Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/476

Karar No

2024/43

Karar Tarihi

9 Ocak 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

DAVA TARİHİ: 12.08.2020

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 12.08.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin haksız olarak 27/06/2017 28/06/2017 tarihleri arasında 1 gün gözaltında ve 28/06/2017 03/07/2018 tarihleri arasında tutuklu olmak üzere toplam 371 gün geçirdiği süreler için acılarını bir nebze hafifletmek adına 50.000 maddi ve 300.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep etmiştir.

  2. Davalı vekili 27.08.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacının maddi kaybının ve tutuklulukta geçirdiği sürenin mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir

  3. Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2020/216 Esas, 2020/239 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 08.02.2021 tarihli ve 2020/2554 Esas, 2021/395 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 10.01.2022 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz istemi;

Tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Mahkeme gerekçesinde;

''01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı CMK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa'nın 18. maddesi ile 466 sayılı Yasa yürürlükten kaldırılmış ve CMK'da "Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat" ana başlığı altında, 141 ila 144. maddelerinde, tazminat isteme koşulları ve sonuçları yeniden kapsamlı bir şekilde düzenlenmiştir. 5320 sayılı Yasa'nın 6/1. maddesindeki; "Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141 ila 144. maddeleri hükümleri, 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren yapılan işlemler hakkında uygulanır." hükmü uyarınca davacının gözaltı/tutuklu kaldığı tarihin 01 Haziran 2005 tarihinden sonra olması nedeniyle uyuşmazlığın CMK hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği anlaşılmakla bu çerçevede inceleme ve araştırmalar yapılmıştır.

Davacı ...'ın Manisa C.Başsavcılığı tarafından kasten adam öldürme suçlaması ile yürütülen soruşturması kapsamında 27/06/2017 03/07/2018 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03/07/2018 tarih ve 2017/507 esas, 2018/295 karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, ve davacı hakkındaki beraat kararının temyiz incelemesi neticesinde 12/02/2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş beraat kararının davacı vekiline 07/04/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilince müvekkilinin haksız olarak gözaltında ve tutuklulukta kalmasından kaynaklı olarak 27/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 50.000 TL maddi ve 300.000 TL manevi tazminatın tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.

CMK'nın 142/1. maddesine göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği sabit olup, bu kapsamda dava dosyası incelendiğinde davanın kesinleşme tarihinin 12/02/2020 tarihi olduğu, kesinleşmiş beraat kararının 07/04/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, davanın 12/08/2020 tarihinde açıldığı görülmüş ise de;

26/03/2020 tarihli 31080 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1. Maddesinin a bendinde yer alan "dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır." hüküm gereğince; sürelerin durduğu gözetilmiş yine 30/04/2020 tarih ve 31114 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 10/05/2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15/06/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (salgın hastalığın yayılma tehlikesinin daha önce ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılması nedeniyle duran süreler de dikkate alındığında açılan davanın kesinleşmiş kararın tebliğinden itibaren 3 aylık hak düşürücü yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.

Maddi tazminat talebi yönünden:

Mahkememizce celp edilen evraklar incelenmiş; davacı vekilince dava dilekçesinde davacının mesleği ve geliri ile ilgili herhangi bir bilgi belge sunulmadığı gibi, mahkememizce kurulan tensip ara kararına rağmen gelirine dair herhangi bir belgenin sunulmamış olması karşısında; gözaltında geçen tarih aralığında davacının; yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre; maddi kaybı ile ilgili itibar edilecek belge ibraz edilmemesi hususu nazara alınarak maddi zararının belirlenmesi açısından tazminat istemine konu işlem tarihindeki yaş durumu dikkate alınarak, bu yaş grubu için belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminat olarak verilmesi gerektiği hususunun benimsenmiş olması dikkate alınmış ve bu kapsamda davacının tutuklulukta geçirdiği sürenin 2017 ve 2018 yıllarında olması sebebiyle bu yıllara dair net asgari ücret verileri dosyamız arasına alınmıştır.

Davacının maddi tazminat talebinin matematiksel hesap ile yapılabilecek olması ve usul ekonomisi gözetilerek davacının talebiyle ilgili net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekliliği doğrultusunda; yıllara göre aylık net asgari ücretler baz alınarak, davacının tutuklulukta geçen süresi için hesaplamanın mahkememizce yapılması yoluna gidilmiştir.

Davacının 27/06/2017 03/07/2018 tarihleri arasında tutuklu kaldığı dikkate alındığında, davacının lehine olarak tutuklandığı gün sayılmamış, serbest bırakıldığı gün sayılarak değerlendirme yapılmıştır.

Davacının 27/06/2017 03/07/2018 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği 371 günlük süreçte; 2017 yılında 187 gün, 2018 yılında 184 gün hak yoksunluğuna uğradığı anlaşılmış, 2017 yılı için 2017 yılının aylık net asgari ücreti olan 1.404,06 TL'nin 30'a bölünmesi ve davacının 2018 yılında tutuklu kaldığı 187 gün ile çarpımı ile (1.404,06 : 30 x 187 =) 8.751,97 TL maddi tazminat ile 2018 yılı için 2018 yılının aylık net asgari ücreti olan 1.603,12 TL'nin 30'a bölünmesi ve davacının 2018 yılında tutuklu kaldığı 184 gün ile çarpımı ile (1.603,12 : 30 x 184 =) 9.832,47 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 18.534,44 TL maddi tazminatın tutuklanma tarihi olan 27/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmek üzere hükmedilebileceği anlaşılmış; davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 18.534,44 TL maddi tazminatın tutuklanma tarihi olan 27/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine;

Manevi tazminat talebi yönünden;

Davacının dilekçesinde belirtilen manevi zararına ilişkin olarak ise; nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekmesi sebebiyle; davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede; davacının atılı suç nedeniyle gözaltında ve tutuklu kaldığı sürede duyduğu üzüntü ve ızdırap ile manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ilkesi dikkate alınmak suretiyle, davacının talebi kısmen kabul edilerek haksız olarak gözaltında ve tutuklu kaldığı süre yönünden bu sürenin başka bir suçtan mahsup edilmediğinin anlaşılması karşısında, talebinin kısmen kabulüyle; 28.000 TL manevi tazminatın tutuklanma tarihi olan 27/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine...'' denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.

IV. GEREKÇE

  1. Tazminat talebinin dayanağı olan Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/07/2018 tarih ve 2017/507 esas, 2018/295 karar sayılı sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 27.06.2017 03.07.2018 tarihleri arasında 371 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 12/02/2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş beraat kararının davacı vekiline 07/04/2020 tarihinde tebliğ edildiği, durma süreleri de hesaba katıldığında, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

  2. Davacı lehine hükmedilen maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

  3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde 3 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 08.02.2021 tarihli ve 2020/2554 Esas, 2021/395 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyizincelenentevdiinev.kararınsüreçsebeplerigerekçebozulmasınakonusu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim