada 24.03.2021 tarih ve 2021/291 K. ile dava dosyasının Ankara 3. İcra Ceza Mahkemesi' nin 2010/42 esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, karar verilmiştir.
Müşteki vekili, Ankara 3. İcra Ceza Mahkemesi' nin 2010/42 esas sayılı dosyasına ilişkin 01.03.2010 tarihli ... Akaryakıt Nak. San. Tic. Ltd. Şti. ve Şirket Yetkilisi sanık ... aleyhine verdiği şikayet dilekçesinde özetle;
Sanığın market ve lokanta bulunan taşınmazını yetkilisi olduğu ... Akaryakıt Nak. San. Tic. Ltd. Şti. ne devrettiğini, borçlu ile sanığın elbirliği ile mal kaçırdıklarını, sanığın yetkisi olduğu şirkete gönderilen 89/1 haciz ihtarnamesine karşı yalan beyanda bulunduğunu, haksız olarak itiraz ettiğini belirterek şirket yetkilisi sanığın İİK. nun 338 ve 345. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, 5.197.923 TL. tazminatın faizi ile birlikte şikayet edilenlerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dosya ile birleşen dosyanın Ankara 3. İcra Ceza Mahkemesi' nin 2010/42 esas sayılı dosyasında yapılan yargılaması sonunda 13.07.2021 tarihli karar ile özetle;
Sanığın İİK. nun 89/4. maddesi delaleti ve 338. maddesi uyarınca taktiren 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Tazminat talebinin ( müştekinin nispi harcı da tamamlamadığı gözetilerek ) reddine, karar verilmiştir.
Tazminat talebinin reddi kararını müşteki vekili temyiz etmiştir.
B) Değerlendirme ve gerekçe:
İİK. nun 89/4.maddesi uyarınca tazminat davası genel hükümlere göre görülür.
1 Kararın hüküm kuruluş şekli ile ilgili olarak;
Öncelikle, somut davada müştekinin 2 ayrı şikayeti ve iki ayrı tazminat talebi olup, buna bağlı olarak 2 ayrı dava söz konusudur.
İki ayrı dava aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeni ile HMK. nın 166. maddesi uyarınca birleştirilmiştir.
Birleştirilen davaların yalnızca tahkikat aşamaları birlikte yapılmakta olup, davalar bağımsızlıklarını kaybetmezler. Diğer bir değişle, davaların birleştirilmesine rağmen ortada birleştirilen dosya kadar bağımsız dava var olmaya devam eder. Mahkemece hüküm sonucunda her iki dava için HMK. nın 297. maddesine uygun, herhangi bir tereddüde meydan vermeyecek şekilde ayrı ayrı karar verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, yukarıda açıklandığı üzere HMK’nın 166. maddesi kapsamında birleşen iki dava bulunmakta olup, mahkemece HMK’nun 297 ve devamı maddelerinin gözetilmesi ve hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekalet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur.
2 Tazminat talebinin reddine ilişkin olarak;
Tazminat davasının, değeri para ile ölçülen davalardan olup, nispi harca tabi olduğu tartışmasızdır.
Yargı Harçları, 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenmiş olup, dava açarken harç yatırılması şartı, HMK. nın 114. maddesinde belirtilen dava şartlarından değildir.
Dava harçları özel kanun ile düzenlenmiştir.
Kanunun " Noksan tesbit edilen değer üzerinden harcın ödenmesi " başlıklı 30. maddesi " Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu ( HMK. md.150 ) maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.
" hükmünü içermektedir.
HMK. ya göre bir şartın tamamlatılması, Mahkeme tarafından ilgilisine usulüne uygun şekilde süre verilmesi halinde mümkündür.
Verilecek süre yasal düzenlemeye uygun değil ise hukuki sonuç doğurmaz.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece nispi harcın yatırtılmasına yönelik olarak duruşmanın 05.11.2019 tarihli oturumunun 3 numaralı ara kararı ile " Müşteki vekilinin talep ettiği tazminat tutarı üzerinden peşin nispi harcı ödemesine " şeklinde bir ara kararı oluşturulmuş,
Davacı vekili bu ara kararı üzerine 04.11.2019 tarihli AB 2019 50072 sıra özel numaralı makbuz ile 17.077,50 TL. bakiye karar harcı yatırmıştır. Bu miktarın kaeç liralık tazminata karşılık yatırıldığı belli değildir. ( Müşteki vekili 27.07.2021 tarihli dilekçesinde "... 1 milyon TL. nin harcını ödeyebildik. " şeklinde bir açıklama yapmıştır.
Mahkemece, 22.09.2020 tarihli oturumunda aynen " Müşteki vekiline eksik olan harcı yatırması için iki haftalık kesin süre verilmesine, ( yatırmadığı taktirde davanın reddine karar verileceğinin ihtarına) " şeklinde ara kararı oluşturulmuştur.
Bu 2. ara kararından sonra ilerleyen celselerde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, ön ödemeye ilişkin ara kararları oluşturulmuştur.
Mahkemece 13.07.2021 tarihli son oturumda özetle;
Sanığın İİK. nun 89/4. maddesi delaleti ve 338. maddesi uyarınca taktiren 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Tazminat talebinin ( müştekinin nispi harcı da tamamlamadığı gözetilerek ) reddine, karar verilmiş ise de, mahkemece nispi harcın tamamlatılması için 2 kez verilen süreler, harcın tamamlatılması yöntemine ilişkin Harçlar Kanunu' nun emredici nitelikteki 30. maddesine uygun olmadığından hatalı olup, hukuki sonuç doğurmaz.
Kabule göre de, mahkemenin harca yönelik her iki ara kararı da HMK. nın 94. maddesine dahi uygun değildir.
Sonuç olarak, Mahkemenin harcın tamamlatılmasına ilişkin ara kararları Harçlar Kanunu' nun emredici nitelikteki 30. maddesine uygun olmayıp, hukuki sonuç doğurmayacağından " harç tamamlanmadı " gerekçesi ile tazminat talebinin reddi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece yapılacak iş;
Öncelikle müşteki vekiline, asıl ve birleşen dava açısından, her bir davada ayrı ayrı istenilen 5.197.923 TL. üzerinden ayrı ayrı nispi harcı tamamlaması için Harçlar Kanunu' nun 30. maddesine uygun şekilde kesin süre vermek, tazminat talepleri hakkında asıl ve birleşen davalar açısından HMK. nın 297/2. maddesine uygun şekilde ayrı ayrı hüküm kurarak olumlu/olumsuz karar vermektir.
SONUÇ: **
Müştekinin tazminata yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile, Mahkeme kararının tazminat yönünden yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı BOZULMASINA, tazminat yönünden ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:52:34