Yargıtay 12. CD 2022/3140 E. 2025/997 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3140

Karar No

2025/997

Karar Tarihi

3 Şubat 2025

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/1515 E., 2020/1526 K.

SUÇ: Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili, katılan kurum vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 136/1, 137/1 a, 62 ve 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; "sanığa isnat edilen eylemde TCK'nın 136/1 maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla CMK'nın 223/2 a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiş olması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin, katılan vekilinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde olduğundan HÜKMÜN BOZULMASINA, CMK'nın 280/1 a ve 303/1 a maddeleri uyarınca bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; Sanık ... hakkında üzerine atılı kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçundan açılan kamu davasında sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle CMK 223/2 a maddesi uyarınca BERAATİNE," dair karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin, katılan kurum vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken sanığın beraatine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Sosyal Güvenlik Kurumu Selçuklu Sosyal Güvenlik Merkezinde Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni olarak görev yapan sanığın işyerinde kullandığı bilgisayardan 13.11.2015 tarihinde kendisine kurum tarafından tahsis edilmiş şifre ile katılan Cumhurbaşkanı ...'ın Sosyal Güvenlik Kurumunun bilişim sistemi üzerinden "Nüfus Aile Kayıt Örneği" sorgulamasını yaptığı ve kimlik bilgilerine ulaştığı, bu suretle kişisel bilgilerini sorgulamasının sabit olması nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonunda, sanığın yaptığı eylemde herhangi bir evrak çıktısı alıp almadığının, kayıt edip etmediğinin ve başka kişilerle paylaşıp paylaşmadığına ilişkin dosyaya yansır herhangi bir delil elde edilemediği ayrıca sanığın eyleminde kişilerin mağduriyetine ve kamunun zararına neden olabilecek herhangi bir hususun dosyaya yansımadığı, sistemde sorgulama yaparak Cumhurbaşkanı ...'a ait bilgileri okumaktan ibaret eylemiyle kişisel verileri ele geçirdiği kabul edilemeyeceği gibi söz konusu kişisel verileri üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığına dair hakkında bir iddia ileri sürülemeyen sanığa, basit bir kod ve şifre sayesinde sistemde yer alan tüm verilere erişebilme imkanının verilmiş olması ve veri içeriklerinin sanıktan gizlenmemiş olması karşısında, sanığın sistemde sorgulama yaparken hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davrandığı da kabul edilemeyeceğinden sanığa isnat edilen eylemde, 5237 sayılı Kanunun 136/1 maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyete ilişkin bölümlerin sanığın 5271 sayılı Kanunun 223/2 a maddesi uyarınca beraatine ilişkin hüküm ile değiştirilmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde memur olarak çalışan sanığın, kurumu tarafından kendisine verilen kullanıcı şifresi ile Kimlik Paylaşım Sistemi'ne erişim sağlayarak, dönemin İçişleri Bakanı olan katılanın kimlik ve adres bilgilerine bakması şeklindeki eyleminin suç teşkil edip etmediği, ettiğinin kabulü hâlinde, eyleminin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu mu yoksa özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu mu oluşturduğunun ve sanığın işlediği fiilin suç oluşturduğu konusunda haksızlık yanılgısı ile hareket edip etmediğinin belirlenmesine ilişkin uyuşmazlıkla ilgili olarak verdiği 21.06.2023 tarihli ve 2021/12 384 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararında, "... sanığa sistemde kayıtlı kişilerin kimlik ve adres sorgulamalarını yapması için kullanıcı şifresinin çalıştığı kurum tarafından verilmesi, sisteme girmek için özel gayret sarf etmemiş olması, katılanın kamuya mal olan kişiliği nedeniyle kimlik ve adres bilgilerine kolaylıkla erişilebilmesi, sanığın merak saiki ile bu bilgileri sadece okumuş olup başkalarıyla paylaşmaması, ayrıca hukuka aykırı bir amaç gütmemesi ve ele geçirildiği iddia edilen kişisel verilerin kapsam ve niteliği ile sanığın hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediği yönündeki savunması birlikte değerlendirildiğinde; incelemeye konu olay görevin gereklerine uygun olmayan disiplin soruşturması gerektiren eylemin suç teşkil etmediği kabul edilmelidir... Ulaşılan sonuç karşısında sanığın eyleminin nitelendirilmesine ve işlediği fiilin suç oluşturduğu konusunda haksızlık yanılgısı ile hareket edip etmediğine ilişkin uyuşmazlık konuları değerlendirilmemiştir..." şeklindeki gerekçelerle uyuşmazlığa konu eylemi, disiplin soruşturması gerektiren ve suç teşkil etmeyen eylem olarak kabul etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin Dairemizin 25.04.2024 tarihli ve 2022/7038 Esas, 2024/1950 Karar sayılı kararında ve bu kararla uyum gösteren Dairemizin 25.04.2024 tarihli ve 2023/219 Esas, 2024/1951 Karar sayılı kararında da, "... Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarihli ve 2021/12 384 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararındaki gerekçede de belirtildiği gibi ele geçirme başkasının hakimiyeti altında bulunan kişisel veriyi hukuka aykırı yollarla kendi hakimiyeti altına almakla gerçekleşir. Olayımızda ise sanık, kurumu tarafından kendisine verilen aparat ve şifre ile kendi hakimiyeti altında bulunan kişisel verilere ulaşmış ve bakmıştır. Sanığın kendi hakimiyeti altındaki bir veriye bakmaktan ibaret olan eyleminin ele geçirmek olarak kabul edilemeyeceği bu halin ilgili kurumun iç mevzuatı kapsamında disiplin soruşturmasına konu edilmesinin mümkün olduğu ancak TCK anlamında suç teşkil etmeyen eylem niteliğinde olduğu..." biçimindeki gerekçelerle kamu kurumlarında görev yapan ve görev yaptıkları kuruma ait bilişim sistemindeki kişisel verilere hizmet gereği erişme yetkisi verilen kişilerin; görevlerinin kapsamına ve niteliğine göre hizmetin yerine getirilmesi ile hiçbir ilgisi bulunmadığı hâlde, merak, beğeni vb. saikler ya da farklı amaçlarla, sistemde yer alan kişisel verileri sorgulamak ve bu verilere salt duyu organları aracılığıyla vakıf olmaktan ibaret eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun kapsamında suç oluşturmayacağı değerlendirilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğunun belirlendiği anlaşılmakla, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili, katılan kurum vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.02.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kişisel verilerin korunmasıgörev suçuverileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirmeveri ihlaliYargıtay kararıceza hukukuistinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:09:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim