Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/9395
2021/1243
10 Kasım 2020
Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'ın, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair ... İcra Ceza Mahkemesinin 22/04/2020 tarihli ve 2019/300 esas, 2020/85 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/07/2020 tarihli ve 2020/95 değişik iş sayılı kararı aleyhine ... Bakanlığının 22/10/2020 gün ve 94660652 105 43 13225 2020 Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/11/2020 gün ve KYB.2020/98671 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 05/09/2018 tarihli taahhüt tutanağı ile taraflarca kararlaştırılan 07/01/2019 tarihli dördüncü taksit ve devamındaki taksitlerin ödenmemesi ile suçun oluştuğu, icra dosyası kapsamından alacaklı vekilinin borçluya karşı icra takibinin devamını sağlamak üzere 08/04/2019 tarihinde gayrimenkul haczi yapılması talebinde bulunduğu, yani en geç bu tarih itibariyle suçtan haberdar olduğu ve buna rağmen 18/12/2019 tarihinde şikâyette bulunduğu anlaşılmakla, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “şikayet süresi” başlıklı 347. maddesinde yer alan, “Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, müşteki tarafın suçu öğrendiği tarih ile şikâyet tarihi arasında üç aylık sürenin geçmiş olduğu ve bu nedenle mahkumiyet yerine şikâyet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği, 05/09/2018 tarihli taahhütnamede faiz olarak asıl alacağa takipten sonra işlemiş faizin 1.922,56 TL, asıl alacağa taahhütler arası işleyecek faizin 888,77 TL olarak belirtildiği anlaşılmış ise de; bu faizin hangi dönemleri kapsadığı, takip öncesi veya icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş veya taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi, alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmış olup, bunun yanısıra 05/09/2018 tarihli taahhütnamedeki 07/10/2019 ve 05/11/2019 tarihli taksitler yönünden 18/12/2019 tarihli şikayetin 3 aylık yasal süre içerisinde yapıldığı anlaşılmakla, bu konuda kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği husununda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın ... Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09/02/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 20:10:52