Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/536
2024/278
22 Ocak 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ: 10.10.2018
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Davacı vekili, Davalı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 10.10.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/258 Esas sayılı dava dosyasında, 25.12.2005 05.01.2006 tarihinde gözaltında kaldığını, 05.01.2006 07.12.2007 tarihinde tutuklu ve 25.05.2016 01.03.2018 tarihleri arasında hükümlü kaldığını, yapılan yargılama sonunda ise beraatine karar verilerek müvekkili yönünden kararın kesinleştiğini, bu nedenlerle CMK 141 maddesi gereğince müvekkili hakkında tutuklu ve gözaltında kaldığı süreler nedeniyle 256.000 TL maddi, 450.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini ve tutuklama tarihinden itibaren en yüksek faizi oranının uygulanmasını, talep etmiştir.
2.Davalı vekili 02.11.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süredem reddi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fazla olduğunu, davacının zararını belgelendiremediğini, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin verilmemesi gerektiğini, davanın reddi gerektiğini, öne sürmüştür.
3.Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/686 Esas, 2018/755 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin, 24.06.2020 tarihli ve 2019/925 Esas, 2020/893 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 06.01.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davacı vekilinin temyiz istemi; Müvekkilinin sürücü eğitmeni olduğunu, asgari ücrete ek gelirinin olmasına rağmen bu hususun maddi tazminat hesabında dikkate alınmadığını, ceza evinde haksız kaldığından dolayı kredi çekmek zorunda kaldığını, tazminata esas dosyada vekalet ücreti ödemek zorunda kaldığından bunun maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğini, uzun yıllar yargılama yapıldığını, çocuklarını göremediğini, elem ve üzüntü yaşadığını, haksız tutuklama nedeniyle çevresine ve akrabaları arasında büyük sıkıntı yaşadığını, bu nedenle hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.
B.Davalı vekilinin temyiz istemi; Davacının zararlarını ispat edemediğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğunu, istinaf merciince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/258 Esas – 2018/241 Karar sayılı ceza dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan 27.12.2005 07.12.2007 tarihleri arasında ve 25.05.2016 01.03.2018 tarihleri arasında toplam 1357 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın16.07.2018 tarihinde kesinleştiğini ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının tutuklu kaldığı sürenin başka mahkemeden mahsup edildiği veya tazminata konu olduğuna dair bir bilginin bulunmadığı, davacının yargılandığı dosyanın, davacı dilekçesinin ve eklerinin incelenmesiyle CMK' nın 144. maddesinde belirtilen tazminat istemeyecek kişilerden olmadığı, davacı tarafından haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle başkaca bir tazminat talebini içeren davanın bulunmadığı, tutuklulukta kaldığı sürenin infaz gördüğü, sanığın SGK kayıtları, vergi dairesi kayıtları, Uyap sistemi üzerinden yapılan davacının sosyal ve ekonomik durum araştırması ve Emniyet Müdürlüğünce yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırması dikkate alındığından sanığın düzenli bir geliri ve işi olmadığı, çalıştığı dönemlerde asgari ücretle çalıştığının tespiti, davacınında bunun aksine bir belge sunmadığı anlaşılmakla maddi zararının net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği belirlenerek 39.193,03 TL maddi, 55.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/258 Esas – 2018/241 Karar sayılı ceza dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan 25.12.2005 07.12.2007 tarihleri arasında ve 25.05.2016 01.03.2018 tarihleri arasında toplam 1357 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 16.07.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1.Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamış olup aşağıda anlatıldığı üzere davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunduğundan, davacı vekilinin maddi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş olup davacı hakkında iki farklı dönemde koruma tedbiri uygulandığı dikkate alınarak, her bir koruma tedbiri dönemi için ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat miktarları belirlenip, belirlenen her bir tazminat miktarına ilişkin olduğu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
3.Yargıtay İçtihatı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ve Anayasa Mahkemesinin 21.09.2023 tarih 2019/38627 Başvuru Numaralı Kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu yapılamayacaktır. Davacının kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihatı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
- Asgari ücrete ek gelirinin ve kredi masraflarının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamında olmadığından bu hususlara ilişkin olarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
B.Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1.Davacı hakkında iki farklı dönemde koruma tedbiri uygulandığı dikkate alınarak, her bir koruma tedbiri dönemi için ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat miktarları belirlenip, belirlenen her bir tazminat miktarına ilişkin olduğu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2.Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamış olup, davacının 25.12.2005 07.12.2007 tarihleri arasında 712 gün gözaltı ve tutukluluğa ilişkin 9.239,64 TL'nin 25.12.2005 tarihinden, 25.05.2016 01.03.2018 tarihleri arasında 645 gün tutukluluğa ilişkin 29.455,06 TL'nin 25.05.2016 tarihinden faizi ile verilmesi gerekirken bu miktarın üzerinde kalacak şekilde 39.193,03 TL maddi tazminat hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
3.5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin 9 uncu bendi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu göre davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A 2, B 1, B 2) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.06.2020 tarihli ve 2019/925 Esas, 2020/893 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:13