Yargıtay 12. CD 2023/4890 E. 2025/1443 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4890
2025/1443
11 Şubat 2025
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/596 E., 2021/743 K.
SUÇ: Özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Özel hayatın gizliliğini ihlâl etme suçundan sanık ... Vural’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 134/1 1. cümle, 134/1 2. cümle, 43/2 delaletiyle 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Malatya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2021 tarihli ve 2020/596 Esas, 2021/743 sayılı kararı istinaf edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 94660652 105 44 19524 2022 Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve KYB 2023/55666 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve KYB 2023/55666 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 24/11/2021 tarihli ve 2019/5283 esas, 2021/27483 karar sayılı ilâmında yer alan“katılan tarafından elde edilen kayıtların TCK’nın “Özel Hükümler” başlıklı İkinci kitabının kişilere karşı suçlar başlıklı ikinci kısmının dokuzuncu bölümünde düzenlenen özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar kapsamında kabulü de olanaklı değildir. Zira katılan eylemi bir başkasının özel hayatına müdahale olmayıp, kendisine karşı işlendiğini düşündüğü suçla ilgili olarak kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyerek, yetkili makamlara sunmak amacıyla güvence altına almaktır... kayıtları, yetkili makamlara sunmak amacıyla topladığının, dolayısıyla hukuka uygun olduklarının kabulü gerektiğinden, hukuka uygun bu kayıtların, tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilerek, sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,… BOZULMASINA…” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, somut olayda sanık ve katılan ...’un başka bir dosyada hasım oldukları soruşturma aşamasında diğer katılan ...’ün uzlaştırmacı olarak görevlendirildiği, sanığın katılan ...’in taraflı davrandığı, bunu kanıtlamak için işbu dosyaya konu olay günü iki katılanı birlikte gördüğü, aralarındaki ilişkiyi kanıtlamak ve şüphesini doğrulamak için katılanları kayıt altına aldığı yani kendisine karşı işlendiğini düşündüğü bir suçu ispatlamak için kayıt işlemi yaptığı gözetilmeden, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/12/2010 tarihli ve 2010/4 210 Esas, 2010/259 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Yargılaması Yasasının 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş olup bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ve esasa etkili usul yanılgılarının toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini sağlamaktır. Kanun yararına bozma yoluna istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle bu kanun yolu dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu olmayıp; ancak gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır. Her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu da değildir.
Bu kapsamda kanun yararına bozma istemi değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama ve delillerin usulünce değerlendirilmesi sonucu sanığa yüklenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 134. maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmakla, delil takdiri yapılarak verilen bu karar aleyhine, sanığın katılan ...’in taraflı davrandığı, bunu kanıtlamak için işbu dosyaya konu olay günü iki katılanı birlikte gördüğü, aralarındaki ilişkiyi kanıtlamak ve şüphesini doğrulamak için katılanları kayıt altına aldığı yani kendisine karşı işlendiğini düşündüğü bir suçu ispatlamak için kayıt işlemi yaptığından bahisle kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.02.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:09:58