Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8693
2024/340
24 Ocak 2024
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Taksirle yaralama
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/99 Esas, 2015/788 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddenin altıncı fıkrası gereğince 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına; katılan sanık ... hakkında ise 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddenin altıncı fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince 3.000,00 Tl adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup, katılan sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar 21.01.2016 tarihinde itirazın reddi ile kesinleşmiştir.
2.İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/99 Esas, 2015/788 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 07.10.2020 tarihli, 2019/6888 Esas, 2020/4941 Karar sayılı kararı ile;
" ...kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1 d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2020/553 Esas, 2021/50 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddenin altıncı fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 3.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
- İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2020/553 Esas, 2021/50 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.02.2022 tarihli, 2021/4778 Esas, 2022/1052 Karar sayılı kararı ile;
"...Olay günü saat 00:15 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, gece vakti aydınlatma bulunan orta ayırıcı ile bölünmüş asfalt kaplama kuru yolda seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde, istikametine göre sağ taraftan kavşağa giren katılanın sevk ve idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucu, katılanın vücudunda 3.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanığın katılan ile eşit derecede kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olayda; 5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece usulünce basit yargılama usulü uygulanması yönünde bir karar verilmediği halde, sanık hakkında tayin edilen temel cezadan 5271 sayılı CMK'nın 251/3 maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak, aynı Yasanın 251/1 2 ve devamı maddelerine aykırı şekilde eksik ceza tayin edilmesi..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
5.İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2022/295 Esas, 2022/606 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddenin altıncı fıkrası gereğince 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.10.2022 tarihli ve 2022/128970 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; tayin edilen cezaya, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Olay günü saat 00:15 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, gece vakti aydınlatma bulunan orta ayırıcı ile bölünmüş asfalt kaplama kuru yolda seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde, istikametine göre sağ taraftan kavşağa giren katılanın sevk ve idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucu, katılanın vücudunda 3.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanığın katılan ile eşit derecede kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği anlaşılmıştır.
-
Trafik kazası tespit tutanağında, sürücü ... 'ın asli kusurlu olduğu, sürücü ...'nin tali kusurlu olduğu belirtilmiş olup, soruşturma aşamasında alınan 28.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda da, " sanık ...'ın "kavşakta kırmızı ışıkta geçme, şeride tecavüz etme, kavşaklarda geçiş önceliğine uymama" kusurlarını işlediğinden asli kusurlu olduğu, sanık ...'nin kırmızı ışıkta geçiş yapan sürücüyü ışıkla ve klakson çalarak uyarması gerekirken uyarmadığından anı oranda kusurlu olduğu " şeklinde görüş ve kanaat belirtilmiş olduğu görülmektedir.
-
Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 12/11/2013 günlü rapora göre, ...'ta olay sonucunda meydana gelen "Sol pelvik hassasiyet, sağ kulak çevresinde 3 4 cm avülsiyon, sağ diz kapağında abrazyon, sol ramus pubiste fraktür, sol sucroiliak bileşkede nondeplase fraktür" şeklindeki kırığın hayati tehlike yaratmadığı, hayat fonksiyonlarına etkisinin Orta (3) derecede olduğunun bildirildiği; Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 12/11/2013 günlü raporda da, ...'de "Sol el de 1x1 cm ve 1x2 cm yüzeyel sıyrık şeklindeki" yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilir ölçüde hafif olduğu bildirilmiştir.
-
Kaza yeri krokisi, kaza tespit tutanağı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Daire Başkanlığı Trafik Müdürlüğü'nün cevabi yazısı, sanığın alkolsüz olduğuna ilişkin alkolmetre sonucu, tanık R.H.F.' nin anlatımı, genel adli muayene raporları ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
-
Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesine ait 25.06.2015 tarihli raporunda;
"...Mevcut verilere göre;
- Olayın müşteki sanık sürücü ... yönetimindeki otomobil ile yeşil trafik lambasında kavşakta seyrini sürdürdüğü sırada meydana geldiğinin kabulü halinde;
A Müşteki sanık sürücü ... yönetimindeki 34 FB 6141 plaka sayılı otomobil ile yerleşim yerinde gece vakti aydınlatma bulunan mahalde orta ayırıcı ile bölünmüş Yunus Emre Caddesini takiben Yenişehir istikametinden Pendik istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde kendisine hitaben yanan yeşil trafik lambasında kavşakta seyrini sürdürdüğü sırada diğer sanık sürücü ... yönetimindeki ... ile çarpışması sonucu karıştığı olayda kusursuzdur.
B Müşteki sanık sürücü ... yönetimindeki 34 AT 6728 plaka sayılı otomobil ile Mevlana Caddesini takiben seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde mahal şartlarını ve kendisine hitaben yanan kırmızı trafik lambasını dikkate almadığı, ışık ihlalinde bulunarak yeşil ışıkta kavşağa giren müşteki sanık sürücü ... yönetimindeki ... ile çarpışarak olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda asli kusurludur.
- Olayın müşteki sanık sürücü ... yönetimindeki otomobil ile kendisine hitaben yanan sarı trafik lambasında kavşaktan geçiş yaptığı sırada meydana geldiğinin kabulü halinde;
A Müşteki sanık sürücü ... yönetimindeki 34 FB 6141 plaka sayılı otomobil ile yerleşim yerinde gece vakti aydınlatma bulunan mahalde orta ayırıcı ile bölünmüş Yunus Emre Caddesini takiben Yenişehir istikametinden Pendik istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde mahal şartlarını, trafik lambalarının konumunu ve kırmızı trafik lambasını dikkate almadığı, ışık ihlalinde bulunarak sarı trafik lambasında kavşaktan geçiş yapan müşteki sanık sürücü ... yönetimindeki ... ile çarpışıp olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda asli kusurludur.
B Müşteki sanık sürücü ... yönetimindeki 34 AT 6728 plaka sayılı otomobil ile Mevlana Caddesini takiben seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde her ne kadar kendisine hitaben yanan yeşil trafik lambasında kavşağa girmiş ve sarı trafik lambasında kavşakta seyrini sürdürmüş ise de , hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp kontrollü şekilde seyrine özen göstermediği anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda tali kusurludur..." şeklinde görüş bildirilmiştir.
- Yargılama aşamasında alınan 06.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda;
"1. 34 AT 6728 plakalı ... müşteki sanık ...'a hitaben yeşil ışığın yandığının kabulü kabulü halinde;
A Müşteki sanık sürücü ... 'nin asli kusurlu olduğu,
B Müşteki sanık sürücü ... 'ın tali kusurlu olduğu,
- 34 FB 6141 plakalı ... müşteki sanık ...'ye hitaben yeşil ışığın yandığının kabulü kabulü halinde;
A Müşteki sanık sürücü ... 'nin tali kusurlu olduğu,
B Müşteki sanık sürücü ... 'ın asli kusurlu olduğu" şeklinde görüş ve kanaat belirtilmiş olduğu görülmüştür.
7.Katılanın her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece 07.05.2015 tarihinde hakkında katılma kararı verildiği, duruşmadaki beyanında;
"olay tarihinde sevk ve idaremdeki 34 FB 6141 plakalı ... ile Yunus Emre Caddesi üzerinde seyir halindeydim, rampa yukarı çıkıyordum, bu caddenin Mevlana Caddesi ile kesiştiği ışıklı kavşağa geldiğimde bana yeşil ışık yandığını görünce yola devam ettim, ancak bir anda karşıma sağ taraftaki Mevlana Caddesinden gelen bir ... çıktı, frene bastım ancak duramadım, bu şekilde çarpma meydana geldi" şeklinde beyanı olduğu anlaşılmaktadır.
- Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, duruşmada alınan savunmasında,
"...Olay tarihinde sevk ve idaremdeki 34 FB 6141 plakalı ... ile Yunus Emre Caddesi üzerinde seyir halindeydim, rampa yukarı çıkıyordum, bu caddenin Mevlana Caddesi ile kesiştiği ışıklı kavşağa geldiğimde bana yeşil ışık yandığını görünce yola devam ettim, ancak bir anda karşıma sağ taraftaki Mevlana Caddesinden gelen bir ... çıktı, frene bastım ancak duramadım, bu şekilde çarpma meydana geldi. Olay gece saat 24:00'dan önce meydana geldiği için trafik ışıkları fasılalı değil normal şekilde yanıyordu, belirttiğim gibi benim geçiş istikametimde yanan ışık yeşildi..." şeklinde savunma yaptığı, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği görülmüştür.
9.Sanık ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
10.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamada; Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.02.2022 tarihli, 2021/4778 Esas, 2022/1052 Karar sayılı ilamının sanık aleyhine olmasına rağmen sanığın duruşmaya katılımı sağlanıp, bozma kararına karşı diyecekleri sorulmadan hüküm kurulduğu anlaşılmakla birlikte, bozma ilamından sonra yapılan yargılamada herhangi bir ceza infaz kurumunda bulunmayan sanığın bozma ilamına karşı savunmasının alınması için 5271 sayılı Kanunun 307 nci maddesine göre çıkarılan tebligatta ''taraf ve vekiline tebligatın tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları alınamadığından duruşmaya devam edilerek davanın yokluklarında bitirilebileceği CMK 307/2 maddesi gereği ihtar olunur''şerhinin bulunduğu, ayrıca sanık müdafinin 07.07.2022 tarihli duruşmada esas hakkındaki savunmasının alındığı ve karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden:
1.Olay günü saat 00:15 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, gece vakti aydınlatma bulunan orta ayırıcı ile bölünmüş asfalt kaplama kuru yolda seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde, istikametine göre sağ taraftan kavşağa giren katılanın sevk ve idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucu, katılanın vücudunda 3.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanığın katılan ile eşit derecede kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olayda; 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, eşit kusurlu sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde tayin edildiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin tayin edilen cezaya ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2022/295 Esas, 2022/606 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:30