Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/526
2024/277
22 Ocak 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ: 04.08.2020
HÜKÜM: Davanın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 04.08.2020 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/433 esas nolu dosyasına konu suçlama nedeniyle, 09/08/2018 tarihinde gözaltına alındığı, aynı gün Konya 3. SCH'nin 2018/641 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığını, 27/02/2019 tarihinde serbest bırakıldığını, daha sonra beraat ettiğini, davacının tutuklanmadan önce esnaf olarak çalıştığını, tutuklu kaldığı sürede işlettiği marketin gelirinden mahrum kaldığını, cezaevinde kaldığı sürede ailesinin cezaevi veznesine para yatırdığını, ayrıca davacı hakkında isnat edilen suçtan yürütülen yargılamada avukat tuttuğunu ve ücret ödemek zorunda kaldığını, dolayısıyla ve haksız tutuklama nedeniyle maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü iddia ederek 100.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihi olan 09/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir.
2.Davalı vekili 04.09.2020 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davada tazminat isteminin koşullarının oluşmadığını, davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, talep dilekçesinin belgeye dayandırılmayan soyut iddiaları içerdiğini, maddi tazminat miktarının belgelerle ispat edilmesinin gerektiğini, davacının gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına kendi kusurlu davranışları ile sebebiyet verdiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin talebinin yasal şartlarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddine ve vekalet ücretine karar verilmesini istemiştir.
3.Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2020 tarihli ve 2020/259 Esas, 2020/325 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2020/1173 Esas, 2020/1374 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 06.01.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; Dosyanın kesinleştirme tarihi itibariyle söz konusu hak düşürücü süresinin geçmesinin söz konusu olmadığını, bu nedenle ilk derece mahkemesince tazminat hükmedildiğini, müvekkilinin başka dosyadan tutuklu olması nedeniyle derhal tazminat davası açmadığını, karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, haksız yere uzun tutuklu kalan müvekkilinin bir de vekalet ücreti ödemesinin adil olmadığını, kararın bozulması gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/433 Esas – 2019/297 Karar sayılı ceza dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 09.08.2018 27.02.2019 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 19.06.2019 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşme şerhi verilmiş gerekçeli kararın davacıya tebliğ edildiğine ilişkin bir evrakın olmadığı, bu yönüyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında derdest dosya bulunmadığını, davacının gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz edildiğini, gözaltı ve tutuklu kalınan sürelerin mahsup edilmediği, her ne kadar davacı market işlettiğini iddia etmiş ise de, buna ilişkin hiçbir bilgi ve belgenin sunulmadığı, ilgili vergi dairesinden alınan yazıda davacının vergi mükellefi olduğu anlaşılmakta ise de, hiçbir beyanname vermediğinin belirtildiği, dolayısıyla iddianın kanıtlanamadığı kanaatine varılmış bu iddiaya itibar edilmediğini, her ne kadar davacı avukatlık ücreti ve cezaevi giderleri yönünden talepte bulunmuş ise de, Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere, vekalet ücretinin avukat ile davacı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, yine cezaevi giderlerinin CMK'nın 141. maddesi anlamında maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmış ve tazminat hesabında bu talepler dikkate alınmadığından asgari ücret dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, davacının haksız olarak gözaltı ve tutuklulukta kaldığı, bu durumun davacının manen üzülmesine neden olabilecek bir durum olduğu, bu yönüyle manevi tazminat ödenmesi koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığını, tazminat miktarı belirlenirken davacının kişiliği, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre, bu sürede cari olan asgari ücret tutarı dikkate alındığı belirlenerek, 11.413,31 TL maddi, 12.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.06.2019 tarih ve 2018/433 Esas sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, beraat kararının davacı (sanık) müdafisinin yüzüne karşı verildiği, anılan beraat kararının 19.06.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.5271 sayılı CMK.nın 142/1. maddesi, "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir..." hükmünü içermekte olup madde gereğince tüm tazminat davalarının 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, inceleme konusu dosyada davacı hakkındaki beraat kararının 19.06.2019 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten itibaren 1 yıl içinde dava açılması gerekirken 04.08.2020 tarihinde dava açılması karşısında CMK.nın 142/1. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmakta davalı vekilinin istinaf nedenlerinin kabulü ile yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın reddine, davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'e göre 6.810 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/433 Esas – 2019/297 Karar sayılı ceza dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 09.08.2018 27.02.2019 tarihleri arasında 202 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 19.06.2019 kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanununa tabi olduğu, tutuklama tarihi itibariyle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında dava süresi, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Gerekçeli kararın kesinleşme şerhi ile birlikte tebliğinin sağlanmadığı, bu nedenle 3 aylık sürenin esas alınamayacağının, davacının tazminat davasını hak düşürücü bir yıllık süreden sonra 04.08.2020 tarihinde açtığından davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedileceği, somut olayda da davalının davayı vekili aracılığıyla takip edip davanın reddi kararı verildiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir..
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2020/1173 Esas, 2020/1374 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:13