Yargıtay 12. CD 2023/2382 E. 2025/1035 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2382
2025/1035
4 Şubat 2025
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/146 E., 2022/260 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMUK'un 427. ve CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 10.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 2.860,17 TL maddi ve 2.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 2.860,17 TL maddi, 3.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ancak davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının düşük olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, faiz uygulanmasının ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğuna, reddedilen kısım için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Yerel mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan izmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/173 Esas ve 2013/60 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, nitelikli yağma suçuna teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 05.12.2006 09.07.2007 tarihleri arasında 216 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan 13.10.2010 tarihinde beraat kararı verildiği, yine kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraatine, nitelikli yağma suçuna teşebbüs suçundan ise değişen suç vasfı nedeniyle eylemin tehdit suçunu oluşturduğu ve mağdurun şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle düşme kararı verildiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararı ile tehdit suçundan verilen düşme kararının 07.10.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı/tutuklama tarihi 5271 sayılı CMK hükümlerine göre öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
- Tazminat talebinin dayanağı olan izmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/173 Esas ve 2013/60 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, nitelikli yağma suçuna teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yargılandığı, yapılan yargılama sonunda suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan 13.10.2010 tarihinde beraat kararı verildiği, yine kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraatine, nitelikli yağma suçuna teşebbüs suçundan ise değişen suç vasfı nedeniyle eylemin tehdit suçunu oluşturduğu ve mağdurun şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle düşme kararı verildiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararı ile tehdit suçundan verilen düşme kararının 07.10.2015 tarihinde kesinleştiği; dosya arasına getirtilen tutuklama kararı incelendiğinde davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve nitelikli yağma suçuna teşebbüs suçundan tutuklandığının, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan tutuklanmadığının anlaşılması karşısında; suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan verilen beraat kararının ne zaman kesinleştiğinin araştırılması ve bu suç yönünden davanın süresinde olup olmadığının tespit edilmesi, davacı hakkındaki tutuklama müzekkerelerinin getirtilmesi ile davacının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da tutuklanıp tutuklanmadığının tespit edilmesi, bu suçtan tutuklanmadığının anlaşılması ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan açılan tazminat davasının süresinde olmadığının anlaşılması halinde ise; 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülen kişilerin tazminat isteyemeyeceğinin düzenlendiği dikkate alınanrak tutuklandığı diğer suç olan nitelikli yağmaya teşebbüs suçunda değişen suç vasfı nedeniyle mağdurun şikayetten vazgeçmesi nedeniyle düşme kararı verilen tehdit suçundan, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2.Kabule göre de; nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün CUMK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.02.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:09:58