Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2823
2024/3534
1 Temmuz 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/1990 E., 2021/37 K.
DAVA: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacı hakkında hükmedilen beraat kararı yönünden davanın 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, hükmedilen düşme kararı yönünden ise 5271 sayılı CMK'nın 144/1 c maddesi gereğince yasal şartların oluşmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin infaz edilerek başka bir cezasından mahsup edilmediği, tutuklu kaldığı döneme ilişkin 466 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak davanın kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/9 Esas 2010/108 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu madde nakil ve ticareti yapmak ve uyuşturucu madde nakil ve ticareti yapmak için teşekkül oluşturmak suçlarından 02.12.2002 15.05.2003 tarihleri arasında 164 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda uyuşturucu madde nakil ve ticareti yapmak için teşekkül oluşturmak suçundan beraatine, uyuşturucu madde nakil ve ticareti yapmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği, beraat kararının 26.07.2010 tarihinde kesinleştiği, mahkumiyet kararının ise temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 03.09.2018 tarihli ve 2018/3483 Esas 2018/5758 Karar sayılı ilamı ile zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verildiği, dava gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun'a tabi ise de ilk derece mahkemesi kabulüne göre, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı ancak davacı hakkında hükmedilen beraat kararı yönünden davanın 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı ve düşme kararı yönünden ise 5271 sayılı CMK'nın 144/1 c maddesi gereğince yasal şartların oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1 Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak, "466 sayılı Kanun gereğince tazminat'' yerine, ''Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat'' ibaresine yer verilmesi,
2 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı CMK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 18. maddesi ile 07.05.1964 gün ve 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkındaki Kanun yürürlükten kaldırılmış ve 5271 sayılı CMK'nın Yedinci Bölümünde, Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat ana başlığı altında, 141 ilâ 144. maddelerinde, tazminat isteme koşulları ve sonuçları yeniden kapsamlı bir şekilde düzenlenmiş ise de; 5320 sayılı Kanunun 6/2. maddesindeki Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ilâ 144. madde hükümlerinin 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren yapılan işlemler hakkında uygulanacağı bu tarihten önceki işlemler hakkında ise, 07.05.1964 tarihli ve 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağının belirtilmiş olması karşısında, yapılan işlemden kasıt davacının tutuklandığı tarih olup, somut olayda davacının 02.12.2002 15.05.2003 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı gözetilerek tutuklama tarihi itibariyle de tazminat istemi hakkında 466 sayılı Kanun hükümleri esas alınarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, tutuklama işleminin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olmayan 5271 sayılı CMK’nın 141 ve devamı maddeleri gereğince değerlendirme ve uygulama yapılması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2 a maddesi uyarınca Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:14:10