Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/6378

Karar No

2024/487

Karar Tarihi

7 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Taksirle öldürme

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEMYİZ EDENLER: Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, katılanlar

vekili

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ... müdafii, sanık ... akır müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemece;

A.Sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2 e maddesi uyarınca, "sanığın üzerine atılı suçları işlediğini gösterir, mahkumiyetine yetecek ölçüde, her türlü şüpheden arınmış, kanuni ve takdiri, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden" gerekçesine dayanılarak beraat kararı verilmiştir.

B.Sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, meslek ve sanatının icrasını yapmaktan 2 yıl süre ile yasaklanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi; kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık ... müdafiinin temyiz sebebi eksik araştırma neticesinde hüküm kurulduğuna, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; her iki sanık hakkında eksik araştırma sonucu kurulan hükümlerin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; bir kişinin ölümü ile sonuçlanan iş kazasının meydana gelmesinde mahkemenin hükme esas aldığı 20/08/2015 tarihli heyet raporunda yer alan "Sanık ... ahırı inşa ettiren iş sahibi sanık ... da eser sözleşmesiyle duvar işini üstlenen usta veya taşerondur. Ahır duvarlarının yapım işi tamamen ...'ın sorumluluğundadır. ..., ahır inşa işini komple ...'a vermiştir. ..., işçi çalıştıran işveren değildir. ...' un duvar ören işçilere ve kazalıya herhangi bir emir ve talimatı yoktur. Duvar yapım işini üstlenen, duvar inşasında gerekli tekniği uygulayan ve uygulatan ... olduğundan dolayı ...' un iş sahibi olarak cezai sorumluluğu yoktur." şeklindeki ifadeler doğrultusunda sanık ...'ın asli kusurlu olduğu sanık ...'un ise üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak inandırıcı delil bulunmadığı kabul edilmiş olup, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesinde düzenlenen taksirle öldürme suçundan sanık ...'un beraatine, sanık ...'ın mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Harlak Mevkii/Bolvadin adresinde bulunan gayrimenkulün sahibi Hörü Kalaycı tarafından Bolvadin 2. Noterliğinin 06/08/2013 tarihli ve 004342 yevmiye nolu vekaletnamesi ile inşaat işlerini takip hususunda yetkilendirilen sanık ...'un çiftlik olarak kullanılan gayrimenkul üzerine ahır yapım işi hususunda sanık ... ile götürü usulü olmak üzere anlaştığı, bu kapsamda işin yüklenicisi olan sanık ...'ın çalıştırdığı işçilerden ...'ın olay günü yeni inşa edilen yığma tuğla duvarın üzerine devrilmesi sonucu yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği, çalışanlara herhangi bir talimatı bulunmayan ve işin yapımı hususunda ...'ı yetkilendiren, sorumluluğu kendisine verilen vekalet gereğince işin yapımı hususunda müracaatlarda ve anlaşmalarda bulunmak olan sanık ...'un meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı ancak işçileri çalıştıran ve ahır yapım işi kapsamındaki tüm iş ve işçi sağlığı ile güvenliği tedbirlerini almak veya aldırmakla yükümlü olan sanık ...'ın asli kusurlu bulunduğu olayda,

A.Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik Sanık Müdafinin ve Katılanlar Vekilinin Temyiz Nedenlerinin İncelenmesi ile;

Yapılan yargılamaya, toplanıp yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, ancak sanık müdafinin vekalet ücretine hasren temyiz talebinin kabulü ile ;

1.Yüklenen suç açısından sanığın, taksirinin bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2 c. maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, yüklenen suç açısından sanığın işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile 5271 sayılı CMK'nın 223/2 e. maddesi gereğince beraat hükmü kurulması,

2.Kendisini vekille temsil ettirip yapılan yargılama sonucunda beraat eden sanık lehine, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASI, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün sanık hakkındaki (A) numaralı bölümünün 1.paragrafında yer alan, "....sanığın üzerine atılı suçları işlediğini gösterir, mahkumiyetine yetecek ölçüde, her türlü şüpheden arınmış, kanuni ve takdiri, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden 5271 sayılı CMK.nın 223/2 e maddesi gereğince BERAATİNE," ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine "yüklenen suç açısından sanığın kast ve taksirinin bulunmadığından bahisle sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2 c maddesi gereğince BERAATİNE" ibaresinin ve ayrıca hüküm fıkrasına ''Sanık ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 1.500,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafinin ve Katılanlar Vekilinin Temyiz Nedenlerinin İncelenmesi ile;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

  1. Hüküm fıkrasının sanık hakkındaki (B) bölümünün (1) numaralı maddesinde "Sanık ...'ın katılan ...'a karşı üzerine atılı taksirle ölüme neden olma suçunu işlediği sabit görüldüğünden" denilerek hükümde karışıklığa neden olunması,

  2. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi,

3.Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ''kısa süreli olmadığı'' gerekçesi ile adli para cezasına çevrilmediği ancak taksirle işlenen suçlarda bilinçli taksir hali hariç uzun süreli hapis cezaların da adli para cezasına çevrilebileceği gözeltilmeden hatalı gerekçe ile 5237 sayılı TCK'nın 50/4 maddesine aykırı davranılması,

  1. 5327 sayılı TCK'nın 53/6 maddesinde “belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği"ne ilişkin düzenleme uyarınca bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerektiği gözetilmeksizin dosya içeriğine göre sanığın ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek icra etmediği nazara alınmadan çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde 2 yıl süreyle mesleğini ve sanatını icra etmekten yasaklanmasına karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

beraatine"karardüzeltilerekhukukîtemyiztaksirletevdiinesüreçolgularonanmasınagerekçemahkûmiyetöldürmesebepleribozulmasıbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim